Siverek Yardımlaşma Derneği Ve Ön Yargılarımız…

Sevgili dostlar! Bir önce ki yazımda mübarek Ramazan ayında yapılan yardımlaşma ve dayanışma hareketliliğini anlatmış böylesi güzel günlerin tüm insanlar arasında her ay yaşamasını dilemiş hali vakti yerinde olan kardeşlerimizin sofralarını muhtaç kardeşlerimizle daha çok paylaşmasını istemiştik.

Siverek’te yaşayan dostlarımız benimde üyesi olduğum Siverek Yardımlaşma Derneği (SİYAR-DER)’in çalışmalarını yakında takip edip, zaman zaman çalışmalara gönüllü katılıp arkadaşlarımla ihtiyaç sahibi ailelere yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Derneğimizin ağır yükü genel sekreterimiz olan Vedat Turgur arkadaşımızın omzunda, biz kendi aramızda Vedat kardeşimize ayaklı bilgisayar diyoruz. Vedat Siverek’te hangi yoksul hangi sokakta bilir.  Onunla gıda ve diğer yardım malzemelerini dağıtırken bir gün adres şaşırdığını görmedim. Hangi yoksulun ismini sorsak Vedat, “Ağabey o aile şu adreste oturur durumu şudur” diyerek anında tüm sorularımızı cevaplar.

Önceki gün Vedat kardeşimle ihtiyaç sahiplerine gıda paketi dağıtıyorduk. Bir vatandaşın bilgilendirmesiyle Camikebir Mahallesinde bahçe duvarları yıkık olan evin bir kısmı da çökmek üzere olan bir evde iki Suriyeli aile yaşıyordu. İki aileye gıda paketini bıraktık. Biz bu mübarek günde savaş yorgunu insanları özelliklede çocukları sevindirdiğimiz için mutluyduk, onlarda hayırseverlerin sağladığı destekle kendilerine verilen gıda yardımını aldıkları için mutluydular.

Buraya kadar her şey normal. Şimdi insan ne kadar iyi niyetli olursa olsun ön yargısından kurtulmadığını anlatan bana göre anormal,  yaşamın acımasızlığı karşısında normal olan ve anormal olduğunu düşündüğümüz hareketin ardında bir dramın yaşadığını anlatmaya çalışayım.

İftardan sonra çarşıya geldiğimde caddede gündüz yardım verdiğimiz o Suriyeli ailenin yardım malzemelerini kucağında bakkal girdiğini gördüm. Adamın bu hareketi, beni öfkelendirdi. Kızgınlıktan olacak kendi kendime mırıldandım,  “Bu adamlara iyilik yaramaz, biz sırtımızda taşıyalım evinin içine kadar getirelim sen gel o gıdayı bakkala götür” adam kısa sürede eli boş bakkaldan çıkınca eşyaları sattığını anladım, öfkelendim yumruğumu sıktım.

Neden bunu yaptı diye düşünmeye başladım. Kısa zamanda öfkemi yendim. O aileyi tanıyan başka bir Suriyeli aileye gittim. Yaşlı Suriyeli amcaya olup bitenleri anlattım. Gıdayı sattı utanmaz adam deyince, yaşlı Suriyeli başını kaldırınca, gözlerinin nemlendiğini fark ettim. Yaşlı amca, “Kızma o gıdasın satan adam hasta olduğu için, sürekli hastaneye gitmek zorunda adam yatalak, eminim ki hastaneye yol parası bulamadıkları için gıdalarını satmışlar deyince, gidip işin aslını öğrenmesini istedim.

Yaşlı adam yanıma döndüğünde elini omzuma koyup, “ Boşuna kızmışsın, evde yerde yatan yaşlı biri var bu düzenli hastaneye gidip ilaç kullanıyor, adam yatalak durumda o yaşlıyı hastaneye götürmek için yol parası niyetine erzaklarını satmak zorunda kalmışlar”

Meseleyi bilmeden ön yargılı düşünüp, öfkelendiğim için kendimden utanmıştım. Uzun yıllar önce ön yargıyla ilgili okuduğum “Gelincik hikâyesini” hatırladım.

Yazıyı yazmada ki amaç şu: Bize ters gelen, hatta hakaret saydığımız davranışların ardında ki gerçekleri niyetleri bilmeden, ön yargılı düşünüp öfkelenmenin yanlış bir davranış olduğunu bir kez daha sizlerle paylaşmaktı…

siverek-yardimlasma-dernegi-ve-on-yargilarimiz


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Kaymakamlıktan Suriyeli ailelere gıda yardımı

Siverek Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) tarafından ilçede yaşayan 750 Suriyeli sığınmacıya gıda yardımı yapıldı. Kaymakam Hamza Erkal, ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Siverek’e gelen Suriyelilere SYDV aracılığıyla gıda yardımında bulunduklarını belirterek ilçedeki ihtiyaç sahiplerinin yanı sıra Suriyelilere de yardım eli uzattıklarını söyledi.  Erkal, zor durumdaki Suriyeli sığınmacıların ramazanı […]