Azadi Siverek Hareketi Temsilcisiyle Röportaj

Azadi hareketi Kurulduğu bir yıl içerinde ulusal, yerel ve sosyal medyada kendinden söz ettiren bir hareket olarak ortaya çıktı, özelikle 7 Haziran seçimlerinde HDP ile ittifak kurarak ve bu seçimlerde genel sekreterinin Van 4. sıradan millet meclisine girmesi ile beraber daha da fazla dikkatleri üzerine çekti.

Yaptığı çalışmalar, geliştirdiği yeni dinamiklerle özelikle Kürtler arası siyasete yeni bir soluk getiren bu hareket hızlı bir şekilde Kürtlerin yaşadığı şehirlerde teşkilatlanarak parti olma yolunda hızlı adımlarla yürüyor. Bu hareket bize göre önümüzdeki aylar veya yıllarda çok daha fazla gündemde kendinden söz ettireceğine benziyor.

Bizde Azadi hareketinin koruyucularından ve Azadi hareketi Şube başkanı Osman İzol ile sıcak bir sohbet havasında röportaj yaptık. Bilindiği gibi Diyarbakır’da kurulun genel merkezin ardından hareketin ilk şubesi açılmıştı, bu açıdan teşkilat son derece önemli çalışmalara imza atmıştır

Azadi hareketini yakından tanımak ve çalışmalarını öğrenmek isteyen değerli okuyucularımızı mutlaka bu röportajı okumalarını tavsiye ediyorum.

Vedat Bayraktar

Vedat Bayraktar: Osman Izol kimdir? Sizi tanıyabilir miyiz?

Osman İzol: 1983 doğumluyum. Ailenin maddi durumundan dolayı okula gitme fırsatım hiç olmadı. Okuma ve yazmayı da ilk özel kanallar yayına başladığında haftalık yayın akışı yapan dergilerden kendi başıma öğrendiğimi kısmen hatırlıyorum. Yani kısacası hiç öğretmenim olmadı. Küçük çaplı bir esnafım. Bunun yanı sıra, İslami hassasiyetim gereği sosyal ve siyasal alana ilişkin çeşitli etkinlikler içerisinde bulundum ve hala bazı sivil ve siyasi kurumlar içerisinde aktif olarak yer almaktayım. Çeşitli dergilerde Kürtçe’nin Kurmancî lehçesinde hem makale hem şiir çalışmalarım oldu. Şu an Kürtçe bir şiir çalışması üzerinde duruyorum kısmet olursa yayıma hazırlanıyor. Bunun yanı sıra belli aralıklarla çeşitli haber sitelerinde köşe yazarlığı yaptım ve hala devam ediyorum. Ayrıca İslami ve Kürdistani bir hareket olan Azadî Hareketinin kurucu üyesi ve Şube başkanlığını yürütüyorum. Evli ve iki çocuk babasıyım.
Vedat Bayraktar: AZADİ Hareketi ne zaman kuruldu ve neyi hedefliyor?
Osman İzol: 10 Haziran 2012 tarihinde Diyarbekir’de oluşumunu ilan eden Hak, Adalet ve Hürriyet İçin Kürdistan İslami / AZADÎ İnisiyatifi, iki yıllık bir çalışmanın ardından; 6-7 Eylül 2014 tarihinde gerçekleşen kongre ile HAREKET kararı alarak yoluna devam ediyor.

Azadi, her şeyden önce hakkın tahakkukunu istiyor. Bu sorumluluk bilinciyle legal ve şeffaf bir yol izlemeyi hedefine koymuş bulunmaktadır. Kürdistan’ın kuzeyinde legal zeminde siyaset yapmayı ve diğer bütün sivil siyasi yapılar ile Kürt halkının geleceğine ilişkin ortak zeminler üzerinde sorumluluğumuzu yerine getirmek istiyoruz.

Kürtleri meşru zeminde bir araya getirecek her çalışma bizim için değerlidir. Bu inançla Kürdistan’da milli ittifakın zemini her açıdan güçlendirilmelidir. Azadi hareketi İslami hassasiyetleriyle bu zeminde hizmet etmeyi hedefine koymuştur. Dünya üzerindeki bütün kavimler gibi Kürtler de kimlikleriyle temsil edilmeye layıktırlar. Biz bunu hem insani hem İslami açıdan gerekli görüyoruz.

 

 

Vedat Bayraktar: AZADİ Hareketi ne zamandan beri çalışma ve faaliyetlerini yürütüyor?

Osman İzol: Azadi Hareketi  teşkilatı 2014 Kasım ayının ilk haftasında resmi açılışını gerçekleştirdi. İnisiyatif döneminden önce de Azadi konseptine yakın düşünen arkadaşlar ile kısmen irtibatımız vardı. Azadi konseptine yakın düşünen şahsiyetler ile Kürdistan meselesi üzerinde fikir alışverişimiz halen de devam etmektedir.

Mevlut Bayraktar ile birlikte 2003 yılında İslami açıdan Kürdistan sorumluluğumuz gereği neler yapılabilir diyerek bazı çalışmalar yaptık.  Hem kadro yetersizliği hem mektepli olamayışımız ve hem de bu alana ilişkin bizden kaynaklı diğer eksikliklerden ötürü ilerleyemiyorduk. Tabi benim son beş yıl hariç her yıl mevsimlik işe gitmem ve orada altı ay boyunca kalmam da bizi olumsuz anlamda etkiliyordu. Mevlüt Bayraktar burada yalnız kalıyordu ben de çadırda dünyadan uzak kalıyordum. Bütün bunlar ilerlememiz önünde ciddi engellerdi.

Bütün olumsuzluklara rağmen bir arada durmayı başarabildik ve ideallerimiz doğrultusunda çalışabileceğimiz her şahsiyet ile ortak amel öretmeye çalıştık.

Bazı sivil kuruluşlar içerisinde gerek yöneticilik düzeyinde ve gerek diğer görevlerde bulundum. Bu güne kadar kendileriyle birlikte amel örettiğimiz kurum ve ya şahsiyetlerden ciddi anlamda istifade ettiğimi söylemek isterim.

Tabi her şeyin aynı kalması mümkün değildir. İçerisinde bulunduğunuz siyasi koşullar ve çevrenizde olup bitenler ile direk ilgili olduğunuz zaman, tavırlarınızın ve ya kararlarınızın herkes tarafından kabul edilmesini beklemeniz eksik bir yaklaşım olur.

Kürdistan gibi hassas bir meselede İslami hassasiyetler korunarak siyaset yapma fikri, birçok kişinin olumladığı fakat iş pratiğe geldiğinde binlerce ‘’ama ’’ ile karşılaşıldığı bir ortamda Mevlüt ile birlikte sorumluluk alarak hem Azadi’nin kuruluşunda yer aldık hem de çok değerli şahsiyetler ile birlikte Azadi hareketinin ilk şubesini açtık. Ve  kısa bir zaman içinde halkının teveccühüne mazhar olduk.

Vedat Bayraktar: İslami ve Kürdi çevrelerle iletişim ve diyaloglarınız ne aşamada?

Osman İzol: Son altı ayda yaptığımız bütün çalışmalara baktığımızda görülecektir ki Azadi hareketi teşkilatı, her dernek, cemaat, sendika ve parti ile çok sıcak diyaloglar gerçekleştirmiştir.  Birçok hususta davet edildiği ortak basın açıklamalarına katılarak parti, dernek ve cemaat gözetmeksizin halkının ortak talebinde yer almıştır.  Bireysel ziyaretlerini sıkı tutarak halkın talepleri doğrultusunda yol haritasını çizmeyi bir ahlak edinmiştir.

İslami perspektif ile hayata bakmaya çalışan Azadi, hakkın ve halkın yanında durmayı İslami bir sorumluluk olarak gördüğü için, İslami çevre ile iyi ilişkiler içerisindedir. İnşallah önümüzdeki dönemlerde kürt ve Kürdistan meselesine ilişkin adil şahitlik noktasında daha çok ortak ameller öreteceğimizi düşünüyorum.

Azadi hareketi Kürtler arası ittifakı önemsediği için Kürdistan’ın kuzeyindeki bütün kürdi yapılar ile iyi ilişkiler kurmuştur.  Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde birçok kişi eleştirse de Selahattin Demirtaş’ı destekleme cesareti göstermiştir. 7 Haziran seçimlerinde de bizzat ittifakta yer alarak maslahatı gözetmiştir.

 

Vedat Bayrkatar: 7 Haziran seçimlerinde ‘’Kürdistan seçim ittifakı’’nın bir bileşeniydiniz ve seçimde HDP’yi desteklediniz. Kürdistan Seçim İttifak’ı seçim sonuçlarına yansıdı mı, seçmende herhangi bir sinerji ve heyecan uyandırdı mı?

Osman İzol: Seçimin yaklaşmasıyla birlikte Türkiye genelinde HDP lehinde olumlu bir rüzgâr esti. HDP’nin parti olarak seçime girme kararı, Ak parti tabanındaki Kürtlerin de dikkatlerini çekti ve Erdoğan’ın süreç ile ilgili açıklamaları ve estirilen tek adamlık rüzgârı ak partinin Kürt seçmenini huzursuz etti. Bununla beraber Kürtlerin mecliste temsil edilmesi noktasında da HDP’ye destek çıkıldı. Sandık başına giden genç seçmen kitlesi de HDP’ye sıcak bakıyordu. Ayrıca HDP’ye açıktan destek veren ve ittifak kuran sol seküler parti ve hareketlerin de ciddi faydası oldu.

Başta saydıklarım etkenler elbette seçimlerde HDP için olumlu sonuçlar doğurdu ama barajın aşılmasını sağlayan asıl kitle,  bana göre muhafazakâr kesim oldu. Çünkü Türkiye’de seçimlerde seçimlere asıl ayarı veren kitle, muhafazakâr kesimdir.  Türkiye genel seçimlerinin kazananı HDP, HDP’ye kazandıran asıl kitle de muhafazakâr seçmen oldu. İşte tam da burada Azadi hareketinin hitap ettiği kesim muhafazakâr kitle olduğu için ve HDP’ye destek verdiği için HDP ile muhafazakâr kesim arasında bir iletişimin kurulmasına vesile oldu. Tabi sadece Azadi ile bunu açıklamak yeterli olmaz. Azadi, kurumsal düzeyde bu alanı temsil ederken, muhafazakâr kesime hitap eden Kadri Yıldırım, Nimetullah Erdoğmuş, Hüda Kaya, Seher Akçınar Bayar, Altan Tan  ve Ayhan Bilgen gibi şahsiyetlerin de varlığı HDP ile muhafazakâr seçmen arasında olumlu bir ilişki kurdu. Yani diyebiliriz ki 7 Haziran seçimlerinin HDP başarısının en güçlü lokomotifi HDP’de var olan muhafazakâr aday profilleri oldu.

Azadi teşkilatı aracılığıyla HDP ile birlikte bulunan İslami camia ile seçime dair görüşmelerimiz oldu. Sağ olsunlar bütün dernek ve cemaatler bizleri çok güzel bir şekilde karşıladılar.  Fikir alışverişlerinde bulunduk ve yapıcı eleştiriler ile katkıda bulundular.

Azadi teşkilatı olarak bütün kesimlerden adil olmayan baraja karşı ve barış sürecinin şiddetten uzak bir ortamda siyasi temsiliyet düzeyinde ilerlemesi için özellikle muhafazakâr kesimden HDP’ye destek istedik.

Azadi teşkilatının seçime dair ortaya koymuş olduğu performansın birçok kişi tarafından takdir edildiğine şahit olduk. HDP’ye ideolojik olarak yakın durmayan birçok kişi, Azadi teşkilatının görüşmeleri sonucunda Kürt halkının maslahatı gereği desteklerini sundular. Zaten Azadi hareketinin en önemli sorumluluklarından biri de Kürtler arası ittifakın sağlanmasında görevini yerine getirme çabasıdır.

Vedat Bayraktar: HDP’nin oylarını ikiye katlamasında sizce hangi faktörler etkili oldu? HDP’nin seçim başarısının arkasındaki stratejik akıl ve seçim çalışma yöntemi hakkında ne düşünüyorsunuz?

osman izol: Sadece değil birçok yerde HDP’nin oyları arttı. Başta ifade etmeye çalıştığım gibi; birçok yönüyle rüzgâr HDP’nin tarafında esmeye başladı. Ak partinin seçim sürecinde HDP’ye ve temsilcilerine dair kullandıkları ifadeler ve yakıştırdıkları kimlikler Kürt halkının terazisinden geçemiyordu. Din üzerinden başlatılan tartışmalarda, Ak parti HDP’nin gerisinde kaldı ve zaten kalması gerekiyordu. Çünkü Ak parti’de tahammül edememe hastalığı vardı ve kendisini herkesten akıllı görmeye başlamıştı.

Ak parti, hem HDP’yi Zerdüştilik ile itham ediyor hem de Kürt halkını Zerdüştilere destek oluyorsunuz imajı vererek Kürt seçmenini de kısmen suçluyordu.

Ak partinin bu konuya dair kaçırdığı önemli nokta ise Zerdüştiliğin utanılacak bir şeymiş gibi göstermesi oldu. Ak partinin bu tavrı inançlara karşı saygısızlık olarak algılandı ve HDP bu durumu kendi lehine çevirebildi.

başarısı ile alakalı Azadi teşkilatı olarak birçok hususta HDP teşkilatıyla görüş alışverişlerinde bulunduk. sosyolojisi ve psikolojisi hakkında, eğilim ve beklentiler hakkında araştırmalarımızı HDP teşkilatıyla zaman zaman paylaştık. başarısının arkasında bana göre kısmen bu kolektif çalışmanın da faydası olmuştur diye düşünüyorum.

Tabi burada Ak partinin teşkilat olarak rehavet gösterdiğini ve bu rehavetin vatandaşta rahatsızlık meydana getirdiği ile ilgili söylentileri dikkate alarak Azadi teşkilatı olarak strateji geliştiriyorduk.

Çünkü Ak parti teşkilatı, hem İslami hem Kürdi yapılar ile ve bunun yanında bireysel duran şahsiyetler ile de ciddi iletişimler kuramadı. Bilakis Kürdi yapı ve oluşumları dışlayan bir tutum ve pozisyon içindeydi. HDP ise İslami ve Kürdi camiaların neredeyse tamamı ile Azadinin de katkısıyla diyalog kurarak hem kurumsal düzeyde hem de bireysel duran şahsiyetler ile fikir alışverişi sağlamayı başardı. Bu diyalog ve ziyaretler seçim sonuçlarına pozitif bir biçimde yansıdığını gördük. HDP İslami ve Kürdi camialarla yakaladığı bu pozitif iletişimi ve yakınlaşmayı devam ettirebilirse önümüzdeki yerel seçimde belediyeyi alabilir.

Vedat Bayraktar: Ak Parti seçimlerde oylarında ciddi bir erime ve düşüş yaşandı. AK PARTİ Kürdistan ve gerileyişinin temel sebepleri nelerdir sizce?

Osman İzol: Temel sebep sistem partisi olmasıdır. Çözüm sürecine dair söylemleriyle Kürdistan’ın kuzeyinde yer edinmiş olması, onu tek ve daimi kılmaya yetmez. 13 yıllık iktidar dönemi boyunca Ortadoğu bölgesi üzerinde etkin aktör olmayı hedefine koyan bir partinin sözde kendi vatandaşı olan Kürtler ile ilgili anayasal olarak koca bir hiç ortaya koyması da temel sebepler arasındadır.

Her sistem partisi gibi Ak parti de coğrafyamızdaki ömrünü tamamlamak üzeredir.  Zira gerçek toprakta yapay tohum yeşermez. Kürt halkını samimi anlamda görmeyen bütün yaklaşımlar Kürdistan topraklarında geçici olmaya mahkûmdur.

Bir halkın varlık krizini çözmek noktasında samimi olmayan her yapı, buna biz Kürdistaniyiz diyen yaplar da dahil,  o halk tarafından hak ettiğini almalıdır ve alacaktır.

 

Vedat BayraktarHüdapar Urfa ve 2014 yerel seçimde aldığı oylarını korudu. HÜDAPAR’ın Kürdistan ve seçim stratejisini ve kampanyasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Osman İzol: Öncelikle Hüdapar’ın legalleşme ve sivilleşme yolundaki adım ve açılımlarını şahsım adına olumlu bulduğumu belirtmek istiyorum. Hüdapar’ın 7 Haziran seçimlerindeki ‘Türkiye ve Kürdistan için söyleyecek sözümüz var’ seçim sloganı da isabetliydi. Geçen yerel seçimlere oranla aynı yerde olması, Hüdapar camiası tarafından elbette kendi içinde ciddi bir analize ve değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Toplumsal beklentiler ile Hüdapar’ın hedefleri arasında iyi bir ilişki kurulmalıydı. Hüdapar’ın mecliste temsil edilmesini isteyenlerdenim. En çok gezen seçim arabaları arasında Hüdapar’ın araçları vardı. Ama maalesef Hüdapar sahada kendisinden bahsettiremiyordu. Halkla bütünleşememe problemi ve farklı kesimlerle buluşamama sıkıntısı var.

Tabii ki parti içerisinde bulunan şahsiyetler üzerinden geçmişte yaşanan olayların halk tarafından hatırlanması da Hüdapar’ı toplumsal alanda çekici kılamıyordu.

Diğer önemli bir husus ta, siyasi parti gibi hareket etmeyi profesyonel bir şekilde yapamadı.  krizlerine dair somut problemleri dile getirmekte yeterli olamadı. Gerçi somut problemlere dikkat çekme hususunda bütün partilerin eksiği olduğunu düşünüyorum.

Vedat Bayraktar: Kuzey Kürdistan’da ve özelde CHP, MHP, SP gibi Ankara partilerinin politikalarını ve geleceğini nasıl okuyorsunuz?

Osman İzol: Bahsettiğiniz partiler aileler üzerinden kendilerini kabullendirmedikçe Özellikle Kürtler tarafından desteklenmeleri şu an için mümkün görünmüyor.

MHP kendisini karşısına konumlandırdığı bir halktan destek bulması akıl karı değildir. CHP ise Kemalist sistemin varisidir. CHP Kürd halkının hafızasında Dersimdir, Zilan’dır, Ezanın Türkçe okunmasıdır, medreselerin kapatılmasıdır, Şeyh Said ve Seyyid Rıza’nın dar ağaçlarında şehit edilmesidir. Her ne kadar değişimden bahsetse de, mesele Kürt halkının gerçek hakları olunca kadim refleksini ortaya kaymaya hazırdır diye düşünüyorum.

SP’nin Kürdistan krizine dair ortaya koyduğu gerçek bir formülü yoktur. İslami hassasiyet üzerinden Kürtler ile zamanında yoğun ilişkiler kurmuş olması,  kalıcı olmasına yetmeyecektir.

Değerlendirmemizdeki isabet ve eksiklikleri bir araya getirdiğimizde, bahsini ettiğiniz partilerin sadece isimlerinden bahsedileceğini yani Kürdistan’da tabela partisi olarak duracaklarını düşünüyorum.
Vedat Bayraktar: Sizce erken seçim geliyor mu? Muhtemel Erken seçimin gerçekleşmesi durumunda 7 Haziran sonuç tablosu değişir mi?
Osman İzol: Öncelikle Cumhurbaşkanının koalisyondan yana olmadığını baştan belirtmek isterim. Anketlerdeki belirsizlik Ak partinin istediği hamleyi ( yeniden seçim) yapmasına şimdilik imkân vermediği için koalisyon seçeneklerini deniyor.

Ak partinin koalisyon seçeneklerinde aradığı öncelikli kriter, kendisine hükmedebileceği bir partnerdir. Ak parti, hem CHP hem de MHP’nin yolsuzluklara ve çözüm sürecine ilişkin tavırlarını minimize edecek ortamın oluşması için çaba gösteriyor. CHP ve MHP de koalisyona dair kendi zeminini sağlama almak için Ak partiye zorlayıcı teklifler ile giderek Ak partinin taviz alanını genişletme çabası içerisinde olduklarını düşünüyorum. Bu süreçte koalisyonlara dair tarafların seçenek ihtimallerini çoğaltmak mümkündür.

Ancak biliyoruz ki bölgede gerçekleşen bir Kürt realitesi var. Ortadoğu’daki büyük resmi okuyabilecek ve söz sahibi olabilecek perspektifi olan bir ortak iradenin etkin olacağı kanaatindeyim. MHP’nin bu realiteye ayak uyduracak projeler gerçekleştirebileceğine ihtimal vermiyorum. Çünkü MHP dar kalıplar içerisinde hareket ediyor. CHP ise, yıllardır hep iktidarın muhalefeti olmaya aday bir parti olmanın ötesine geçememiştir.  Ne Irak eski Irak ne de Suriye eski Suriye’dir. Dünya kamuoyu Kürt realitesini artık tanımış durumda.

Daiş’in bölge haritası ile oynamasıyla Kürt realitesi daha da belirginleşti. Böyle bir ortamda çözüm sürecinin mimarı olduğunu söyleyen Ak partinin HDP ile daha rahat yol yürüyebileceğini düşünüyorum.

Tabiî ki önümüzdeki günler ve Koalisyon görüşmeleri neye gebedir tam olarak bilemiyoruz. Ancak barış adına huzur adına kim elini taşın altına koyar ve daha adil bir ortamın oluşmasında rol oynarsa, halk onların arkasında olacaktır. Bu temel kriter şu an mecliste bulunan bütün partiler için geçerlidir.

Vedat Bayraktar: Bizimle gerçekleştirdiğiniz bu güzel söyleyişi için çok teşekkür ediyoruz

Osman İzol: Asıl ben teşekkür ederim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Elektrik akımına kapılan çocuk yaralandı

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde oyun oynadığı sırada elektrik akımına kapılan 6 yaşında çocuk ağır yaralandı. Alınan bilgiye göre, Abdalağa mahallesi 6. sokakta oyun oynarken bir buğday ambarının dışında bulunan yüksek gerilim hattından çekilmiş prize parmağını sokan 6 yaşındaki Ceylan Gülsever ağır yaralandı. Çevredekiler tarafından Siverek Devlet Hastanesine kaldırılan Gülsever tedavi altına alındı. Hayati […]