Yaşlı amcadan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mektup

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesi Taşıkara Mahallesi’nde yaşayan Mehmet Emin Tazefidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mahallenin sorunlarının anlatan bir mektup yazdı.

Mektubunda yaşının 70’e dayandığını belirten Mehmet Emin Tazefidan, kendisinden sonra gelecek kuşakların sitem etmemesi için mektup yazmaya karar verdiğini dile getirdi.

-“Köyümüze gelinip vaatler verilmeseydi belki de…”

Taşıkara Mahallesi’ne ilk yerleşen ailelerden olduklarını söyleyen Tazefidan, “Hazreti Adem’den bugüne köyümüze bir vekilin uğramışlığı yoktu, ta ki eski bakanımız, sayın Faruk Çelik Bey’in ziyaretine kadar. Vatandaş olarak bir vekili, kaymakamı, belediye başkanını ilk kez 2011 yılında gördük. Köyümüz 38 km şehirden uzak bir köy. Köy diyorum, gerçi büyükşehir ile birlikte mahalle olduk. Nasıl olduysak onu da anlamış değilim. Ben nüfus dairesinde Taşıkara köyü diyorum; memur; ‘amca hayır, Taşıkara Mahallesi’ de, diyor. Anlayacağınız zor iş. Köyümüze gelinip vaatler verilmeseydi belki de aklımıza bu tür şeyler gelmezdi.” dedi.

-“Bilinçsizce vurulan sondajlar yüzünden sular kurudu!”

Mektubunda asker ile padişah arasında geçen bir diyaloğa da değinen Tazefidan, mahallede 130 olduklarını belirterek şunları yazdı: “Köyümüzde 130 hane bulunmaktadır. Çeşmemiz 2012 yılında kurudu. Eşeklerle, atlarla çevreden su taşımakta beli bükülmüş ihtiyarlarımız, ihtiyar diyorum, çünkü köyde genç kalmadı bu şartlardan dolayı. Bilinçsizce çevrede vurulan sondaj kuyu çalışmaları nedeniyle köyümüzün tüm suları kurudu. İtfaiye haftalık olarak köyümüze su taşımakta, hayvanlarımız susuzluktan kırılmaktadır. Gençlerimiz bir bir köyü terk etmekte, gecekonduları ve büyük şehirlerde kağıt toplamayı köy hayatına tercih etmektedirler artık. İnsan, nasıl bırakır yaşadığı yeri? Ben bir türlü anlamış değilim? Ağacından meyve toplarken düştüğü bahçesini, kafasını yardığı kayaları, kuzuların ilk sesini, baharın rengarenk çiçeklerini, gözleri yeni açılmış köpek yavrularını, yağmurun sesini, sabah sessizliğindeki ezanı, taşan dereden balık avlamayı. Hayat işte, ömrümüzü yiyip bitirdi. Bir gün olsun şehir hayatına özenmedim. Ta ki şehirden gelen misafirlerimin, senin evde tuvalet yok mu? demesine kadar. ”

-“Tuvalet kokusundan çocukların başı dönüyor!”

Mahalle okulunda yaklaşık 600 öğrencinin eğitim gördüğünü aktaran Mehmet Emin Tazefidan, durumun içler acısı olduğunu belirttiği mektupta şunları kaydetti: “Cumhuriyet kurulalı bu köyde ne su şebekesi, ne de kanalizasyon kurulmadı. 600 öğrencisi olan bir okulda tuvalet kokusundan çocukların başı dönüyor, mideleri bulanıyor. Allah korkusu olan hiçbir idareci de yok ki buna bir çözüm bulsun. Büyükşehir olacaksınız, yolunuz, kanalizasyonunuz, okulunuz ve çeşmeniz yapılacak diye bize 7 yıldır söz veren Ankara’nın büyük büyük bakanları umudumuz olmuştu. Sabırla bu yedi yılı tükettik. Lakin ne kanalizasyon, ne su, ne de okulumuzun hiçbir eksikliğinin giderileceği yok. Sayın Cumhurbaşkanım, sizde zorluklar içinde büyümüş bir hemşerimizsiniz. Sizde, Anadolu’nun elleri nasırlaşmış, yüzü güneşte kavrulmuş insanının cefa ve vefasını gördüğümden bu mektubu yazdırmaya karar verdim.”

-Mektubunda son isteğini yazdı

Mektupta ölmeden önce mahalle ve okuldaki eksikliklerin giderilmesini istediğini dile 70 yaşındaki Tazefidan, “Ölmeden önce, köyümde kanalizasyon, su ve tüm eksikliği giderilmiş bir okul istiyorum. Çok şey mi istiyorum? Her sabah okula torunlarımı bırakıyorum bu köyde. Öğretmenlerin çaresizliği, durmadan sağa sola yazı yazıp yardım istemeleri ve benim bu fakir halimle onlara yardımcı olamamam, derinden üzüyor beni. Yıl 2018 hedef 2023. Tuvalet olmadan medeniyet olur mu? Su olmadan temizlik olur mu? Biliyorum, size bu mektup ulaştıktan sonra belki bir iki yeri arar, talimat verir yapın dersiniz. Onlar da doğal olarak: “hemen sayın başkanım” diyecekler. Ama yapmayacaklar, bu mektubun sahibini birkaç gün taltif edecek veya gönlünü alıp oyalayacaklardır. Ama durum bildiğiniz gibi değil. Lütfen bu köye bir gelip bu gariban köylülerimizin halini yakından bir görün. Muhtarımız tüm kapıları çalmaktan umudunu yitirmiş bir vaziyette. Tüm yollar yüzüne kapanmış. Muhtara kimse yardımcı olmuyor. Hiçbir yerel yönetim derdimize çare bulmuyor. Reisimizin de haberi olmuyor galiba. Biz yazıyoruz, onlar ulaştırmıyorlar. Hesapları zor olacak kanımca.” diye yazdı.

-“Sizi Hak namına seviyoruz”

Tazefidan mektubunu sözlerle tamamladı: “İlgilenmeniz veya ilgilenmemeniz takdirinizdedir elbette. Bizim vatana olan sevgimiz ve reise olan bağlılığımız elbette ki ihtiyaçlarımızın karşılanmasıyla alakalı değildir. Yaparsanız, ölüme yaklaştığımız bu fani dünyada bu garibanın duasını almış olursunuz. Allah yar ve yardımcınız olsun. Sizi Hak namına seviyoruz.”

0 0
Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleppy
Sleppy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Simya Koleji basın mensuplarını ağırladı

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir grup girişimci tarafından yapılarak eğitim-öğretime başlayan Simya Koleji, yerel ve ulusal basın mensuplarını ağırladı. Bünyesinde ana okul, ilkokul, ortaokul ve lisenin yanı sıra Anadolu ve Fen lisesini de barındıran Simya Kolejinde 40 derslik olduğu bildirildi. Görsel ve sanatsal etkinliklerin yanı sıra İngilizce ağırlıklı yabancı dil eğitimi […]