Göz Bakır romanı üzerine

Yayıncı: Şükrü Dolaş - Baş Yazar - Yayın Tarihi:

Baş Yazarımız Şükrü Dolaş, Sezai Akçalı’nın ilk romanını köşesine taşıdı.

Bazı yazarlar var, yazdıkları olayları o kadar güzel bir dille anlatırlar ki; insan birkaç sayfa okuduktan sonra kendisini, romanda anlatılan kahramanların yanının da görür.

Artık; o kitabı elinizden bırakmak istemezsiniz, hele eli kalem tutan biriyseniz, ortak olursunuz yazılanlara, bir parçanız haline gelir, kitabın her sayfası.

Siverekli yazar, şair Sezai Akçalı’nın ilk romanı “Göz Bakır” böyle bir kitap. Bugüne kadar Ortadoğu’da yaşanan vahşeti, az çok hepimiz biliyoruz, televizyon haberleri, gazete haberlerinin yanı sıra gazetelerin köşe yazarları, Ortadoğu yangının, vahşetini kendince anlatmışlar.

“Göz bakır” romanını okuduğumda, yaşanan vahşetti daha iyi gördüm. Romanda patlayan bombalarla bir parçalandı, o parçam ırakta kaldı. Roman o kadar akıcı bir dille yazılmış ki; parçalanan bedenlerin acısını yüreğimde his ettim. Bir ananın çığlığı, çığlıklarıma karıştı. Bir gencin ölümü anlatıldığında, parçalanmış bir ailenin ölümlerden kaçarken, yabancı bir ülkenin şosesine akan kanını gördüm.

Yabancı bir ülkenin toprağında ölen bir gencin, yarım kalan gülüşlerinde, oğlumun gülüşlerini gördüm. “Göz bakır” romanında kendi topraklarında mülteci olan hayatları okudum, okudukça ağladım insanlığımdan utandım. Kan, gözyaşı arasında yaşlı bir adam ve genç kızının inadına yaşama umutlarını, inadına yaşama sevdalarını okudum.

Sevgili Yazar, Şair Sezai Akçalı, Amerika ve Avrupa Emperyalizmin, Zulmünü Ortadoğu’da yaşattığı vahşeti anlatırken insanlığı sorguluyor. Irak işgali ve İŞİD vahşetini anlatırken bir yandan insanlığımızı öte yandan Müslümanlığımızı sorguluyor.

Ben insanım diyenlerin yüreğini parçalayacak dağılmış aile yaşamlarını, koparılmış kardeşleri Amerika’ya götürülüp, çocuksuz ailelere evlat olarak verilmelerini, kaderin insanları nasıl tekrara uzun bir aradan sonra yan yana getirilişini, gavur dediğimiz insanların, insanlığını gıdası olan vefayı ne güzel yaşadıklarını anlatıyor. İnsan okurken insanlığının, yaşadığı dinin insani yanını sorguluyor.

Yazar, romanında okurunu alıp, kendisiyle diyar diyar dolaştırıyor. Ben bu harika eserin içinde buldum kendimi. Yaşlı bir adamla birlikte, parçalanmış ailelerin dramını, hatırladığımda ağladım.

Bombayla parçalanarak ölen Kardeşinden emanet kalan, evladını evladı gibi sevgiyle, şefkatle, kötülüklerden koruyup, sonra en güzel giysileri içinde ezilmiş bedenini kucaklamak zorunda kalıp, bulutları ağlatan çığlığı karşısında insanlığımdan utandım insanlığıma ve tüm insanlığın içinde bulunduğu gayri insani hallerine ağladım…

Amerika’da karaciğer nakli olan, genç bir kızın ölüme karşı direnişini, bir babanın evlat edinip evladından çok sevdiği kızı için binlerce kilo metre ötede adını sanını bilmediği, ağabeyinin karaciğeriyle ölümün çizgisinden, yaşam çizgisinde kalmasının derin bir o kadar acı hikâyesini okurken o heyecanı, yaşam sevincini romanın yazarı okuruna yaşatıyor.

Ben eleştirmen değilim. Keyifle okuduğum “Göz Bakır” romanını kendimce anlatmaya çalıştım. Her insanın okumasında fayda göreceği bir eser. 

Roman ayrıca bana gurur verdi. Yaşamını insanların hayatta kalabilmesi için sağlık mesleğini icra eden bir yazarın yazdığı “Göz Bakır” romanıyla insanın, insanlığını sorgulama imkanı veren bir eserin Siverekli bir şair ve yazarın kaleminden çıkması ayrı bir sevinç ve gurur veriyor bana.

“Göz Bakır” romanını yanı sıra birde Yazar Sezai Akçalı’nın kaleminden “Bulutlara Merdiven” isimli şiir kitabı okurlara harika şiirler sunuyor, o şiirleri ben su niyetine içtim beynimin bir yerinde bırakıp bazen mırıldanıyorum…

Yüreğine sağlık sevgili şair, yazar Sezai Akçalı, teşekkürler kekom.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Çanakkale şehidi adına kütüphane açıldı

Haber Merkezi - Çanakkale Savaşı şehidi Teğmen İbrahim Naci'nin adı, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde açılan bir kütüphaneye verildi

Benzer Haberler