Per. Eki 17th, 2019

Yeniden Refah Partisi’nden kadın cinayetlerine kınama

Haber Merkezi – Yeniden Refah Partisi’nden kadın cinayetlerine kınama geldi.

Yeniden Refah Partisi Siverek İlçe Teşkilatı, eşi tarafından katledilen Emine Bulut cinayetinin ardından açıklama yaptı.

Yeniden Refah Partisi Gençlik Kolları Başkanı Psikolog Mehmet Ali Çulcu, kadın cinayeti ve kadına şiddet konusunu ele alarak açıklamada bulundu.

Aile içi kadına yönelik şiddetin bir insan hakları ihlali olduğunu dile getiren Çulcu, şu ifadeleri kullandı: “Şiddet kadının yasal, sosyal, siyasi ve ekonomik eşitliğini sağlama fırsatlarını sınırlamakta ve azaltmakta, girişimcilik ruhunu ve kendine olan özgüvenini yok etmektedir. Aile içi şiddet çocukları olumsuz etkilemekte, çocukların okulda şiddet uygulamalarına yol açmaktadır. Şiddet sağlıklı bir toplum oluşmasının önündeki en önemli engellerden biridir. Her dört kadından biri fiziksel, ekonomik, ruhsal, sosyal veya cinsel şiddet mağdurudur. Namus cinayeti diye adlandırılan cinayetler, kadına yönelik şiddetin en zalim boyutudur ve temel insan hakkı olan yaşam hakkının ihlalidir. Resmi kayıtlara göre “kadın cinayetleri sayısının son yedi yılda yüzde 1400 arttığı görülmektedir. Şiddet mağdurunu koruyan, şiddet uygulayanı cezalandıran yasalar var, ancak sığınma evleri yeterli değil, bu nedenle hakkını aramak isteyen kadını devlet yeterince koruyamıyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de (AİHM), aile içi şiddeti önleyemediği, kadını koruyamadığı gerekçesiyle Türkiye’yi tazminata mahkûm etti. Erkek egemen zihniyet, kadın erkek eşitliğini göz ardı eden yönetim anlayışı, şiddetin önlenmesi konusunda yasaların yaşama geçirilememesi karşısında gerekli özeni göstermiyor.”

Şiddetin önlenmesine yönelik önerilerde bulunan Çulcu, “Toplumda şiddet konusunda farkındalık ve duyarlılık yaratmak için okul öncesinden başlayarak okulda, ailede, kamu kurum ve kuruluşlarında, askerlikte, özel sektörde kadın hakları ve aile içi şiddet ve şiddeti önleme konusunda bilgilendirme toplantıları yapılması gerekiyor. Şiddeti önleme konusunda Barolar, yerel yönetimler, kadın dernekleri, medya, adli tıp, yargı ve güvenlik güçlerinin iş birliği içinde olması önem arz ediyor. Toplumda şiddeti caydırıcı örnek oluşturma yoluna gidilmesi, örneğin; aile içi şiddet uygulamış ve hakkında fezleke hazırlanmış milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması, aile içi şiddet uygulayan memurların disiplin soruşturmasına tabi tutulması. Şiddetin olumsuz etkilerine dikkat çekilmesi bu hususta yazılı ve görsel basının yayınlar yapması. Belediyeler Kanunu gereğince, belediyelerin sığınma evi açma görevlerini yerine getirmeleri, kadın sığınma evlerinin ihtiyacı karşılayacak sayıya ulaştırılması. Kadınların eğitiminin yanı sıra toplumdaki kadın ve aileye bakış açısının değiştirilebilmesi için erkeklere yönelik yoğun bilgilendirici programlar yapılarak erkek farkındalığının yaratılması.” dedi.

Şiddete karşı iş birliğinin önemine değinen Mehmet Ali Çulcu, şunları kaydetti: “Şiddet mağdurlarının başvurularında 24 saat hizmet verebilecek birimler kurulması ve şiddetin önlenmesi konusunda sorumluluğu bulunan tüm kurum ve kuruluşların iş birliği yaparak ulusal iletişim ağı kurulması, Alo şiddet hatlarının çoğaltılması, donanımlı hale getirilerek aktif çalışmalarının sağlanması. Kadın istihdamının artırılması, kadınlar için meslek edindirme kursları açılması ve kadınlara iş sahaları yaratılması konusunda ilgili Bakanlığın kadın kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışmalar yapması ve fon oluşturması. Sığınma evlerinde, sığınmacı mağdurların eğitimleri, mesleki beceri kazandırılması ve şiddet sonrası yeni bir yaşam kurabilme beceri ve olanaklarının sağlanması, iş imkânı yaratılması için devletin ve ilgili kurumların gerekli maddi desteği vermeleri ve bunun için özel fonlar oluşturulması. Kadına yönelik şiddetin sadece kadının sorunu olmadığı, toplum sağlığını yakından ilgilendiren bir sorun olduğu kabul edilmesi, kalıcı çözüm için kararlı bir devlet politikasının uygulanması gerekir. İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak 5 Adli Yardım Bürosunda kadına yönelik şiddetle ilgili başvurularda duyarlılık ve acil çözüm açısından Kadın Hakları Merkezi eğitimi almayan avukatlara davaların verilmediğini bu konuda duyarlı olunduğunu belirterek 2 yılda adli yardım bürosundan 5000 civarında avukata görevlendirme yapıldığını belirtmektedir. Bu davalar boşanma, 4320, velayet, nafaka vb. gibi davalardır. Ayrıca hazırlanan broşürler belediyelere, ilgili yerlere ve sivil topluma gönderilerek farkındalık sağlanmasına yardımcı olmaktadır.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir