Sosyal medyadaki bilgiler güvenilir mi?

Bazı konularda çeşitli sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlar, can sıkıcı bir hal almaya başladı.

Son dönemlerde özellikle bazı konularda çeşitli sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlar, can sıkıcı bir hal almaya başladı.

Farklı sosyal medya hesaplarını tarayarak gördüğü bilgileri, ‘olay yerinde’ imiş edasıyla paylaşanları mı istersiniz, ‘fake’ dediğimiz sahte hesaplardan gördüğünü gerçek bilgiymiş gibi yayanları mı?

Sosyal medyada yayılan asılsız ve dayanaksız bilgiler yüzünden gelinen durum nedeniyle ‘güvenilir’ diye nitelendirdiğimiz kaynaklar bile sorgulanır hale geldi.

Bir kaç tanesini örneklendirecek olursak olayın vahameti daha net ortaya çıkacaktır.

1. Yürüme engelli vatandaşın eli ayağı olan motosiklete trafik ekibi tarafından el konulduğu iddiası

.

İlk olarak hangi sosyal medya hesabından ortaya atıldığı bilinmeyen ‘gerçek dışı’ diye nitelendirebileceğimiz ‘sanki trafik polisleri kasıtlı olarak motosikleti aldı’ olarak lanse edilmeye çalışılan olayın perde arkasını bilen olmadığı gibi paylaşım yapanlardan hiç kimsenin de zahmet edip araştırma gereği duymadığı gün gibi ortada duruyor.

Engelli kardeşimizin Fırat Mahallesinde karıştığı yaralamalı trafik kazası sonucu motosikletin ‘adli olay’ nedeniyle çekildiğini bilmiyor yada ‘çamur at, izi kalsın’ misali bilmek hesabına gelmiyor.

Yaptığımız küçük bir araştırmayla durumun aslında sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımlar gibi olmadığını anlamamız çok da uzun sürmedi.

Kısaca kardeşimiz bir kazaya karışıyor ve ambulans kendisini hastaneye götürüyor. İhbarla gelen trafik polisleri de motosikletin plakasız ve ruhsatsız olduğunu tutanaklara geçirip ‘adli olay’ olduğu için çekmek zorunda kalıyor. Yani motosiklete uygulama sırasında yada farklı bir şekilde el konulmuyor.

2. Hastanede temizlik yapılmadığı iddiası

Kesinlikle ve kesinlikle hiç kimse Siverek Devlet Hastanesinin 5 yıldızlı otel konforunda hizmet verdiğini dile getiremez ama hizmetinde sıfır olduğunu söylemek vicdansızlık olur. (Kimseyi veya kurumu övmek amaçlanmamıştır!)

.

Özellikle acil servislerde bu tür görüntülerle karşılaşmanız her zaman olası bir durumdur ki kan alınan hasta kolundaki pamuğu orta yere atmak yerine çöpe atılsaydı durum bu olmazdı. (Amaç kimseyi karalamak değildir!)

Paylaşımı sanki hastanenin her tarafı bu durumdaymış gibi göstermeye çalışmak hangi akla hizmettir? Gazeteci gibi her kare fotoğrafı sosyal medya hesabından ‘çok bilmiş’ edasıyla paylaşmak sizi o kategoriye sokmuyor! Hele ki sahte hesaplardan yapılan paylaşımlar sizi asla yüceltmez!

Bunun yanı sıra o paylaşımları ciddiye alarak kendi sosyal medya hesaplarından paylaşanları ve olur olmaz ‘ithamlarla’ eleştirenleri anlamak da mümkün değil!

Hele ki bir süre önce bir belediye başkanının hesabından paylaşım yapılmış gibi foto montaj kullanılarak yapılan bir paylaşım vardı ki akıllara zarar!

Bu tür paylaşımlara alışmış olmamızın yanı sıra hepimizi bir o kadar şaşırtan ise Şanlıurfa merkezde ‘duayen!’ olarak bilinen bir gazetecinin o paylaşımı ciddiye alarak kendi hesabından paylaşmasıydı.

Elbette yazılacak çok şey var. Burada asıl olan ‘sosyal medya’da her paylaşılanın gerçek olmadığı gibi güvenilir olmadığını anlamaktır.

Hürriyet yazarı Melike Karakartal’ın sosyal medya konusunda 2017 yılında kaleme aldığı makale olayın özeti şeklindedir. Devamını mutlaka okumanızı öneririm!

Sosyal medya, artık bugün herkesin güvenliğini tehdit eden, algı yönetmeye ve yönlendirmeye aracılık eden, yalan haberlerin kontrol edilemez hızda yayılmasına olanak veren bir ortam sunuyor.

Geçen iki yıl içinde Haque’ın teorisinin kendine yeni alanlar açtığını, suistimalden kaçınmanın neredeyse olanaksızlaştığını görüyoruz.

Sosyal medya, artık kullanıcıların bilinçli olarak kendi can güvenliklerini tehlikeye attıkları en büyük araçlardan biri.

Üstelik çoğu zaman bunun farkında bile değiller!

İnsanoğlunun sosyal bir varlık olmasından kaynaklanan bağ kurma arzusu bugün çocuklar dahil herkesi tehlikeli sulara sürükleyen bir kavram durumunda.

Yer bildirerek Instagram paylaşım-larında bulunanlar, Facebook’ta bulunduğu yere check-in yapanlar, Twitter’da herkese açık biçimde hayatını sergileyenler temel bir sosyal dürtüyü tatmin ederken, kendi hayatları açısından büyük bir güvenlik açığı yaratıyorlar.

Dijital ayak izleri bu kadar ortada olduğunda, sosyal medya platformlarının suçlu ve potansiyel suçlular tarafından izlenen ve “kolay yem” aranan bir mecra olduğunu söylemek mümkün.

Hani 20-25 yıl önceki cep telefonsuz dünyamızı hatırladığımızda “Nasıl yaşıyormuşuz o şekilde?” diye soruyoruz ya, yakın bir gelecekte bu sorunun tam tersini sorar hale geleceğiz.

İnsanların birbirini terörize ettiği, suçlulara özgürce at koşturma alanı yaratan, güvensiz bir gladyatör dövüş alanı artık sosyal medya.

İleride, yaptığımız paylaşımları ve yarattığı potansiyel tehlikeyi düşünerek “Nasıl bu kadar açıkça nerede olduğumu, nasıl yaşadığımı herkesle paylaşıyormuşum” diyeceğiz…

Yazının devamı için tıklayınız!

0 0
Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleppy
Sleppy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sonraki Haber

Tarihi eser kaçakçılarına operasyon!

Haber Merkezi - Tarihi eser niteliğinde olduğu belirlenen 4 bin 203 gümüş sikke ele geçirildi.