Salgın döneminde sosyal mesafe veya sosyal izolasyonun önemi

Sosyolog Mehmet Köksal, koronavirüsün yayılmaması açısından yapılması gerekenleri yazdı.

Sosyolog Mehmet Köksal – Uygarlık tarihi boyunca insanlar çeşitli dönemlerde olağan dışı salgın hastalıklar ile karşı karşıya kalmış ve ağır bedeller ödemek zorunda kalmıştır. 

6. yüzyıldan günümüz 21. yüzyıla kadar yaşanan salgın hastalıklar yüzünden farklı kıtalardan milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir ancak yaşanan olağan üstü durumlar karşısında insanlık özellikle bilimin ilerlemesi ile kısa sürede bilimsel çözümler üretmiş, hastalıkları ya kontrol altına almış veya tamamen hastalık olmaktan çıkarmıştır. Ancak bilimsel çözümler üretilene kadar özellikle insanlığın daha ağır bedeller ödememesi için sosyal kontrollerle de salgın hastalıkların önüne payanda çekilebilmektedir.

Bu durumun en iyi örneği 20. yüzyılın başlarında ortaya çıkan salgın hastalıkta ülkelerin olağan üstü önlemler alarak vatandaşların ortak kullanım alanlarını sınırlandırması, halkın temel ihtiyaçlarının sağlanmasında kolaylıklar sağlaması ve sosyal izolasyon/tecrit gibi alınan tedbirler ile daha önceki salgınların neden olduğu kayıplardan daha az etkilenmiştir.

Özellikle son zamanlarda Çin Cumhuriyetinin 10 milyon nüfuslu Wuhan kentinden ülkemiz de dahil dünyanın yaklaşık 170 ülkesine yayılan ve halen hastalığın nedeninin anlaşılmadığı salgın hastalık olan koronavirüs/Covid-19 son günlerde ülkemizde de etkisini göstermeye başladı. Ülkemizin jeopolitik olarak hem iki kıta arasında bulunması hem de birçok ülke ile sınırının olmasından dolayı ülkemizde de vaka sayısında gün geçtikçe artışlar meydana gelmektedir. Ülkemizde vaka sayısının ve ölümlü kayıpların artmaması için devletin aldığı önlemlerin yanında vatandaş olarak da önlem almak ve sorumluluk bilinci ile davranmak zorundayız.

Ülke olarak bir taraftan bu salgın hastalık ile bilimsel olarak mücadele ederken aynı zamanda sosyal mücadeleyi de esnek bırakmamak gerekir. Özellikle birincil ilişkilerin yaygın olduğu, daha samimi ve içten olan toplumumuzun bu süreçte koruyucu/önleyici tedbirler alarak salgının yayılmasını engellemesi gerekir. Bu anlamda Sağlık Bakanlığının tavsiye ettiği dezenfekte önlemlerin yanında Sosyal Mesafe (iki kişi arasında ortalama 1-1,5 metre veya ortalama 3-4 adım mesafe), Sosyal İzolasyon ve   Teknolojik ilerlemenin sağladığı olanakları da kullanarak önlem alınabilir.

Özellikle bu süreçte toplumumuzda yaygın olan başsağlığı için taziye evi/çadırı ve/ya evde baş sağlığı dilemek için yapılan ziyaretlere bir süre ara vermek, hasta ziyaretlerini ertelemek, umreden gelen vatandaşların karantina süreleri boyunca ziyaret edilmemesi,  kıraathane, cafe vb. mekanların kapalı olmasından dolayı evlerde bir araya gelmemesi, söz, nişan ve düğün gibi kitlesel organizasyonlara katılmaması, kırsal alanlarda özellikle köydeki vatandaşların köy odalarında bir araya gelmemesi bu süreçte önem arz etmektedir.

Yaşanılan kritik süreçte bir araya gelmekten ziyade kitle iletişim araçlarını kullanarak telefon açarak, sms atarak, sesli veya görüntülü mesaj bırakarak ve/ya video konferans yolu ile dileklerini iletmelerinin salgın hastalığın yayılmasında ve kontrol altına alınmasında kilit öneme sahiptir.

Bizlerin bu süreçte özellikle taziyelere katılmaması, kitlesel asker göndermelere ve organizasyonalar katılmaması, ziyaretler gerçekleştirmemelerinden dolayı herhangi bir kaygı ve üzüntü içerisinde bulunmamaları, söz konusu durumun bireysel değil kolektif bir durum olduğunu ve olağan üstü bir süreç yaşandığından dolayı karşılıklı anlayışın olacağının hissiyatında olmaları gerekir.  

Vatandaşlarımızın bu süreçte yetkililerin uyarılarını önemsemeleri ve çok zorunlu olmadıkça evde zaman geçirmeleri ve bu süreci fırsata çevirerek hem aile içi iletişimlerini ve ilişkilerini güçlendirmelerini hem de çocukları/torunları ile gerek geleneksel gerekse modern zeka oyunları  oynayarak, yaşanılan süreci uygun bir lisan ile çocuklarına anlatarak, bilgi/tecrübelerini aktararak veya  hane içi kitap okuma, sesiz sinema oynama etkinlikleri düzenleyerek çocukların yaşadığı travmayı azaltmada yardımcı olabilirler.

Bu bağlamda başta risk gurubunda olan 65 yaş üstünde olan ve/ya kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşlarımız olmak üzere her bir vatandaşın “Yaşam Hakkı Kutsaldır” şiarı ile hareket etmesi, sorumluluk üstlenerek uyarıları dikkate almasının salgının yayılması ve ağır bedeller ödememizin engellenmesine yardımcı olacaktır.

4 0
Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleppy
Sleppy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Akıma kapılan çocuk hayatını kaybetti

Haber: Cuma Sarı - Elektrik akımına kapılan 2 yaşındaki kız çocuğu hayatını kaybetti.