Üst Yazı Bekleyenler

Bu hafta sonu İstanbul’dan beni ziyarete gelen zor günlerimde yanımda olan değerli arkadaşlarıma sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.
Arkadaşların dostlarımın yanımda olmasından dolayı acımın yerine buruk bir sevgi ve neşeyle arkadaşlarımı dostlarımı Urfa’da gezdirmek istedim tabi Urfa tarihi mistik görülmeye gezilmeye değer bir yer. Son yıllarda Urfa’da ortaya çıkan Göbeklitepe ile tarih olgusu tekrardan birçok soruyu gerçeği gün yüzüne çıkardı.

Evet Göbeklitepe M.Ö.10 bin yıllarına ait ilk tapınak yani ilk yerleşim izleri ile tarımın Urfa havzası bereketli hilalde yani Karacadağ’da ortaya çıkışını kanıtları ile göçebe toplayıcı insanların, aile, klan, toplum, devlet ve bugün uygar modern toplumun ortaya çıkışının izleri arkeolojik kazılarda Göbekliktepe’de kesinlik kazandı.

Bende arkadaşlarımı Şanlıurfa’ya 17 km Viranşehir güzergâhı üzeri ipek yol özerindeki Göbeklitepeye götürmek istedim. Şehir merkezinde Göbeklitepe tabelası bizi Viranşehir yoluna çıkardı. Bende bir kaç defa Göbeklitepeyi görmeme rağmen tekrar Göbeklitepeyi görme merakı sardı. Tabi görmeyen arkadaşlar için büyük bir merak ve heyecan bir an önce yetişmek görmek isteyen arkadaşlarla yola devam ettik. Bir an önce Göbeklitepe tabelası yol ayırımını arıyor gözlerimiz ama maalesef Göbeklitepe diye yazan bir tabelayı bulamadık. Biraz daha ileride mi acaba yoksa kaçırdık mı o kadar dikkatli bakmamıza rağmen nasıl kaçırabiliriz? Yolumuz üzerinde petrolde bir beyefendiden sorduk Göbeklitepeye nasıl gidebiliriz? Nazik beyefendi ‘Arkadaşlar Göbeklitepe gerinizde kaldı. İleride bir dönemeçten karşı güzergâha geçip Urfa’ya doğru yol alınız’ dedi. Tabi ki bizde şaşırdık, nasıl tabelayı göremedik diye ileride bir ara tahliye yol bulmak için epey yoldan sonra nihayet bir ara yoldan karşı şeride geçtik ve yine gözlerimiz tabelayı arıyor. Biz mi tabelayı kaçırdık yoksa tabelamı yok sorusu oluştu.

Nasıl böyle bir yerin bir tabelası olamaz diye düşünüp gözlerimiz tabelayı arıyor ve nihayet çok dikkatli kuyuda iğne aramak gibi bir tabela ve tabelanın yönü iç ara yolda küçük bir levha insan hayretler içinde kalıyor. Ara yolda km yazmıyor, köy yollarından yola devam ediyoruz ve ara yollar çıkıyor. Köy yolları hangi yola gireceğinizi şaşırıyorsunuz tekrardan birilerini arıyor gözleriniz. Yol kenarında pamuk toplayan emekçi insanlardan soruyoruz Göbeklitepeyi. Yaşlı bir amca eliyle bu yolu direk devam edin hiç sapmayın içten ilgisiyle, devam ediyoruz ve nihayet Göbeklitepeye geliyoruz.

Göbeklitepede girişte söyle bir tabela var ‘TARİHE AÇILAN KAPIYA HOŞ GELDİNİZ’ Oradaki görevli bizi karşılıyor. Ben yetkili beyefendiye ama maalesef tarihe açılan kapıyı gösteren bir tabela yok dedim sitemle. Oradaki yetkili evet haklısınız yabancı turistlerde buraya gelenlerde sizin gibi tabela olmadığını zorluklar yaşadıklarını söylüyorlar. Bizlerde bu konuyu Şanlıurfa Kültür müdürlüğüne valiliğe bildirdik ama maalesef aylardır bu konuda bir çalışma yapılmadı diyor.

Evet maalesef bu ülkede sorumsuzca yönetimler sorumsuzca devlet erkanları, kurumları bir tabela dikemeyenler, Alman bir arkeolog dünyanın başka bir ucundan gelip bu topraklarda tarihin yeniden yazıldığı bir milat olan Göbeklitepeyi bulup yeni bir çağa ışık açıyor. Ama bu ülkenin erkleri bu değeri zenginliği mirası gösterecekleri bir tabela dikemeyenler. Üst yazımı bekliyorsunuz daha.. 

Not: Tarihe ışık tutan bir toplumun zenginliklerini dünya mirasına sunan Alman Prof. Dr. Klaus Schmidt SAYGIYLA ANIYORUM…
Sevgilerimle..

ust-yazi-bekleyenler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

İHH’den Siverekli yetimlere yardım

İHH vakfı Siverek’te bulunan ve İHH tarafından üç ayda bir yetim maaşı bağlanan 80 yetim ailesine et ve gıda yardımında bulundu. İHH Siverek temsilcisi Murat Aymaz konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “İHH Şanlıurfa bürosundan ilçemizde ki yetimler için gönderilen gıda ve hazır makarnadan oluşan gıda paketini 80 yetim ailemize […]

Benzer Haberler