Siverek SonHaber - Siverekin Güncel Haber Sitesi
 » 
Acının bir nüshası…
a aa
05 Temmuz 2017 14:37
Misafir Yazar
Misafir Yazar Acının bir nüshası…

Kara bulutların gölgesine sarılıp sarmalanmış bir gökyüzünün kavurucu sıcaklığı var benliğimin alevlenmiş yıkıntılarında…  Sendeleyen bacaklarımın üstünde titreye titreye yokuşun görünmeyen izafi kaya büyüklüğünde engebe, dağ, oba, şar…  Üşüyen bir çocuğun acısı, hüsranı, içimde kramplar oluşturuyor, hayatın acı kokan çakıl taşında…

İç içe geçmiş bir Ezidi’nin saç örgüleri gibi gökyüzü ve yeryüzü birbirine aşüfte, dirayette acının bir nüshasında…

Acının egolaştığı hayatın evrenselliği, sadece damak tadının yanmasında kalan bir yeğdir… yedi kat ilerlemiş olan bu yeğ acı insanlığın basit bir denklemi, basit bileşkesidir… Bu bileşke kaçıncı nüsha olursa olsun düştüğü yerin hep başrolünü oynar, anakronik bir ağırlık biçimde…

Hayatın ramak kaldığı coğrafyamın kadimliğinde kutsallığında acı ve keder umudun tasvircisidir. Bu tasvir bir bağlamanın notaları gibi renkten renge değişerek turnanın sevda habercisi gibi gevrek gevrek esiyor, arşın yüksekliğine…

Karartılmış bir düşün yok oluşu ne kadar acıysa, bir iklimin dört kuşağı o kadar acıdır, yorgun insanların heybesinde… Heybemde bir tutam umut yanaklarımda iri iri dermansızlıklar, ızdıraplar, yok oluşlar , matemler bir gamzenin güzelliğinde saklıdır…

Acının kaçıncı nüshası bilmiyorum ama üzerimde bir kelebeğin albenisi, uyumu, ömrü, köhnesi dermansızlığı gibi rehavet oluşturuyor, kırık kalemin şarabıyla çizilmiş bir sarhoşluğun aşüftesi…

*************

Günümüzün en moda sözcüğü ilerlemek, ülke olarak , ekonomi, gayrı safi milli hasıla, kültür, sinema, edebiyat, sosyal hayatta konfor vb. yönlerden sürekli bir ilerleme ve gelişme kaydettiğimiz rivayet ediliyor…

Bunun yanında işsizlik, yoksulluk, eğitimsizlik, geçinememek, sanatsal siyasi ve kültürel olarak yozlaşmak, tek tipleşmek gibi konularda da ne kadar ilerlemiş olduğumuzu günlük hayatımızda çokça görmekteyiz…

Otobüslerde muavinler sürekli boşluklara doğru ilerleyelim der, kendisi de geliyormuş gibi konuşmasına rağmen hiçbir muavinin yerinden kımıldadığı yok… Aslında her şey bir otobüs denklemi kadar basit… Muavin ilerleyelim derken bile insanlarla arasında bir uçurum vardır ve insanlar ne kadar istiflenirse muavin için o kadar iyidir…

İlerlemek, tek tipleşmek, yozlaşmak bir insanın iç acılarının hayata olan pozitif ve negatif değerlerin biçimidir. Bir insan bütün insanları ne çok karanlık ne çok aydınlık görmeli, bir sigaranın ucunda parlayan közün kor ateşi gibi yanmaması ve yok olmaması için bir ehemmiyet sağlamalıdır, mahzenleşmiş ilericiliğin köhneliğinde…

Bir nehrin kavisini düşünelim (Fırat veya Dicle) bir nehir ne kadar döngü oluştursa suyun şiddeti o derece azalır, belli bir yörüngeden sonra su azalmaya başlar, bataklık oluşur bazı yerlerde… Oysa ilerlemek tek tipleşmişliğin tabusunu yıkarak bir suyun kavisi gibi olmadan her yere akmalıdır… İlerlemek vaadi sıcak kendisi soğuk bir diyalektiğin norm aşüftesidir.

Esasında ilerlemek belli bir sınıf için doğrudur ama çoğunluğu oluşturan halk için bu sözcüğü kullanmak yanlıştır, onların kaderi boşluklara doğru ilerlemektir sadece ve boşluk diye tanımlanan yer aslında doludur…

YORUMLAR
Bu Habere 1 Yorum Yapılmıştır.
  • Cengiz atasoy diyor ki ;
    06 Temmuz 2017 2:04

    Yüreğine sağlık murat aldın götürdüm beni

GÜNÜN HABERLERİ

KÖŞE YAZARLARI

baslik

EN ÇOK OKUNANLAR

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.