Siverek SonHaber - Siverekin Güncel Haber Sitesi
 » 
Ayhan Timurtaş – Eğer Darbe Olsaydı (Yazı Dizisi)
a aa
03 Ağustos 2016 15:13
Misafir Yazar
Misafir Yazar Ayhan Timurtaş – Eğer Darbe Olsaydı (Yazı Dizisi)

DARBE GERÇEKLEŞTİRİLSEYDİ

ASILANLARDAN BİRİDE BEN OLURDUM (1)

15 Temmuz 2016 Tarihi Türkiye   tarihinde artık farlı bir anlam ve önemi olan bir tarihtir. Bilindiği gibi bu tarihte  kanlı bir darbe  teşebbüsü oldu.

Darbeye teşebbüs edenlerin  büyük birçoğu askeri ve  sivil üst düzey  devlet  içinde  40 yıldır gizlenmiş  yetkili kişilerdi.

Kırk yılık süreç içinde  kendisinden  olamayana hayat hakkı tanımayan bu yapı, bu güne kadar birçok insanla uğraşıp  yaşamlarını adeta  zindana çevirmişler.

Bu yapıyla mücadele   edenlerden biride. Siverekli Ayhan Timurtaş’tı. Başarısız  darbe girişimini ardından  bu paralel yapılanmanın devlet içinde  temizlemeye  başlamasıyla birlikte, daha önce  yaşadıklarını  dile  getiremeyen insanlara bir  fırsat yaratıldı.

Ayhan Timurtaş  siyaset ve  iş yaşamında  karşılaştığı zorlukları verdiği  mücadeleyi anlatan “   Darbe gerçekleştirilseydi  asılanlardan biride ben olurdum” isimli yazı dizisini  onun  kaleminden  İrfan okurlarına  ulaştırıyor. Yazı dizisinin ilk bölümünü yayımlıyoruz.

Ak parti hükümetimizden ünce ki hükümetleri çok iyi hatırlıyorum; Önce ki hükümetlerin Türkiye’de hiç bir zaman istikrarlı bir durumları olmamıştı, Hiç bir zaman büyük projeleri olmamıştı 1997 de ve 1998 tarihlerde bir kaç kez Sayın Recep Tayyıp Erdoğan’ı televizyonlarda izleme ve konuşmalarını ve hedeflerini dinleme imkanım olmuştu, O zaman baya etkilenmiştim evet Türkiye liderliğini Sayın Recep Tayyıp Erdoğan Hakkı’yla yapacağını o gün kesinlikle kanaat getirmiştim Her zaman kendi kendime söylemlerde ve çevremdeki arkadaşlara anlatıyordum, Keşke sayın Recep Tayyıp Erdoğan bir parti kursa Türkiye’nin böyle bir lidere ihtiyacı var o dönemlerde çevremdeki herkese anlatmaya çalışıyordum Kurulacak partinin lideri sayın Recep Tayyıp Erdoğan olsa demiştim ve bunu çok arzu ediyordum.

Ever, Sayın Recep Tayyıp Erdoğan 2002 de ak partiyi kurdu çok sevinçliydim çok Mutlu olmuştum. Ben o Zaman kendime söz verdim Can’la başla çalışacağıma milletimiz için, Türkiye için elimde ne gelirse çabayı sarf edeceğime, hayır kelimesini unutmak üzere evet dedim.

Ak parti kuruluşundan beri çok aktif bir şekilde çalışmaya başladım Bizim davamız tüketen Türkiye değil, üreten Türkiye için gece gündüz demen çalışmaya başladık. Bu çalışmayı yürütürken hiç bir zaman aday adaylığı düşünmedik, aklımızda hayallerimizde böyle birey yoktu, koltuk makam mevki vs hiç öyle düşüncemiz olmadı. Tek dersimiz millet huzur üreten Türkiye’ydi. O dönemde ben ak parti yönetim kurulu üyesi oldum Sonra ak parti halkla ilişkiler Başkan’ı oldum. Sonra daha çok millete nasıl faydalı olabilirim? Çaba sarf ederken, Siverek sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfı mütevelli heyet üyeliğine aday oldum kazandım.

Vakıfta hizmet etmeye başladım ama burada hiç bir şekilde şahsi çıkarımız yada bir maaşımız yoktu Ama çok büyük bir hazine vardı fakirlerimizin öğrencilerimizin yetimlerimizin dualarını aldım çok onurlu çok şerefli bir görevdi Binlerce dul yetim çaresiz ve binlerce Siverekli öğrenci hemşerilerime faydalı oldum o binlerce öğrenci hiç biri benim soyadımı taşımıyordu ama sanki her biri benim öz kardeşimdir gibi bir duyguyla onlara faydalı olmaya çalıştım Vâkıfın heyeti için yılda bir seçim oluyordu Altı yıl boyunca arkadaşlarımın ve dostlarımın desteğiyle her yıl ben seçildim.

Bir dönem AK Parti Gürakar belde başkanlığını genel merkezin onayı ile seçildim Bütün bu çalışmalarımın sonucunda cemaat dedikleri o  ihanet şebekesinde eskiden beri rahatsızdım, çünkü partinin içinde parti olmaz devletin içinde devlet olmazdı.

Çok eskiden beri çevremdeki insanlara anlatmaya çalıştım ama bu düşüncemi hiç kimseye kabul ettiremediğimin farkındaydım. Kurban parasını milletten topluyorlardı bu Nasıl bir anlayıştı böyle bir sistem olamaz İslamiyet’te böyle bir şey yok, kültürümüzde de yoktu Kurban kesildiğinde komşulara fakirlere dağıtılır bildim, ama bunlar sıcak parayı milletimizin içinden çekiyordu o paralar nereye gittiğini devlette sormuyordu.

Bunları çevremdeki insanlara söylediğim için ak partiye gece gündüz çalıştığım için kendi imkânlarımla Sayın Erdoğan olan bağlılığımı FETÖ örgütü çok iyi biliyordu. 17- 25 Aralık tan hemen birkaç gün sonraydı tanımadığım FETÖ’ ÜN elemanı gazete dağıtıyordu hem gel dedim o elindeki makbuzu ver dedim o makbuz üzerinde yazdım Siz hainsiniz Siz milletin iradesine ihanet edecek kadar namertsiniz Siz 79 insanımızın kanını emiyorsunuz Diye yazdım şimdi git başında kim varsa onlara ver dedim O günden sonra şeytanın aklına gelmeyen oyunları FETÖ örgütü benle uğraştı.

**********************************

DARBE GERÇEKLEŞTİRİLSEYDİ

ASILANLARDAN BİRİDE BEN OLURDUM (2)

FETÖ ÖRGÜTÜN BANA KURDUĞU ŞEYTANİ TUZAKLAR

FETÖ örgütü benim itibarımla oynama ve karalama süreci başlattı. O dönemde adliye de kayıp olan benim nüfus cüzdanım aylar sonra Antalya’da benim adıma evea ve Vodafone operatörlerden hatlar alınmış çeşitli suçlar işlenmiş fatura borçları ödenmemiş hacizlik olmuş bütün bunlar olduktan sonra öğrenmiş oldum hemen harekete geçtim direk Siverek adliyesine gittim kapı kapı çaldım o dönem orda bulunan savcıya anlatım dilekçe yaz dediler hemen Antalya savcılığına gönderilmek üzere Siverek savcılığına dilekçe yazdım Adliyede çıktığım gibi Ak parti de olan Ankara ve İstanbul’da olan arkadaşlarımı aradım. Antalya il emniyet müdürünü kim tanıyan var mı diye şifahen Antalya il emniyet müdürüne ulaşmak istedim.

Evet, o dönem bütün sorgulamamda Malatyalı Osman ağabey dediğim Bir arkadaş ben tanıyorum benim hemşerimdir dedi Malatyalı adı Mustafa SAĞLAM dedi eski Diyarbakır il emniyet müdürüydü dedi. Osman ağabeyden rica ettim Antalya emniyet müdürünü aramasını istedim Osman ağabey aradı bana döndü senin başına geleni anlatım rica ettim Ayhan seni arasın biz ati bu konuyu Ayhan Timurtaş’dan dinlemesini istemiş Osman ağabey Numarasını verdi bana hemen Antalya il emniyet müdürü Mustafa SAĞLAM’ı aradım Konuyu anlatım hayatımda Antalya’yı görmediğimi kimliğim Siverek adliyesinde Kayıp olduğunu hemen şimdi dilekçe verdiğimi anlatım.

Oradan çıktığım gibi bu sefer hakkımda olan haciz davaları için operatör avukatlara ulaştım onun için dilekçeler yazdım Sonra hangi bayiden bu hatlar alınmış diye operatör merkezlerinden öğrendim. Antalya’daki bayilere ulaştım. Antalya’daki Avea bayisinde bölge bayisi sahibine dahi ulaştım, adıma hatları alan şahıs kimliğim üzerindeki fotoğrafımı kaldırmış kendi fotoğrafını yapıştırmış ayni Zaman’da kamera görüntüsünü çıkarmış bakmış bayi Bütün bu olan bitenler kendi imkanlarımla ortaya çıkarırken maalesef Siverek adliyesine.verdiğim dilekçe bir türlü Antalya’ya ulaşamıyordu defalarca telefonla Antalya il emniyet müdürünü aradım emniyet müdürü aydın isminde birine yönlendirdi, Aydın Antalya il emniyet müdürün özel kalem müdürü olduğunu söyledi. Aydın’la da defalarca görüştüm. En sonunda telefonda beni tersler nitelikte şunları söyledi; Ayhan bey biz bildirdik, bir daha bizi arama” dedi. Ben olan bitenin farkındaydım hemen Siverek adliyesine tekrardan gittim başka bir savcının kapısını çaldım savcı bey hemen dilekçe yaz dedi, ben kendim göndereceğim” dedi. hemen dilekçe yazdım Allah razı olsun savcı beyden hemen gönderdi ben takipçisi olacağım dedi bu dilekçem vardı Antalya adliyesine icralar durdu ödenmemiş o hatların faturası Antalya avea operatör bayisi ödedi.

Emniyetimizin içine sızmış FETÖ terör örgütü Ak partiyi hedef aldıklarını çok net farkındaydım. Ben Ayhan Timurtaş olarak Ak partinin kuruluşundan beri her seçimde çok aktif bir şekilde Ak partinin seçim çalışmasını yapıyordum. Özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimi için barış ve kardeşlik platformunu arkadaşlarla beraber kurduk. Bildiri hazırladık. Hazırladığımız bu bildiriyi ; kapı kapı dağıtıyorduk. Bildiri de Millet olarak oyumuzu sayın Recep Tayyip Erdoğan’a verilmesini talepte bulunduk. FETÖ örgütü benim Ak Parti için çalışmamı çok iyi biliyorlardı. FETÖ örgütü beni hedef seçtiklerinden de farkındaydım. Ama ben FETÖ örgütünün bir ihanet şebekesi olduğunu farkındaydım. Ama onları birey olarak isim olarak bilmiyordum. Çünkü onlar çok derin bir şekilde kendini kamufle ediyorlardı. FETÖ terör örgütü İslam dinimizin adı altında ülkemizi işgal etmeye 17-25 Aralıkta çok net bir şekilde ortaya çıkmıştır. 15 temmuzda ise 79 milyon insanımız hep birlikte bir istiklal savaşı vermiştir.Milletimizin iradesi ve Demokrasi kazanmıştır. FETÖ örgütünün en etkili olduğu dönemde hiç bir zaman onlardan çekinmedim,korkmadım. Bugün de korkarsam namerdim. Bu mücadelenin ucunda Milletimizin birliği ve şehitlerimizin bize emanet ettiği ; Bayrağımız ve vatanımız var. Ben Kaderin üstünde kader olduğuna inan ; ölüme inanmış bir insanım. Kimin FETOCU olduğunu bilmiyordum. 15 temmuz günü ülkemizi işkal etmeye yönelik yapılan darbe girişiminden sonra o dönemin Antalya il emniyet müdürü Mustafa SAĞLAM  FETÖ örgütün mensubu olduğu yurt dışına kaçtığı ortaya çıkıyor. Siverek adliyesinde fetö örgüt mensubu savcı cezaevine konuluyor Siverek emniyetlinde FETÖ örgütüne mensup polisler yakalanıyor. Urfa emniyetinden polisler FETÖ örgüt mensubu olarak yakalanıyor. Şucu, bucu olmayan bağımsız yargıçların olduğu ve 79 Milyon milletimizin emniyetini sağlayan emniyet mensuplarımızın olduğu bir Türkiye arzumuzdur.

**************************************

DARBE GERÇEKLEŞTİRİLSEYDİ

ASILANLARDAN BİRİDE BEN OLURDUM (3)

ŞEYTANA TAŞ ŞIKARTAN FELZEKE OYUNU

Salık’ta yapılan operasyonlar açılan soruşturmalar da FETÖ mensupları Ayhan Timurtaş’ı olaya dahil etmek için şeytani hazırlık,sağlıkla ilgili olan dosya çok kalabalık bir dosyaydı,dosyanın kalabalık olması FETÖ örgütü için bir fırsattı, evet FETÖ örgütü bu fırsatı acımasızca kullandı. Ben operasyondan bir gün önce akşam İstanbul’a geçtim sabahı operasyon yapılıyor polisler bizim eve geliyor oğlum sabah okula gitmek üzere kapıyı açıyor,kapı açılır açılmaz kapının ünündeki polisler oğlumu içeri iterek içeri sokuyor. Evimden beni sormaya başlıyor,oğlum beni telefonla aradı ; “polisler bizim eve geldi seni soruyor” dedi. Bende oğluma telefonu polise ver dedim,telefonu polise verdi sordum hayırdır konu nedir Kom’dan geldiklerini söylediler sen Urfa KOM’A gel dediler bana,bende dedim ki ben kaçakçı değilim herhangi bir suçum yok,ben kaçacak bir insan değilim şuan olduğum adres bu dedim adresi verdim buda yeterli değilse sizin istediğiniz İstanbul’da hangi emniyette gitmemi istiyorsanız gideyim şuan trafik yoğunluğu yok bu saatte sizin istediğin emniyete yarım saati geçmez orda olurum dedim ama nafile ısrarla sakın İstanbul emniyetine gitme Urfa koma gel dediler. O halde siz evimden çıkın lütfen dedim. Ben Urfa’ya geliyorum dedim. onlar bana bir telefon numarası vermişlerdi ben adım adım nereye vardığımı onları arayarak bilgi verdim ben Urfa KOM Müdürlüğün önüne varana kadar hep onları aradım nereye vardığımı bilgi verdim. Urfa Kom’un kapısının önünde tekrar aradım buraya gelme Siverek adliyesine git orda seni bekleyen arkadaşlar var dedi.Urfa’dan çıktım Siverek adliyesinin kapısına vardım tekrar polislerin bana verdiği numarayı aradım kapının önündeyim dedim. Polis bana telefonda dedi ki sen gir içeri seni kapıda karşılarlar dedi evet kapıdan içeri girdim karşıma çıkan sivil giyimli ve benim hayatımda hiç görmediğim hatırlamadığım biri aynen şunu söyledi:evet Ayhan Timurtaş bu günü çok bekliyordum o bunu söyleyince bende sordum siz kimsiniz tanıyamadım dedim. O bir daha çok derin bir kindarlık üslubuyla Ayhan Timurtaş kim seni kurtarabilir güvendiğin kişi seni elimden kurtarabilecek mi dedi ben gerçekten şok içerisindeydim, pardon siz polisimsiniz sizi anlayamıyorum dedim. O da gel gel ! Ne olduğumu gösterecem sana dedi.Tam burada jetonum düştü FETÖ örgütün mensubu olduğunu anladım. Beni savcıya götürdü savcı sadece şunu sordu bana “Adın soyadın nedir?” dedi. Ayhan Timurtaş dedim. Mahkemeye sevk dedi. Beni mahkemeye sevk etti. O arada sağlıktan dolayı herkesin mahkemede ifadesi alınmıştı ben tek kalmıştım koridorda yaklaşık bir saat koridorda bekledim sağlıkla ilgili yakalanan herkesin ifadesini bir hakim aldı. mahkemede sadece benim için o hakim gitti. Başka bir hakim geldi. Gelen hakim beni içeri çağırdı tutuklama dedi. Aslında ben daha adliyenin kapısından içeri girerken beni karşılayan ve çok derin bir kinli bir üslupla benle konuştuktan sonra tutuklanacağımı biliyordum. Çünkü o an çok şey düşündüm 7 haziran seçimine 43 gün kalmıştı ben seçim çalışma hazırlığı yapmıştım. 2 gün İstanbul’da kalıp hazırladığım seçim çalışmasına aktif bir şekilde başlayacaktım onlar ne yaptı 7 haziran seçiminden önce beni içeri koydular arada iki seçim geçti 6 kasımda bırakıldım. Tertemiz olan sicilim tertemiz olan sabıkam şuan bakıyorum Siverek ağır cezada 2 dosyam var halen yargılanıyorum o kayıp olan kimliğim üzerinde alınan telefon hatları için ayrı davalar sürüyor icralar ayrı sürüyor ve ben şuan bu davalardan dolayı ticaretle uğraşamıyorum.Zaman ayıramıyorum bu mesele yıllar sürdü dilekçeler ver avukat tut yani hayatımı bana zindan ettiler. Bütün yapılanlara karşı hep şunu söyledim korkmuyorum pes etmiyorum ölsem de kendi toprağımda kendi vatanımda Adam gibi ölmeye tercih ederim… Kaderin üstünde bir kader vardır bir gün Allah’ın adaleti devreye geçer,bir gün milletin yargıçları bu olan biteni er veya geç fark eder. Hakkımda hazırladıkları fezleke hiç bir delil olmadan yazıp çizmişler ama bir şeyi unutmuşlar bütün kararların üstünde bir karar vardır,bütün hesapların üstünde bir hesap vardır. Benim bir canım var bu Can’ımda milletimizin bu birliğine vatanıma, feda olsun Tek bildiğin şey bu coğrafyada; Kürt Türk Laz Çerkez kardeştir,birdir, bütündür.Hiç bir güç bu kardeşliği bu birliği bozamayacaktır. Çanakkale buna şahittir,15 Temmuz buna şahittir bütün dünyaya milletimiz örnek olmuştur.

(Bitti )

ayhan-timurtas-eger-darbe-olsaydi-yazi-dizisi

Bu habere hiç yorum yapılmamış.

GÜNÜN HABERLERİ

KÖŞE YAZARLARI

baslik

EN ÇOK OKUNANLAR

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.