Siverek SonHaber - Siverekin Güncel Haber Sitesi
 » 
Eksik Geçen İki Yılın Ardından
a aa
10 Eylül 2017 15:06
Yusuf Eyyüp Sarı
Yusuf Eyyüp Sarı Eksik Geçen İki Yılın Ardından

 

İnsanoğlu yaşamı boyunca imtihan olur. Kainatın kuralı budur çünkü. Bazı yaşanılanlar iki günde atlatılacak kadar basitken bazı yaşadıklarımızın altında eziliriz. Mesela bir yakınımızı kaybediyoruz, bunun acısı çevremizdekiler için 3 günlük taziye sürecidir. Gerçi bazılarının acısı bizim kırkıncı gün diye tabir ettiğimiz güne kadar devam eder. Onlar da birlikte bol bol vakit geçirmiş insanlardan biridir muhtemelen. Ama bazı yakınları vardır ki aradan 2 yıl geçse de yaraları ilk gün ki gibi kanar.

 

Çevremizdekilerden her zaman ‘Hayat imtihandır, imtihan da zordur. Mühim olan imtihana dayanmaktır’ sözünü duyarız. Bana göre, denilen yere ve diyen kişiye göre sözün doğruluğu değişir. Çünkü imtihan ve imtihana dayanmak göreceli kavramlardır.

Bu hayatta herkes zor günler geçiriyor. Kimisi iflas edip malının acısını yaşıyor kimisi ise kaybettiği bir yakınının acısını yaşıyor. Herkesin yaşantısı gibi acısı da farklılık gösterebiliyor. Bundan tam 2 yıl önce bugün babam hayatını kaybetti. 10 Eylül 2015. Bir insanın hayatı boyunca unutamayacağı şeylerin başında gelen olay babasını kaybetmesidir bence. Yani en azından benim için bu böyle.

Ben 18 yaşındayken babamın hasta olduğunu öğrendim. Aynı günün akşamında ise babamın öldüğünü… Hayat ne garip, sabah hasta olduğunu öğrendiğin baban akşamına ölüyor. Benim için her şey o günden sonra değişti. Hayat bu ya işte; bir anda en yakınınızın acısıyla baş başa kalabiliyorsunuz.

En çok da ‘Sen yine şanslısın ben babamı 4 yaşındayken kaybettim’ veya ‘Ben babamı 8 yaşındayken kaybettim’ diyenlere kızdım ben o gün. Böyle bir cümle acılı bir insana söylenmez! Senin acın belki benden daha büyük, belki sen daha zor şeyler yaşadın diyeceğim de bence öyle değil. 4 veya 8 yaşındasın. 4 yaşındaki bir çocuk ne hissedebilir babası öldüğünde? 8 yaşındaki bir çocuk ne hissedebilir? O çocukların babasını kaybettiğinde yaşadığı acıyla 18 yaşındaki birinin yaşadığı acı bir olur mu? Evet, bir olur çünkü ikisi de babasını kaybetmiş derseniz eğer ben sizi haklı bulmayacağım maalesef.

18 yaşında kaybettim ben babamı. 18 yaşında babasını kaybetmiş bir genç başarısına sevinmek yerine üzülür. Çünkü başarısını paylaştığında onunla gurur duyacak babası yoktur yanında. Zorluklarla karşılaştığında o zorlukların üstesinden tek başına gelmek zorundadır. Çünkü maddi-manevi destekçisi olan babası yanında yoktur. Emin olun ki çevrenizde ‘Baban yok ama biz varız’ diyen kişiler olacaktır. Eyvallah babam yok siz varsınız ama kim babamın yerini tutabilir? Kim babamın verdiği güveni verebilir? Veyahut kim onun gibi sarılıp, başımı okşayabilir benim? HİÇ KİMSE!

Bazı geceler durup düşünürsünüz nasıl kaldıracağım ben bu acıyı diye. Çünkü siz hissetmeseniz de gün geçtikçe o yokluk yaranız daha da genişliyor. Ve gün geçtikçe daha dayanılmaz bir hal alıyor o acınız. Bazen arkadaşlarımın babalarıyla tartıştıklarına rastladım, bazen arkadaşlarımın babalarıyla iki arkadaş gibi olduğu zamanlara denk geldim. Bazı arkadaşlarım babasına sinirlenip laf söylerken, bazı arkadaşlarım ise babası ne laf atarsa atsın ‘Babamdır bir bildiği vardır’ diyor. İki farklı insan iki farklı görüş. Böyle zamanlarda ben ise keşke babam olsaydı da bana laf söyleseydi veya kalbimi kırsaydı diyorum. Çünkü o eksiklik yaşanmadan hissedilmiyor…

Bu yazıyı okuyanlardan sadece şunu istiyorum; babası olanlar kalksın babalarının ellerini öpüp helallik istesinler. Babası vefat eden ben gibi herkese de duam ‘İnşallah bu gece rüyanıza babanız gelir ve başınızı okşar. Unutmayalım ki bugün anlaşamadığınız veya sarılmadığınız, bazen birbirinize kızdığınız babanız yarın toprağa girerse o zaman pişmanlıkların en büyüğünü yaşayacaksınız. Ve canlı kanlı sarılmak varken, toprağına sarılmak inanın ki insanın çok zoruna gidiyor…

 

Bu habere hiç yorum yapılmamış.

GÜNÜN HABERLERİ

KÖŞE YAZARLARI

baslik

EN ÇOK OKUNANLAR

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.