Siverek SonHaber - Siverekin Güncel Haber Sitesi
» 
HÜDA-Par Genel Başkan Yardımcısı Yavuz’un Açıklamaları
a aa
Tarih : 01 Ocak 2017 22:05

HÜDA-Par Genel Başkan Yardımcısı Yavuz’un Açıklamaları

HÜDA-Par Genel Başkan Yardımcısı Yavuz'un Açıklamaları
HÜDA-Par Genel Başkan Yardımcısı Yavuz’un Açıklamaları
reklam

Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Yavuz, İstanbul’daki terör saldırısına ilişkin, “Bizler bu tetikçinin dini milliyeti ne olursa olsun, hiçbir ayrımı gözetmeksizin bu katliamı gerçekleştirenleri şiddetle lanetliyoruz.” dedi.

Yavuz, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki bir otelde gazetecilerle bir araya gelerek, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İstanbul’daki bir eğlence mekanına yönelik terör saldırısına tepki gösteren Yavuz, yeni yılın ilk saatlerinde gerçekleştirilen saldırının manidar olduğunu ifade etti.

Saldırıdan duyduğu üzüntüyü vurgulayan Yavuz, “Üzülerek belirtelim bu sabah itibariyle çok üzücü bir hadise yaşandı. İstanbul’da meydana gelen bir terör saldırısı. Şunu belirteyim, bu saldırının tetikçileri kim olursa bunun arkasındaki güçler emperyalist güçlerdir. Her fırsatta Türkiye’nin karışacağını söyleyen, her fırsata buradaki vatandaşları olmak üzere konsolosluk görevlilerini Türkiye’de iç karışıklık meydana gelecek diye uyaran emperyalist güçler bunun sorumlularıdır. Tetikçinin dini, milliyeti ve aidiyeti ne olursa olsun, asıl azmettirici güç emperyalizmdir. Bizlerde bu tetikçinin kendisini dini milliyeti ne olursa olsun, hiçbir ayrım gözetmeksizin bu katliamı gerçekleştirdiğinden dolayı şiddetle lanetliyoruz. Tetikçiyi, arkasındaki güçleri ve bu tür saldırılarla sansasyonel olaylar peşindeki ve bundan medet uman bütün güçleri lanetliyoruz. HÜDA PAR olarak hiçbir insanın tercih ettiği yaşam biçimi itibariyle veyahut günahı sebebiyle öldürülmeyi hak etmediğini, insanlara bu anlamda tercih ettikleri yaşam veyahut tercih ettikleri din, inanç sebebiyle ceza veya mükafat verecek olanın Cenabı Allah olduğunu, bunun da ahirette gerçekleşeceğini, buna iman eden insanlar olarak niyet ne olursa olsun, girişim ne olursa olsun hiçbir şekilde tasvip etmediğimizi, kabul edilemez bulduğumuzu ifade etmek isteriz” diye konuştu.

Suriye’de yaşanan savaşa da değinen HÜDA-PAR Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Yavuz ateşkesin devamından yana olduklarını belirterek, “6 yıldan beridir süren Suriye’deki iç savaşın Moskova’daki üçlü görüşmeyle ateşkesle neticelenmiş olmasından HÜDA-PAR olarak memnuniyet duyuyoruz. Esasen 6 yıllık süre içerisinde HÜDA-PAR her fırsatta bu mesele askeri yönden çözülemez, bu meselenin çözümü siyasidir diyen bir hareket olarak bu üçlü görüşmede her üç ülkenin dışişleri bakanlarının bu meselenin çözümü askeri değil siyasidir şeklinde HÜDA-PAR ‘ın kurmuş olduğu 6 yıl boyunca kurmuş olduğu cümlenin aynısını kurmuş olmalarından memnuniyet duyuyoruz.  Gönül isterdi ki bu cümlenin kurulabilmesi ve bu gerçeğin görülebilmesi için bir milyona yakın insan hayatını kaybetmiş olmasaydı. Gönül isterdi ki 10 milyonun üzerinde insan yerinden yurdundan ayrılmak zorunda kalmasaydı. Gönül isterdi ki Halep yeryüzü cennetlerinden birisi olan Halep enkaz haline gelmeseydi harabe olmasaydı. Gönül isterdi ki bu aşamaya gelinmesi için özellikle Ortadoğu dediğimiz İslam coğrafyasında zenginlik kaynağımız olan farklılıklarımız düşmanlığa dönüştürülmüş olmasaydı. Bunları temenni ediyoruz fakat gelinen aşamada daha fazla mağduriyetin yaşanmaması mevcut mağduriyetlerin ve zulümlerin üçe beşe ona katlanmaması için, oluk oluk akan kanın durması adına atılmış olan bu imzaları doğru bir adım olarak değerlendiriyor ve HÜDA-PAR olarak ateşkesin bütün ülke geneline yayılması için her üç ülkenin garantör olarak Birleşmiş Milletler’in ilgili 2254 sayılı kararını da göz önünde bulunduran ilgili üç ülkenin bu siyasi iradelerini devam ettirmeleri gerektiğini düşünüyoruz. Ateşkesin ülke geneline yayılmasından sonra siyasi çözüme geçilmesini mümkünse 2254 sayılı kararda geçtiği gibi Aralık 2015’te Birleşmiş Milletler tarafından alınan bir karardır 6 ay içerisinde bütün kesimleri kuşatacak bir hükümetin kurulması sadece bir ırka bir mezhebe bir aidiyete değil, kuşatıcı olarak daha sonrada 18 aylık süre içerisinde Birleşmiş Milletler’in denetiminde ve gözetiminde bağımsız seçimlerin yapılması için bir sürecin başlatılması gerektiğini bizlerde düşünüyor ve kabul ediyoruz. Gönül isterdi ki bu mesele İslam ülkelerinin bir iç meselesidir, Müslüman olmayan ülkeler bu meseleye karışmasınlar. Bu anlamda iki Müslüman ülkenin Rusya’nın önderliğinde hakemliğinde bir araya gelmiş olmalarını biz büyük bir ayıp olarak değerlendiriyoruz. Ayrıca ateşkesin bütün grupları kapsaması gerektiğini düşünüyoruz. Zira Bütün gruplara kapsamadığı takdirde her bir ülkeye dışarıda bırakılan gruplara yönelik saldırı hakkını saklı tutacak herhangi bir gerekçeyle herhangi bir gruba saldırması ateşkesin bozulmasına sebep olacak. Bu açıdan ateşkesin kalıcı nihai hale gelebilmesi için bütün grupların masanın etrafında olmaları gerektiğini de düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Gündemde bulunan anayasa değişikliği ile ilgili partisinin görüşlerini dile getiren Yavuz, “Anayasa meselesi önemli bir meseledir. Bizler HÜDA-PAR olarak Türkiye’nin en acil meselesinin yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu belirtmek isteriz. Çünkü anayasalar toplumsal mutabakat metinleridir. Ülkemizde yaşayan bütün kesimlerin kendilerini öteki his etmemeleri için orada kendi haklarını teminat altına alınmalarını isterler tabi olarak ama 93, 94 yıldır bu sistemde ortaya konulan yanlış anlayışlar, bu doğrultudaki yanlış uygulamalar maalesef önemli oranda bu memleketin vatandaşı olan kesimleri kendilerini öteki olarak hissetmelerine sebebiyet vermiştir. Başta Kürt halkı olmak üzere sistemin gadrine uğramış olan kesimlerin bu mağduriyetlerinin giderilmesinin mutlaka anayasada ifadesini bulması gerekiyor. Bu anlamda HÜDA-PAR olarak bizler özellikle ve özellikle bu anlamda iki hususun acilen değişmesi gerektiğini düşünüyoruz. Birincisi anayasada anadilde eğitimin önünün mutlaka açılması hangi halk olursa olsun yeteri talep olması halinde kendi anadilinde eğitim hakkına sahip olması gerektiğini özellikle vurguluyoruz. İkincisi ise ciddi anlamda ötekileştirmeye sebebiyet verdiğini düşündüğümüz vatandaşlık tanımının değişmesidir.  Vatandaşlık tanımında esas alınan bir ırkın üstünlüğü değil vatandaşın sadece kendisinin olması gerektiğidir. Bir ırkın üstünlüğü esasına dayalı bir anlayışın memlekette iç karışıklıklara sebebiyet vereceğini, emperyalizmin buraya müdahale edebilecek açık alanlar bıraktığını dolayısıyla emperyalist bir kuşatmanın meydana gelebileceğini öngörmemiz gerekiyor” diye aktardı.

Birlik ve beraberlik için dil ve din konusundaki hassasiyetlere dikkat çeken Yavuz, “Bu açıdan bu memleketin birliği, bütünlüğü ve beraberlik içerisinde emperyalist güçlerin müdahalesine açık alanlar bırakacak veya bırakmış olan hem dil üzerinden dem de din üzerinden, kendilerini öteki olarak his eden kesimlerin mağduriyetlerinin giderilmesi gerekiyor. Bu açıdan sadece oluşan fiili durumu Başkanlık sistemi ile ilgili oluşan fiili durumun anayasal değişiklikle ile ilgili ortaya konulan iradenin bütün anayasayı tümden değiştirmeye dönüşmesi gerektiğini düşünüyoruz. Mevcut olarak yapılan düzenlemeler bir kişiye başkan olacak, Cumhurbaşkanı olacak kişiye geniş yetkiler tanımaktadır. Hem yürütmeyi, hem yasamayı hem de yargının önemli bir kısmını HSYK üyeleri seçiminin yarısının seçilmesinin Cumhurbaşkanına hak olarak veren bu düzenleme ile her 3 erkin, her 3 kuvvetin, yasamanın, yürütmenin ve yargının önemli bir kısmını tek elde toplanması beraberinde tümden buna uygun bir anayasa değişikliği olmadığı takdirde anayasadaki ideolojik yapı ile uyumlu herhangi bir kişinin Cumhurbaşkanı olması halinde bu ülkeyi felakete götürebilecektir. Bu açıdan bu hususun mutlaka göz önünde bulundurulması gerekiyor. Yapılan düzenlemeyi eksik de görsek sistemin değişmesi ile alakalı bir adım olması itibariyle olumlu görüyoruz ve bu adım anayasanın tümden değişmesi için kapının aralanması olarak temenni etmek istiyoruz. Mevcut düzenleme özellikle Temmuz 2014’te Cumhurbaşkanının halk tarafından doğrudan seçilmesi ile alakalı oluşan fiili durumu düzenlemeye yöneliktir. Zira sayın cumhurbaşkanı anayasadan doğan haklarını zaman zaman rutinin dışında teamüllere aykırı olarak sık sık kullanmış ve Bakanlar Kuruluna normalinden çok daha fazla başkanlık etmiştir. Anayasanın kendisine vermiş olduğu bir haktır, elbette kullanacaktır fakat bunun adının konulması bu oluşan boşluğun fiili durumun resmiyet kazanması buna bir isim konulması anlamında bunun altyapısını hazırlayacak bir anayasa anayasal düzenleme yapılıyor. Burada Cumhurbaşkanı olacak kişiye geniş yetkiler tanınıyor ama beraberinde buna uyumlu buna paralel olarak özgürlüklerin önünü açacak, yeni sivil ve yerli bir anayasa bu memleketin her türlü dokusuyla barışık bir toplumsal mutabakat oluşmadığı takdirde yarın öbür gün için ırkçı nitelemeli anayasa Kemalist ideoloji ile uyumlu bir Cumhurbaşkanı gelmesi halinde tam anlamıyla bir felaket yaşanabilecektir. Bu açıdan anayasanın da paralel olarak tümden değişmesi için acilen adım atılmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Geçtiğimiz günlerde belirlenen asgari ücret hakkında konuşan Genel Başkan Yardımcısı Yavuz, “Yakın zamanda bir asgari ücret tespit komisyonu tarafından bir rakam belirlendi. Hem işverenler açısından hem hükümet açısından hem de sendikaların çekinceleri ne rağmen gerçi altına imza atmadılar bir rakam belirlendi. 1404 lira olarak belirlendi net itibariyle brüt bin 700 küsür. Bizler HÜDA-PAR olarak memleketin sadece siyasi ve manevi sorunlarıyla değil maddi sorunlarıyla da direk alakalıyız. Çünkü ölçümüzü aldığınız aziz İslam maddi anlamdaki bir ahlaksızlığı azap sebebi olarak görmektedir. Asgari ücretin net kısmından herhangi bir vergi alınmaması gerektiğini parti programımızda işledik. Şu anda asgari ücretten vergi alınmaktadır. Bunun vergiden mutlaka arındırılması gerekiyor, vergiden muaf hale getirilmesi gerekiyor birinci talebimiz buldur. İkinci talebimiz ise asgari ücret tespit edilirken çalışan kişinin ihtiyaçları göz önünde bulundurulur.  Oysa açlık sınırının bin 400 liradan çok daha fazla olduğu bir memlekette sadece bir kişinin değil en az dört kişinin onun ailesinin de ihtiyaçlarının da göz önünde bulundurularak bir ücretin tespit edilmesi çok daha insanı ve vicdani ve İslami olacağını özellikle belirtmek istiyoruz. Açlık sınırı bu memlekette tespit edilirken sadece ihtiyaç miktarı gıda maddeleri dikkate alınır. 1450 civarında Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerini devletin kurumunun verilerini göz önünde bulundurarak söylüyorum. Dolayısıyla bunun yarısı otomatik olarak kiraya, sağlık giderlerine, giyime ve ulaşım giderlerine vesaire gidiyor. Yarısını düştüğünüz zaman açlık sınırı sadece gıda anlamında 1400 küsurdur bu 700 liraya kadar iniyor. Dolayısıyla bu anlamda bir ciddi bir haksızlığın ve mağduriyetin olduğunu hep beraber görüyoruz. Bunu da en az herhangi bir siyasi mesele kadar önemli ve acilen halledilmesi gereken bir mesele olarak görüyor, dediğim gibi bunun da yolu sadece sorunu tespit etmekle kalmıyor HÜDA-PAR olarak bu iki hususun göz önünde bulundurulması gerekiyor” dedi.

Yaklaşık iki saat süren toplantı, gazetecilerin sorularının ardından sona erdi. Yavuz’un basın mensupları ile görüşmesinin ardından ilçedeki sivil toplum kuruluşları ile bir araya geleceği öğrenildi. (Haber: Cuma Sarı – Lütfü Yalgı)

Önceki Haber : « | Sonraki Haber : »
Etiketler :

Bu habere hiç yorum yapılmamış.

DİĞER SİYASET HABERLERİ

    • Hüda-Par’dan Siverek’te iftar programı

      Hüda-Par’dan Siverek’te if...

      Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) tarafından Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde iftar programı düzenlendi. Esmarçayı Mahallesinde özel bir düğün salonunda düzenlenen iftar yemeğinde gazetecilere açıklamalarda...

    • Fettahlı MHP’de güven tazeledi

      Fettahlı MHP’de güven tazeledi

      Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Siverek ilçe teşkilatı 6'ıncı olağan kongresini gerçekleştirdi. Eyyüp Cenap Gülpınar Gençlik Merkezinde yapılan kongre oluşturulan divan heyetinin ardından konuşan MHP MYK...

    • Gülpınar Avrupa’nın skandal kararlarını eleştirdi

      Gülpınar Avrupa’nın skandal kara...

      Avrupa Birliği (AB) Uyum Komisyonu Başkanı ve AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Kasım Gülpınar, Memur-Sen'e Davet Tercih "Evet" Buluşması programında Avrupa'nın tutumunu eleştirdi. Avrupa'daki skandal...

    • Gülpınar, muhtarlarla bir araya geldi

      Gülpınar, muhtarlarla bir araya geldi

      AK Parti Şanlıurfa Milletvekili ve Avrupa Birliği (AB) Uyum Komisyonu Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, referandum çalışmaları kapsamında merkez mahalle muhtarlarıyla bir araya geldi. AB Uyum Komisyonu...

    • İzol aşiret mensuplarına Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemini anlattı

      İzol aşiret mensuplarına Cumhurbaşkanl...

      Şanlıurfa'da çeşitli temaslarda bulunan AK Parti eski milletvekili ve İzol aşireti lideri Zülfikar İzol, Siverek ilçesindeki aşiret mensupları ve muhtarlarla bir araya gelerek yeni sistemi konuştu. Hacıömer...

GÜNÜN HABERLERİ

KÖŞE YAZARLARI

baslik

EN ÇOK OKUNANLAR

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.