Siverek SonHaber - Siverekin Güncel Haber Sitesi
» 
Mevsimlik İşçilerin Bir Günü
a aa
Tarih : 08 Ağustos 2017 16:01

Mevsimlik İşçilerin Bir Günü

Mevsimlik İşçilerin Bir Günü
reklam

Yapılan araştırmalara göre Türkiye genelinde 48 farklı ilde mevsimlik işçi çalışıyor. Çalışma süreleri 2 ile 9 ay arasında değişen mevsimlik işçiler ağırlıklı olarak Karadeniz bölgesinde fındık, Ege’de yaş zeytin, Çukurova’da pamuk, Orta Anadolu’da soğan, şeker pancarı, kayısı gibi ürünlerin çapa, toplama, kurutma ve serme işlemlerini yapıyorlar. İnsanları mevsimlik işçi olmaya yaşadıkları şehirlerdeki yüksek işsizlik itiyor. Özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesinde çalışma alanlarının sınırlı olması ve istihdam olanaklarının sınırlı olması bölge halkının geçinme yöntemlerini oldukça azaltır. Bunların doğal sonucu olarak da mevsimlik işçilik tek çözüm seçeneği haline geliyor.

Mevsimlik işçilerin çalışma alanlarında yaşadığı sorunları ve sıkıntıları onların dilinden yazıya döktük.

Çadırlarda tuvalet ve banyonun olmadığını, suya erişim imkânlarının da kısıtlı olduğunu belirten 5 yıldır mevsimlik işçilik yapan Hışman Tutaman; ‘İşçiler neredeyse günün tüm saatini açık havada geçiriyor. Memleketten yanımızda getirdiğimiz naylon veya bez çadırları, eşyalarımızı korumak ve uyumak için kullanıyoruz. Çadırda yaşam hiç kolay değil. Mutfak, tuvalet veya banyo yok. Ayrıca suya erişim imkânımızda çok kısıtlı. Çadır yerleşkelerine geçici diyorlar ama hiçte geçici değil. Çünkü işçiler sürekli yer değiştirip farklı illerde çalışmaya gidiyor. Yani işçilerin hayatının neredeyse önemli bir süreci çadırlarda geçiyor. Bizim için büyük bir sorun da sigortamızın olmayışıdır. Çalıştığımız süre zarfında hayat güvencemiz yok. Günde 10 saat çalışıp 50 TL alıyoruz. Aldığımız paranın yüzde 10’luk bir kısmını ise işi ayarlayan kişiye veriyoruz. Zaten kazandığımız az miktar az kazandığımızı da başkasına veriyoruz. Bu insanları sömürmektir, haklarını yemektir. Her sabah 7’de kalkıp bahçeye fındık toplamaya gidiyoruz. Bulunduğumuz yer yamaç ve kaygan zemin. Bulunduğumuz yerden birinin ayağı kayıp düşerse sağlık ekipleri olmadığı için en yakın hastanede yaklaşık 10-15 kilometre uzakta olduğu için sağlık açısından ciddi zarar görebiliriz. Yetkililerden bizim istediğimiz mevsimlik işçilere gereken destek verilmeli.’ diye konuştu.

40 yaşında olan ve 28 yıldır mevsimlik işçilik yapan Ali Buldak şu anda Konya Altınekin’de çapa işiyle uğraşıyor. Buldak içme suyu konusunda sıkıntı çektiklerini belirterek; ‘Gittiğimiz yerlerde çadırlar kurup yaşıyoruz, bazen de tarla sahipleri bizlere karavana getiriyor. Ailemizle birlikte çalışıyoruz, çocuklarım da tarlada bize yardımcı oluyorlar. Sabah 6’dan akşam 7’ye kadar 2 saat yemek molası vererek çalışıyoruz.  Çalışma ücretimizi ise ilçe çiftçi malları korumanın belirlediği fiyatta alıyoruz. Arazilerin taşlı olması ve içme suyu olmaması nedeniyle tarlada büyük sıkıntı çekiyoruz. Sabah 6’da kalkıp araziye gideriz. Arazide pancara çapa yaptıktan yaklaşık 2 saat sonra kahvaltı molası veririz. Kahvaltının ardından tekrar pancar çapalamaya devam ederiz. Çift olan pancarı çapalayıp teke düşürdükten sonra hava çok sıcak olduğu için öğle vakti yaklaşık 1 saat dinleniriz. Bu şekilde devam eden çapalama işlemi akşam 7’de sona eriyor. Bizde çadırımıza geçip akşam yemeğini yedikten sonra elektrik olmadığı için ve yorulduğumuz için erkenden uyuruz.’ dedi.

OL6Bqn.jpg (636×333)

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yaşayan Serdar Geyik 25 yaşında evli ve iki çocuk babası. Şuanda Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde kimyon yolumu yapan Geyik, ailesini mevsimlik işçilik yaparak geçindiriyor. Ailesiyle birlikte Nisan ayının sonunda Konya’da şeker pancarı çapasını yapıp, oradan Yozgat’ta mercimek yolumuna giden ve şu anda da Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde kimyon yolumu yapan Geyik gazetemize 1 günlük yaşantısını anlattı; ‘Her sene ailemizle birlikte farklı bir yere çalışmaya gidiyoruz. Siverek’te çalışma imkânımız olmadığı için mecburen mevsimlik işçilik yapıyoruz. Gittiğimiz yer genelde ova olduğu için çadırlarda kalıyoruz. Ben evli ve iki çocuk babasıyım. Çocuklarımız çalışmadığı halde yüzleri güneşten dolayı sürekli kaşınıyor.  Kimyon yolumu birkaç ay sürdüğü için sigortalı işçilik de yapmıyoruz. Sabah 6’dan akşam 8’e toplamda 14 saat çalışıyoruz. 14 saat için ise aldığımız yevmiye 40 TL. Her gün 40 derece güneşin altında çalışıyoruz ve bulunduğumuz yerde elektrik olmadığı içinde hep sıcak su içiyoruz. Çalıştığımız yerlerde sağlık ekibi yok. Ova merkeze uzak olduğu için içimizden biri rahatsızlandığında yol falan bilmediğimiz için çok sıkıntı oluyor, ambulans çağırıyoruz o da geç geliyor. Biz her gün bir an önce bugün bitse de eve gidip uyusak diyoruz, çünkü çok az miktar bir paraya o kavurucu sıcakta güneşin altında yanıyoruz.’ dedi.

 

6 yıldır her yaz ayında farklı illerde çalıştığını belirten Koçali Baturalp ise mevsimlik işçilerin yaşam şartlarını ve yaşadığı bir günü şöyle anlattı; ’14 yaşımdan beri her sene farklı illere ailemle birlikte çalışmaya gidiyoruz. Gittiğimiz yerlerde yaklaşık 1-2 ay kalıyoruz. Şu anda Malatya’nın Akçadağ ilçesine bağlı bir köyde kayısı toplamacılığı yapıyoruz. Bulunduğumuz yerde çalışmaya gelenleri yüzde 99’u çadırlarda kalıyor. Buraya gelen aileler çocuklarıyla geliyor. Yaşadığımız yer çocuklar için uygun değil. Yaklaşık 1 aydır buradayız bu süre zarfında bazı çocuklar kalastan düşüyor bazısı su kanalına düşerek yaralanıyor ve bazı çocukları ise akrep veya yılan sokarak yaralıyor. Çalıştığımız süre 1-2 ay gibi kısa bir süre olduğu için sigortamız yapılmıyor. Mesai saatimiz günlük 12 saat ve bu çalışmanın karşılığında ise 50 TL alıyoruz. Bizim çalıştığımız yerde sağlık ekibi yok. Ani bir sağlık sorunu olduğunda ise 15-20 kilometre uzaklıktaki Akçadağ ilçesine gitmemiz gerekiyor. Sabah 7’de ağaçlara çıkıp ağaçları silkeliyoruz. Ağaçlardan düşen kayısılar kadınlar ve erkek çocuklar tarafından kasalara dolduruluyor. Toplanan kayısıları ‘İslim’ dediğimiz hava almayan odalara götürüyoruz. Sonra kayısıları 2 gün boyunca güneşe kuruması için bırakıyoruz. Bu şekilde kuru kayısı elde ediliyor.’ dedi.

OL6Bqn.jpg (636×333)

2 yıldır Samsun’a fındık toplamak için giden 22 yaşındaki Süleyman Güner en büyük sıkıntılarının yamaç ve kayan zemin olduğunu belirterek; ‘Ailemle birlikte 2 yıldır fındık işçiliği yapıyoruz. Kendi imkânlarımızla kurduğumuz çadırlarda günlerimizi geçirmeye çalışıyoruz. İl ve ilçe merkezlerinde çalışan inşaat işçilerine sigorta yaptırmayan işverenler 2 aylık işçilere de sigorta yaptırmıyor. Fındık işi zor bir iş olduğu için genellikle çocuklar çalıştırılmaz. Bahçeler yamaçta olduğu için çocukların çalışması büyük bir tehlike yaratır. Mesai saatlerimiz günde 8 saat ve bu 8 saatin karşılığında ise 50 TL yevmiye alıyoruz. Ayrıca bizim Samsun’da yaşadığımız sorun yamaçlar ve kaygan zemindi. Ayağımız kayacak gibi olduğunda bir yere tutunmamız lazımdı aksi halde düşüşü yavaşlatacak tek şey bir kayaya veya ağaç köküne çarpmak olurdu. Bulunduğumuz yerde sağlık ekibi olmadığı içinde kötü sonuçlar ortaya çıkıyor.’ diyerek yetkililerden bu konuda gereken önlemin alınmasını istedi.

 

Bursa Orhangazi’de Patlıcan işçiliği yapan İbrahim Karakaş ise çadırda yaşadıklarını ve çalıştıkları ortamın çocuklara uygun olmadığını belirterek; ‘Bursa Orhangazi’de patlıcan işçiliği yapıyoruz. İşverenler ev yapmadığı için memleketten getirdiğimiz çadırları kurup çadırlarda yaşamımızı sürdürüyoruz. Çalışma ortamımız çocuklar için hiç uygun değil. Hem 35 derecede güneşin altında çalışıyoruz hem de çocuklara zarar verebilecek her türlü hayvan var. Yani çocuklar toz toprak içinde her türlü hastalığı kapabilirler burada. Sigortalı çalıştırılmıyoruz. Üstelik hasta olduğun gün çalışmadığın için paranda verilmez. Günde 10 saat çalışıyoruz karşılığında ise 50 TL alıyoruz. Ailemizde yaşlılar var. İçimizde birine bir şey olsa şehre ulaşımımız çok sıkıntı oluyor. Aynı zamanda emek-para uyumsuzluğu var yani verdikleri ücret çalışma saatlerimize ve çalışma şartlarımıza göre yetersiz.’ dedi. (Haber: Yusuf Eyyüp Sarı)

 

 

Etiketler :

Bu habere hiç yorum yapılmamış.

DİĞER SİVEREK HABERLERİ

    • Cumhuriyet Başsavcısı Karataş göreve başladı

      Cumhuriyet Başsavcısı Karataş göreve b...

      Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) yaz kararnamesiyle Şanlıurfa'nın Siverek ilçesine atanan Ali Kemal Karataş göreve başladı. Ali Kemal Karataş, Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) yaz kararnamesiyle...

    • Sağlık-Sen’den üyelerine indirimli alışveriş imkanı

      Sağlık-Sen’den üyelerine indirim...

      Siverek Sağlık- Sen Şube Başkanlığı üyelerine indirimli alışveriş imkanı sağlamak amacıyla aralarında kuaför, gıda maddeleri, beyaz eşya, kreş, tekstil ürünleri satışı yapan 35 iş yeriyle anlaşma...

    • ‘Sakla samanı gelir zamanı’ atasözü gerçek oldu!

      ‘Sakla samanı gelir zamanı’...

      Siverek ilçesinde her yıl olduğu gibi bu yılda vatandaşlarca harmandan sonra kaldırılan samanı kırsal kesimde depolayarak iyi bir fiyata satmak için atasözünde olduğu gibi 'Sakla samanı gelir zamanı' saman...

    • Mesleki eğitimde yeni dönem başladı

      Mesleki eğitimde yeni dönem başladı

      Siverek Mesleki Eğitim Merkezi yeni dönemde çırak çalıştıracak işletmeye çırak başına her ay 254 lira devlet katkısının yanı sıra eğitim süreci boyunca sigortasının devlet tarafından yapılacağını...

    • Mevsimlik İşçilerin Duyulmayan Feryadı!

      Mevsimlik İşçilerin Duyulmayan Feryadı!

        Genelde ülkemiz, özelde ise ilçemiz için düşünürsek birçok sorunumuz var. Bu sorunlar benim köşe yazımda yazmam ile düzelecek mi, yetkililer acaba bu yazıyı denk gelip de okuyacaklar mı, açıkçası ben...

GÜNÜN HABERLERİ

KÖŞE YAZARLARI

baslik

EN ÇOK OKUNANLAR

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.