Siverek SonHaber - Siverekin Güncel Haber Sitesi
 » 
Önemli İşler
a aa
11 Nisan 2014 19:17
Feyza Adabeyi
Feyza Adabeyi Önemli İşler

Şimdi size şu kelimeleri versem ve bir öykü kurmanızı istesem merak ediyorum nasıl bir şey çıkarırdınız?

Ev kızı, Problemli, Hoş görü!

Sizin göreviniz ha?

Ne oldu? Bir alaka bulamadınız mı? Ben buldum, sizlere kurduğum öyküyü anlatayım. Bakalım beğenecek misiniz?

Kızın biri (Kız daha 23 yaşında. Nerden mi biliyorum? Kız dergi yapmaya çalışıyor. İlk eseri. O kız benim) bir gün o yörenin en büyük makamına çıkıyor. Çok önemli bir işi var. Çok önemli bir devreden geçiyor. Yaptığı bu işi hemen bitirmezse vazgeçecek. Çok hassas bir dönem. Pamuk ipliğine bağlı her şey. İçinden: Hasbinallahlar çekiyor. İşini görecek olan önemli adamın içeride hiç de önemli bir işi olmadığı halde kızı bekletiyor.

Epey zaman sonra o önemli makamdan, uykudan yeni uyanmış garson boy bir kız çocuğu çıkıyor. Yani önemli adam çok şefkatli bir baba. Kızını işi çok acil olan vatandaşları dışarıda bekleterek içerde yumuşacık deri koltuklarında uyutacak kadar şefkatli….

Önemli adamın önemsiz adamları da o pekte önemli olmayan çocuğa çok önem veriyorlar.

Önemli işi olan ve hiç de önemsenmeyen kız ürkek gözlerle etrafını süzüp duruyor. Bu binanın en güzel en temiz ve bakımlı odası olduğunu fark ediyor.

Ama bu güzellik hiç de bir işe yaramıyor – diye düşünüyor ve saatine bakıyor. Saatin mesaiyi göstermesine az bir zaman var.

Önemli adamın önemsiz adamları kendi aralarında bir yerlere gitmekten söz ediyorlar. Kızın ödü patlıyor.

—Ya işim hallolmazsa?

Bu arada o çok önemli adamın, kafasında önemli derecede saçları dökülmüş kendini bir halt sanan adamı eline telefonu eline almış, fevkalade önemli meseleler konuşuyor.

-Haah hah ha…. Çok özledim valla. Yok yok taze fasulye olsun. Yanında soğan ve pilav. Bulgur pilavı olsun, salçalı. Ah ne kadar özledim bilemezsin. Hep aynı yemekler, bıktım valla. Hah hah ha! Aşağıda yeriz tamam. Taze fasulye, yanında soğan. Neysee, çağırmadığın hah ha ha iyi oldu. Gelemezdim zaten. Tamam, bir ara gelir yaparız. Çok iyi oldu. Ha ha ha. evet çok özlemiştim zaten… E.

Kızın tepesi atmış. Dayanamamış…

—Makam telefonu mu? diye sormuş, o önemli makamda önemli adamın önemli adamına.

Adam, ha ha ha lardan anlayamamış ama tedirgin de olmuş. Kızın istediği de buymuş zaten. Adam soran gözlerle bakınca, kız sorusunu tekrarlamış dişlerini sıkarak.

Kızın, içinde büyük bir hata yapma korkusu varmış ama asıl hatayı yapan karşısındaki insanlarmış. Onlarında aynı tedirginliği yaşamasını kendilerinin aslında çok da önemli olmadıklarını, kendilerini hiç kimsenin karşısında üstün görmemelerini istiyormuş. Sonucu ne olursa olsun müdahale etmeye karar vermiş.

Ben demiş içinden, aydın geçinen bir insan olarak bu duruma karşı çıkmazsam gariban insanlar hiç çıkamaz.

Sorusunu tekrar etmiş: Makam telefonuyla mı konuşuyorsunuz?

Evet???? (telefondaki arkadaşıyla konuşmaya devam ederek)

Burada bir bayan arkadaş var da, öğretmen. Hı hı, o soruyor. Problemli biraz. Bizim görevimiz hoş görü göstermek canım…

(Sizin göreviniz ha?)

Kız hemen atılmış. Öğretmen değil ev kızı… İlk defa bu ev kızı kelimesini gururla söylüyormuş ve çok şaşırmış. Aynen o gün kaç kişi daha ona –hocanım- demiş. Yüksek okul öğrencisi olduğunu sananlar filan da olmuş. Ev kızı olduğu halde, o seviye de gösteriyorsa bu çok sevindirici bir şeymiş.

—Ev kızıymış evet.

—Özel mi görüşüyorsunuz?

—Evet, özel. Dışarıdan arıyorlar.

—Öyle mi?

İkisi de bunun koca bir yalan olduğunu aslında çok iyi biliyorlarmış.

Derken kapı açılmış ve içerden önemli bir işi olmadığı halde, önemli derecede bir süreyi bu önemli işi olan kızdan esirgeyen önemli adam ve önemsiz birkaç önemsiz ama özel adam çıkmış nihayet. Lütfedip son anda: Sizin ne vardı? Demiş yarım bir bakışla o ilçenin en önemli adamı ve kızın konuşmasının bitmesini beklemeden. Oysa kız onu ne çok beklemiş. Önemli adam kapıya yönelmiş ve:

—Dilekçenizi bırakın bakarız…  Demiş.

Birkaç kırık dökük kelime kalmış kapıda yanıtsız.

Bu çok önemli adamla önemsiz adamları kapıdan çıkar çıkmaz , oradaki azıcık önemli adam hemen telefona koşmuş:.

Falan hanım, filan bey çıktılar.- demiş.

………………………………………………………………………………………………………………………………

NOT: öyküyü yarım bırakmayayım. Evet, kız önemli adamın da aslında bilmediği bir oyunun içinde olduğunu fark edince içinden çok gülmüş.

Dilekçesi elindeymiş zaten, bırakıp dudağında o umarsız sırıtışla oradan çıkmış.

Kız dilekçenin cevabını çok uzun bir süre alamamış. Çünkü önemi adamımızın önemli bir köyün çok çok önemli bir şenliğinde çok önemli işleri, sonra bu ilçede çok önemli işler icra edip yeni bir ilçeye gideceği için kendisine düzenlenen veda partileri varmış. Öyle ya sıradan insanlar ona kendilerine yaptığı önemli yardımlar için geceler meceler bilmeceler hazırlıyorlarmış…

Aradan uzun bir süre geçtikten sonra istemeye istemeye gitmiş kızcağız tekrar o makama. Dudağında yine o amansız sırıtış…

Dilekçesini sormuş. Az önemli adam karşıdaki ufak üstünde bir sürü önemsiz şeyler olan masayı göstererek:

—Oradan alıver demiş.

Zor bulmuş kız dilekçesini istiflenmiş dilekçeler arasında. Dilekçe halledilmediği gibi üzerinde yazıları dağıtmış kocaman bir su lekesi varmış…

Dayanamamış ve:

—Bu ne demiş.

—Ne bileyim demiş az önemli adam kızarak, önemli adam yokken kendini çok önemli sanan adam.

—O kadar çok işimiz var ve o kadar çok dilekçe geliyor ki anca yetiştirebiliyoruz….

feyza-adabeyi-onemli-isler

Bu habere hiç yorum yapılmamış.

GÜNÜN HABERLERİ

KÖŞE YAZARLARI

baslik

EN ÇOK OKUNANLAR

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.