Siverek SonHaber - Siverekin Güncel Haber Sitesi
 » 
Onurlu Bir Yaşamın Diğer Adı, Direniştir
a aa
28 Temmuz 2016 15:13
Şükrü Dolaş - Baş Yazar
Şükrü Dolaş - Baş Yazar Onurlu Bir Yaşamın Diğer Adı, Direniştir

Yıllardır yazıyorum, halkların tek düşmanı Amerika emperyalizmi ve onun sadık uşakları, işbirlikçileri olan kesimlerdir.

Sınıflı toplumların en modern canavarlarının adıdır emperyalizm. Birinci dünya savaşının ardından emperyalist devletler, ülkeleri tank ve topla işgal etme yerine o ülkelerde kendilerine yakın siyasileri iktidara taşıyıp sömürülerine devam ediyor.

Günümüzde sadece Ortadoğu’da savaşlar, iç çatışmalar yaşanmıyor. Dünyanın birçok ülkesinde emperyalizmin şah damarı konumunda olan silah tüccarları, ürettikleri ölüm makinelerine pazar bulmak amacıyla bu çelişkileri bilerek ve bilinçli olarak yaşatıp insan ölümlerine ve katliamlara kadeh tokuşturuyor.

Emperyalizm ve onun sadık uşakları, tüm mazlum halkların düşmanı olduğunu yazdığımız yıllarda birçok yetkili bize farklı bir gözle bakarak burun kıvırıyordu. Darbelerin, halkların gelişimini engelleyip, halkı karşı karşı getirdiğini, vatandaşı devlete düşman yaptığını, darbeler döneminde yapılan insanlık dışı işkencelerin yapıldığını dile getirdiğimizde birçok kesim hatta bugün darbe teşebbüsüne maruz kalan siyasal yapı bile farklı bir bakış açısıyla değerlendiriyordu söylemlerimizi.

15 Temmuz darbe teşebbüsü gerçekleşseydi, Türkiye’nin tamamı, Kürdü Türkü, Arap’ı Çerkez’i kısacası tüm halklar için açık bir hapishane ve ölüm tarlası haline gelecekti.

Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Ben 12 Eylül askeri darbesi döneminde 16 yaşlarında bir çocuk olmama rağmen birçok insanlık dışı uygulamaya tabi tutulduğuna tanıklık yaptım. Vatandaşlara yapılan işkenceler ve baskılar sonucu yüzlerce insan ülkesinden uzak kaldı. Ülke ekonomisi bitme noktasına geldi. Ülke gelişemedi 12 Eylül askeri darbesi olmasaydı bu gün Türkiye, birçok Avrupa ülkesinden daha gelişmiş bir ekonomi ve insan haklarına ve demokrasi alanında daha güçlü bir konumda olacaktı.

15 Temmuz gecesi yaşanan askeri darbe teşebbüsünü, teşebbüs noktasında bırakan Türkiye halkıydı. Sağcısı, solcusu, ateisti, imamı alanda olmasaydı sabah 06.00 itibaren Türkiye’nin doğusu batısı cehenneme dönüşecekti.

Siyasal bilgilerin ders kitaplarında şu cümle bulunur; “kötü meşru bir siyasi iktidar, en iyi askeri darbeden daha iyidir.”

15 Temmuz gecesi yaşananlar insanım diyen herkesin kanına dokunmalı. Düşünün, vergilerimizle alınan silahları halka doğrultup acımasızca kendi vatandaşını katleden bir yapının benzerinin dünyada olduğuna ben pek rastlamadım.

Kim tarafından hangi niyet ve amaçla yapılırsa yapılsın, hangi siyasal ideolojiyi savunursak savunalım darbelere karşı birlik olmamız gerekiyor. Sivil siyasi inisiyatif hepimiz için bir şemsiye olduğunu unutmayalım. Askeri darbeler, bu güzelim ülkeyi geri bıraktığı gibi askeri darbe ve sıkıyönetim dönemlerinde suçlu, suçsuz olduğuna bakılmaksızın binlerce insan işkence tezgâhından geçirilmişti.

12 günü geride bırakan demokrasi nöbetlerinde her kesimden insanın bir arada olması duygusal bağlılığımızı pekiştirirken benim bir önerim olacak. 12 Eylül askeri darbe döneminde işkenceye maruz kalan insanlar sıkıyönetim baskınlarında ev arama bahanesiyle eşlerinin yanında çırılçıplak soyundurulup cami avlusunda cinsel organlarına ip bağlanıp acı çektirilen insanların o zülüm ve vahşet dönemi demokrasi nöbeti tutan insanlara anlatılmalı. 12 Eylül döneminde hayatı karartılan binlerce insanın acı hikâyesi basın aracılığınla bugünkü kuşaklara anlatılmalı.

Direniş olmasaydı hayat olmazdı. Onun için herkes için onurlu bir yaşamın adı haklı bir direniş olmalı.

sukru-dolas-arka-plan kopya

Bu habere hiç yorum yapılmamış.

GÜNÜN HABERLERİ

KÖŞE YAZARLARI

baslik

EN ÇOK OKUNANLAR

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.