Siverek SonHaber - Siverekin Güncel Haber Sitesi
 » 
Silah ve Ölüm
a aa
25 Ekim 2016 15:55
Şükrü Dolaş - Baş Yazar

Uzun yıllardan beridir, bireysel silahsızlanmadan toplumsal silahsızlanmaya doğru bir yol almak için şahsım ve bir gurup arkadaşımla silaha karşı durmak için yoğun bir çaba içine girdik.

Dünyanın birçok yerin de barışçıl çabalar devam ederken, dünya insanı kendi sonunu hazırlayan silahlar üstüne yeni çalışmalar yapıldı mavzer tüfeğinden, otomatik silahlara, atomdan kimyasal silahlara kadar ölüm kusan icatlara devam ettiler.

Dünyanın birçok yerinde barışseverler bireysel silahsızlanmaya karşı mücadele verirken, bizlerde Siverek’te Emperyalist devletler ve onları besleyen silah üretim fabrikatörlerine karşı sesimizi ne kadar duyurabiliriz. Halkı silahsızlanma konusunda ne kadar bilinçlendiririz diye bir kaygı yaşamadık, sesimizi binlerce insan arasında, beş insana ulaştırırsak başarılı olacağımıza inanarak bu güne kadar kendi çapımızda silahsızlanma mücadelesini sürdürüyoruz.

Değerli dava arkadaşım Ağabeyim Koçali Aymaz, Siverek’in herhangi bir yerine namlusuna düğüm atılmış tabanca heykelinin yapılması için az mücadele vermedi. Ne hikmetse hiçbir belediye yönetimi namlusuna düğüm atılmış tabanca heykelinin yapmaya yanaşmadı.

Avcılık insanın doğasında bulunuyor, doğrusu bilmiyorum? Silahların gelişmesiyle ilkel kominal toplumda yaşamak için avcılık yapan insanoğlu silahların modernleşmesiyle kendi soyunu avlayıp kökünü kazmaya başladı.

Dünyanın birçok yerinde silahlara ayrılan bütçe insanlığın gelişimine bilime, doğaya yatırılmış olsaydı bugün dünya insanı barış ve huzur içinde yaşamakla kalmaz uzayda yeni bir dünya inşa edecek güce sahip olurdu. Silahlanma yüzünden insanoğlu kendi elleriyle sonunu getiriyor.

Silahsızlanma üzerine binlerce sayfa yazı yazılabilir, bu konuda görüşler farklı da olsa bence silahlanmanın hiçbir haklı gerekçesi olmamalı.

Son günler de Siverek’te yapılan düğünler de binlerce mermi sıkılıyor. Siverek insanı huzursuz ve tedirgin oluyor bu seslerden, kim olmaz ki ölüm kusan bu seslerden. Hassas bir dönemden geçiyoruz. Bu sesler huzursuz bir ortamı daha da huzursuzlaştırıyor. Düğünlerde havaya otomatik tüfeklerle binlerce mermi sıkmanın evlenen çiftlerin mutluluğuna nasıl bir katkı sunduğunu anlamış değilim. Dünyada mutluluğu ölüm kusan makinelerle kutsayan bir başka toplum var mı? Bilmiyorum.

Havaya, gecenin karanlığına sıkılan bu mermi paralarıyla kaç yoksul aileye yardımcı olup hayır dualarını alacağımızı hiç düşündük mü, bu paralarla kaç yetimin çalınmış gülümsemelerini yakalayabileceğimizi düşündük mü?

Eminim düşünsek zaten bu ölüm kusan o korkunç sesler olmazdı. Sahi düğünlerde silah sıkarak acaba gelin damadın mutluluğuna ne katıyoruz?

Çoğu kez onlara mutluluk değil mutsuzluk getirdiğimiz gibi, havaya ateş açarak can alıyoruz, masum insanların uykularını kurşunlarla parçalayıp huzursuzluk veriyoruz. Buna hakkımız var mı? Silah sıkma egomuzu tatmin etme uğruna bulutları kurşunlama hakkını kim bize verdi.

Bazen de ölümler yaşanıyor, düğünlerin en mutlu anında, insan kanı sıçrıyor ak gelinliklere ve damatlıklara. Son örneğini Suruç ilçesinde yaşadık. 48 yaşındaki Salih Özkan düğünde nereden geldiği belirlenmeyen, çoğunlukla belirlenmeyecek olan o bildik ve tanıdık kurşunla yaşamını yitirdi.

AK Parti hükumet yetkilileri en yüksek sesten silahlanma naraları atmaya başladı. Oysa AK Parti iktidarı bu memleketten o alırken en büyük söylemleri barış ve kardeşlik söylemleriydi. İktidarın kanadından silahlanma çağrıları gelirse bireysel silahsızlanma mücadelesi sekteye uğrar. Hükumet barışçıl söylemleriyle ters düşer.

Sadece AK Parti değil tüm siyasilere silahsızlanmayı savunmak daha çok yakışacağına inanıyorum siyaset ve silahın bir arda olmaması gerektiğini inanıyorum.

sukru-dolas-arka-plan-kopya

Bu habere hiç yorum yapılmamış.

GÜNÜN HABERLERİ

KÖŞE YAZARLARI

baslik

EN ÇOK OKUNANLAR

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.