Siverek SonHaber - Siverekin Güncel Haber Sitesi
 » 
Sistem, Öğretmen ve Öğrenci Üzerine Bir Anekdot
a aa
21 Mart 2017 16:03
Misafir Yazar
Misafir Yazar Sistem, Öğretmen ve Öğrenci Üzerine Bir Anekdot

 

Toplum olarak birçok alanda eskiye nazaran iyi olduğumuz aşikârdır, fakat bu yeterli midir? Elbette hayır. Çünkü tanık olduğumuz bazı hadiseler, bazı konular üzerine yeniden düşünmemiz gerektiği hususu kendini açık bir şekilde gözler önüne serer. Yakınılan bu konulardan biri kaliteli öğrencinin yetiştirilmemesidir. Peki sorun öğrencinin kendisinden mi, sistemden mi veya öğretmenden mi kaynaklanıyor?

Cevap, sorun tamamen sistem ya da öğrencinin kendisinden kaynaklanmıyor. Bunu bir eğitimci olarak baştan iyi bir şekilde kabullenmemiz gerekir. Çünkü, söz konusu bu konu olunca öğretmen; sistemden, yeni nesilden, öğrenci; öğretmenden, sistemden ve diğer bahsetmediğim birçok şeyden şikâyet eder. Peki, kim haklı veya kim haksız entelektüel eğitimci?

Bir defa sistemi sürekli eleştirmekten vazgeçip aynada “kendimize” iyice bir bakmalıyız. Çünkü, sistem bir yol göstericisidir. O yolda sen kendi yürüyüşünü belirlemelisin ‘öğretmenim’. Ama senin bu yürüyüşün, senin sokaktaki yürüyüşünden farklı olmalı. Örneğin, samimi olmadan samimiyeti anlatamazsın, sevmeden sevmekten bahsedemezsin, okumadan okumaktan, araştırmadan araştırmaktan bahsedemezsin… Salman Khan, “Dünya Okulu” eserinde bahseder ya, nasıl olur da birbirine benzemeyen bütün çocuklara aynı şeyi öğretmeye kalkıyoruz. Bu yanlıştır, diyor.

Velakin, “Dünya Okulu” eserinden sonra şunu dile getiriyorum; ne zaman kaliteli öğrenciden çok kaliteli öğretmen yetiştirme bilincine varırsak toplum olarak o zaman eğitimde büyük bir sıçrama yaşayacağız. Çünkü biz toprağın kalitesini kontrol etmeden ağaç meyve vermedi, diyoruz. Oysa güneş doğup batıyordu. Güneşin doğmasında veya batmasında sorun yoktu… Güneşi sistem, toprak ve ağacı öğretmen, ağacın meyvesini öğrenci olarak düşünebilirsiniz.

Teknoloji çağında öğretmenin vasfı nasıl olmalı? Bilgi yükleyici mi, yol gösterici mi veya öğrencilerin düşünmesini sağlayan maaşlı bir insan mı? Öncelikle şu çok iyi bilinmelidir ki teknoloji çağında öğretmen bilgi yükleyici bir modelden çıkmış, öğrencilerin eleştirel okuma ve eleştirel düşünmesini sağlayan bir felsefeci, bir düşünür, bir yazar, bir şair, bir eleştirmen ve bütün bu özelliklerin yanı sıra bir medeniyet insanın özelliklerini üzerinde taşıyan ve yaşayan bir insan modeli olmuştur.

Ancak bu özelliklere sahip bir öğretmen modelinden bahsetmek pek mümkün değildir. Çünkü, kitaptaki bilgiyi veya internetteki kuru bilgininin aynısını öğrenciye ifade etmek veya yüklemek öğrenci için artık bir anlam ifade etmemektedir. Örneğin, çiçeklerin isimlerini ve renklerini anlatan bir öğretmen elbette papatyaların, menekşelerin, nergislerin, sümbüllerin, kardelenlerin ve lalelerin isimlerini ve renklerini bilmeli, fakat söz konusu renk olunca durun öğrenciler deyip her şey zıtlıklarıyla vardır, demeli.

Bütün renkler beyaz ve siyahtan türemedir, diye açıklamalı. Çünkü gündüz olmadan bütün her şey siyah görünür. Gündüz ise her şey beyazdır. Onu mavi, yeşil ve kırmızı yapan güneş ışınlarıdır ya da suyun iki hidrojen bir oksijenden oluştuğunu bahsederken biri yanıcı, diğeri yakıcı maddeden oluştuğunu dile getirmelidir.

Öğretmen, saf kuru bilgiden kaçınmalıdır. Örneğin, öğretmen, Türkiye’nin en yeşil yeri neresidir sorusuna öğrencilerin hemen Karadeniz’dir öğretmenim cevabını eleştirilmeli ve açıklamalıdır. Çünkü, orman bakımından en yeşil yer sorulmadığını ve yeşil denince hangi mevsim ve yeşille kast edilen ne olduğu önce iyi bir şekilde öğrenciye fark ettirilmelidir. Çünkü ilkbahar mevsiminde İç Anadolu, Güney Doğu Anadolu veya yazın Doğu Anadolu bitki örtüsü açısından en yeşil yer olabileceği öğrenciye hatırlatılmalı ve öğrenci düşündürülmelidir.

Bu yüzden öğretmen, sistemden, öğrenciden veya başka durumlardan şikâyet etmemelidir. Onun sahip olduğu bilgi ne internette ne her kitapta olmalı. Onun sahip olduğu bilgi ve bakış açısını, onun öğretmeni olduğu öğrenciler bilmelidir ve bir fark olmalıdır bu öğrencilerin diğer öğrencilerden. Derse gelen öğrenci ile gelmeyenin farkı bir yoklama kâğıdının üzerindeki imza ya da numara ile değil, sınav kâğıdındaki bilgiden anlaşılmalıdır. Öğretmen, bir mektup, bir özgeçmiş veya bir dilekçe nasıl yazılır sorusundan çok iki ayrı cümlede bu sözcükleri neden seçtin sorusunun cevabıyla ilgilenmelidir. Öğretmen, öğrencilerden kimin dersi dinleyip dinlemediğini cümlelerinden tanımalıdır.

Bir öğretmenin öğrencilere “En büyük ormanlar nerede gizlidir” soruna en büyük ormanlar en küçük tohumda gizlidir, cevabını vermelidir bir model bir öğretmenin öğrencileri…

Bu habere hiç yorum yapılmamış.

GÜNÜN HABERLERİ

KÖŞE YAZARLARI

baslik

EN ÇOK OKUNANLAR

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.