Devrim ve direniş ruhunu arayan şehir: Siverek

12 Eylül 1980 Darbesinin en önemli gerekçelerinden biri Siverek ve Hilvan’daki Kürt direnişiydi. Bu nedenle 12 Eylül’ün en büyük darbesini Siverek ve Hilvan’a vurduğunu hiçbir zaman unutmamak gerekiyor. Diyarbakır’da açılan en kalabalık ve kitlesel dava da PKK Siverek-Hilvan davasıdır. Baskı ve işkenceden en büyük payı alanlar da bu davadan yargılananlar olmuştur. Böylece tarihsel bir bütünlük gösterenTürkiye Cumhuriyeti 1930’lu yıllarda Ağrı’da yaptığının aynısını Siverek-Hilvan’da yaparak Kürt siyasal hareketinin yeni bir çıkış yarattığı yerde boğmak ve yok etmek istemiştir. Siverek-Hilvan üzerinden tüm Kürdistan’a bunu yaygınlaştırarak Kürt gerçekliğini imha, inkar ve asimilasyonda yeni bir döneme başlamıştır. Bunun ilk ayağı da Diyarbakır cezaevi olmuştur. 15 Ağustos 1984’e gelişinde Siverek’te gelişen mücadelenin doğrudan etkisi vardır. Siverek bu anlamda Kürt siyasallaşmasının en önemli dönüm noktasını teşkil ediyor. Sivereklilerin bu tarihsel bilincini hiçbir zaman unutmaması gerekiyor.

Siverek, Kürdistan’ın en büyük şehirleri olan Diyarbakır ve Urfa arasında yer alan önemli bir yerleşim yeridir. Nüfus ve coğrafi konumuyla da Türkiye’de bir çok il merkezinden de büyüktür. Devlet, baskı aygıtlarını Siverek’te konumlayarak Diyarbakır/Urfa birlikteliğini işlemez duruma getirmeye çalışmaktadır. Kuzeyde Elazığ üzerinden gerçekleştirdiğini Diyarbakır’ın güneyinde Siverek üzerinde gerçekleştirerek Urfa’yı “Elazığ’laştırma’yı” hedefleyerek Urfa’yı Kürdistani özelliklerinden arındırmaya çalışmaktadır. Buradaki siyasetin Kürdistani olmaması için elinden geleni yapmaktadır. 12 Eylül’de baskı ve yıldırmanın yine 1990’lı yıllarda gönüllü köy koruculuğu adı altında Siverek’in kontrgerillanın önemli merkezlerinden biri haline getirilmesi bu politika ile bağlantılıdır. 1994 Yılında DEP milletvekillerinin tutuklanmasıyla başlayan süreçte Siverek’teki bu merkezin rolü belirgindir.

Devletin Siverek üzerindeki bu uygulaması Kürt siyasal hareketini hedefine almakla kalmamış; geniş kesimleri etkisi altına almıştır. 1996 yaşanan Susurluk, 2002’de iktidara gelen AKP dahi bunun önüne geçememiştir. Onca Ergenekon ve faili meçhullerle ilgili olarak AKP’nin Siverek’teki bu yapı için sessizliği dikkat çekicidir. 1993-1994 yıllarında uygulanan politikanın daha incesi Siverek’te oynatılarak Siverek, gelişen Kürt siyasetinin dışına itilmektedir. Rojava’daki Kürtlere karşı savaşmak için El Nusra’ya Siverek’ten katılan gençlerin durumunu bu kapsamda ele almak gerekiyor. Yine Siverek’te Kürt karşıtlığını şiar edinen İslami kesim ve cemaatler gelişme olanağı bulabiliyorlar. Bu da Siverek üzerinde devletin uygulamaya geçirmek istediği “dindar gençlik” politikasının ürün verdiğini gösteriyor. Yanı başında yaşanan Rojava’daki katliamlar karşısında tepki gösterenlerden çok katliam destekçilerinin sesinin Siverek’te daha fazla çıktığını görmek de Ulusal Kürt Kongresi öncesi özelde Siverek, genelde Kürdistan için büyük bir eksiklik olduğunu vurgulamak istiyorum. Bu açıdan önümüzdeki yerel seçimler çok önemlidir. Sorun BDP’li birinin seçilmesi değildir. Sorun Siverek’teki siyasi yaşamda Kürtlüğün ve Kürdistanlığın yeridir. Bu dinamiği yaratacak olan Kürt siyasal hareketidir.

Siverek’te devlete sıkı sıkıya bağımlı aşiret yapısı sadece Kürt siyasetini hedefine almamıştır. Diğer aşiret ve aileleri de hedefine almıştır. Bunun en önemli nedeni diğer aile ve aşiretleri baskı altında tutarak onların Kürt siyasal hareketine destek vermesi engellenmeye çalışılmıştır. Bu şekilde etkili aşiret çerçevesinde tayin edilen siyasi ilişkilerin gelişmesinin önü sonuna kadar açılmıştır. Bunlar siyaset yapsa da sistem partilerinde yapsınlar anlayışı devam ettirilmiştir. Ancak bunların sistem partilerinde etkili olmasını da istememişlerdir. Siyasal İktidarı elinde bulunduran AKP’nin özellikle Siverek’te yerel seçimlerde başarılı olmayışı bu yerel güç/devlet gücüyle bağlantılıdır. Anlaşıldığı kadarıyla AKP Mart 2014 seçimlerinde bunu kırmaya çalışacak gibi görünüyorsa da mevcut yapının kendisini AKP içinde devam ettirme amacını da görmek gerekiyor. Mevcut belediyede belediye başkan yardımcılığı yapan birinin bu süreç içinde AKP’ye katılmasını başka bir şekilde yorumlamak mümkün değildir.

1960’lı yıllarda Türkiye İşçi Partsi’nin (TİP) en büyük mitinglerinden birine ev sahipliği yapan Siverek’in uykusundan uyanması dileğiyle. Yaklaşık on yıl önce aramızdan ayrılan Sinan Sonkurt’u ve kısa bir süre önce yitirdiğimiz Ali Solduk’u ve nice devrimci Siverekliyi saygı ve rahmetle anıyorum.

Feyzi Çelik

feyzice@gmail.com

Yorumları görüntüle

  • siverek belediye spor siverek gücü spor haberlerini bekliyoruz takımlar kamptan geldi artık bilgi edinmek istiyoruz şehrimizin haber sitelerinden takımımızı takip etmek istioz.

Yakın zamanda eklenen haberler

  • Sağlık

Diz ağrıları her yaş grubunda görülüyor

Haber Merkezi - Harran Üniversitesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet…

16 saat önce
  • Siverek Belediyesi

Emekli başkan yardımcısı Gelener hayatını kaybetti

Haber Merkezi - Siverek Belediyesi’nde uzun yıllar görev yapan, belediyecilik anlayışıyla birçok kişiye örnek olan…

1 gün önce
  • Siverek Belediyesi

Başkan Bucak ve Milletvekili Yazmacı’dan yaralı öğrencilere ziyaret

Haber Merkezi - Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde geçtiğimiz günlerde yaşanan menfur olayda yaralanan öğrencilere anlamlı ziyaret.…

1 gün önce
  • Son Dakika

Şanlıurfa’da bir belediyeye yönelik soruşturma başlatıldı

Haber: Cuma Sarı - Adalet Bakanı Akın Gürlek, gazetecilerin sorularını yanıtlarken Şanlıurfa'da bir belediyeye yönelik…

1 gün önce
  • Asayiş

Siverek merkezli uyuşturucu operasyonlarında 15 tutuklama

Haber Merkezi - Şanlıurfa'nın Siverek ve farklı ilçelerinde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 23 şüpheliden 15'i tutuklandı.…

1 gün önce
  • Yaşam

Siverek’te saldırıya uğrayan okulda eğitim yeniden başladı

Haber: Cuma Sarı - Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde silahlı saldırı nedeniyle ara verilen okulda, güvenlik önlemleri…

2 gün önce