Türkiye’nin Tarımdaki 7 Sorunu-3-4-5

Yazarımız Ziraat Mühendisi Tevfik Alak tarafından kaleme alınan yazı serisinin daha önceki ilk 2 yazısına Tevfik Alak – Çiftçinin Sesi köşesinden ulaşabilirsiniz.

TARIMDA KENDİNE YETERLİ YEDİ ÜLKEDEN BİRİ OLAN TÜRKİYE’NİN YEDİ TEMEL SORUNU

3.ÜRETİM MALİYETİNİN YÜKSEKLİĞİ VE PAZARLAMA ZİNCİRİNİN ÇOKLUĞU

Çiftçilerimiz dünyanın en pahalı girdileri ile üretim yapıyor. Bu yüzden maliyet yüksek oluyor. Tarımsal üretimde maliyetin büyük bölümü ENERJİ yani elektrik ve MAZOT girdileri oluşturur. Ülkemizde bu ikisin üzerinde büyük oranda ÖTV ve KDV baskısı var. Bizim çiftçilerimizin rekabet durumunda olduğu gelişmiş ülkelerin çiftçileri elektriği de mazotu da çok ucuza satın alıyorlar. DEVLET ÇİFTÇİNİN KULLANDIĞI ELEKTRİK VE MAZOTTAN ÖTV VE KDV ALMAZSA BATMAZ AMA ÖTV VE KDV BASKISI TÜRKİYE TARIMINI BİTİREBİLİR. Bu konu da pamuğa özel bir yer açmak gerekir. Bahsettiğimiz özel nedenlerden dolayı pamuk ekimi bitmek aşamasına gelmiş durumda. 2000 yılından 2013 yılının sonuna kadar pamuk ithalatı için ödenen döviz miktarı 15 milyar dolar oldu. Sembolik üretim yapan birkaç ülke saymasak ( Bulgaristan Taylan ve Yunanistan ) Türkiye dünyanın en yüksek maliyetli üretimini yapan ülkedir. Bir Kg kütlü pamuğun maliyeti ABD de 88, Çin de 73, Pakistan da 35, Türkiye de 95 cent/kg yani 2 TL dır. Aynı sezon kütlü pamuk satış fiyatı 1,29 TL/Kg dır.

ÜRETİCİLERİMİZİN PAMUK ÜRETİMİNE GERÇEKTEN PARA KAZANMALARI İÇİN 3-5 YILDA BİR ABD YADA ÇİNDE KÜRESEL FİYATLARI ETKİLEYEN BİR GELİŞMEMİ OLMASI GEREKİYOR.

Pamuk tarımının gerilemesine neden olan bir diğer neden de sıfır gümrüklü pamuk ithalatına izin verilmesi, üretim maliyetinin yüksekliği yüzünden çiftçilerimiz pamuk tarımını bırakmış durumdalar. Bunları bilmek için akademisyen olamaya gerek yok sanırım.

Çözüm yolarından bir tanesi de Pazar zincirinin azaltılması yönünde üreticilerin kuracağı kooperatiflerle aynı zaman da hem tüccar hem de sanayici olabilmeleri ile ilgilidir. Yine sıfır faizli krediler tarım dışı sektöre ve büyük çiftçilere değil küçük ve orta ölçekli işletmelere verilmelidir.  Bazı ürünlerin borsaları Türkiye de kurulmalı söz gelişi pamuk, fıstık, kayısı gibi…

4.TARIMIN SANAYİLEŞMESİ-TARIMDA MODERNİZASYON

Tarımda söz sahibi olmanın bir ayağı da tarımda modernizasyon, tarıma dayalı sanayinin gelişmesi ve modern tarım tekniklerinin uygulanmasıyla mümkündür. Örneğin piyasada ömrü biten birçok makine var, bu makineler çiftçiye büyük bir külfet olurken sanayicilerimizin de ürün satamamalarına neden oluyor.  Çok basit bir anlatımla ekonomik ömrünü tamamlamış bir biçerdöverin yaptığı zararı örneklemek istiyorum. TÜRKİYENİN YILLIK BUĞDAY REKOLTESİ 19 MİLYON TONDUR. ESKİ BİÇERDÖVERLERİN KULLANILMASINDAN DOLAYI TANELERİN %3 Ü YERE DÜŞMEKTE. BU %3 KAYIP 15 MİLYON ÇUVAL UN, BİR MİLYARA YAKIN EKMEK VE TÜRKİYE İHRACATININ %7 Sİ DEMEK.

Yeteri kadar AR-GE çalışmalarımız olmadığı için kendi tohumumuzu yapamıyor, milyarlarca doları dışarı akıtıyoruz. Bir örnekleme yapacak olursak 200 dekar domates tarlasının kazancı ile 3–5 kg hibrit domates tohumunun kazancı aynı olmaktadır.

Tarımın sanayileşmesi kadar tarıma dayalı sanayinin kurulması da çok önemlidir. Tarımsal ürünleri işleyip dış pazara sunacak fabrikaların kurulması da şarttır. Gelişmemiş ülkeler onbinlerce dönüm patates ekimi yapar, gelişmiş ülkeler ise bu ülkelerden çok ucuza patates alır, patates cipsi olarak elli kat bir fiyatla geri satar. İşte gerek tarımın sanayileşmesi gerekse tarıma dayalı sanayinin kurulması bu kadar önemlidir.

  1. TARIMSAL İŞLETMELERİN YAPISAL BOZUKLUĞU

Tarımsal sorunlarımızdan önemli bir tanesi de tarımsal işletmelerin yapısal bozukluğudur. Bunu arazilerin küçük parçalara bölünmesi ve işletmelerin küçülmesi şeklinde iki boyutu vardır. Şöyle ki ülkemizde tarım arazileri yıllar içinde biryandan miras hukukundan kaynaklanan olumsuzluklar olmak üzere çeşitli nedenlerden dolayı küçük parçalara bölünürken, diğer yandan nüfus artışına paralel olarak işletme sayısı artmış, işletmelerin arazileri azalmıştır.

  Ülkemizde tarım işletme sayısı sürekli artar, işletme büyüklüğü azalırken başta ABD olmak üzere gelişmiş ülkelerde tam tersine işletme sayısı azalıyor işletme büyüklüğü artmaktadır. Türkiye’nin 57 milyar dolarlık tarımsal üretimini 4 milyon çiftçi ailesi gerçekleştirirken, Almanya’nın 43 milyar dolarlık üretimini sadece 500 bin ailesi gerçekleştiriyor. Bu durum hem çiftçilerimizin üretim maliyetini yükseltmekte, hem de birim alanda elde ettiğimiz verimi etkilemektedir.

Yakın zamanda eklenen haberler

  • Şükrü Dolaş
  • Yazarlar

Biz ne kadar suçluyuz?

İyilik ve kötülük, insanlığın varoluşuyla birlikte hep var olmuştur. Dileğimiz, kötülük kelimesinin insan yüreğinden bir…

2 gün önce
  • Asayiş

Şanlıurfa’da uyuşturucu operasyonunda 1 kişi tutuklandı

Haber: Osman Serhat Dolaş – Şanlıurfa’da uyuşturucu madde imal ve ticareti yaptığı iddiasıyla gözaltına alınan…

2 gün önce
  • Asayiş

Siverek’teki operasyonda 6 zanlı tutuklandı

Haber: Yusuf Eyyüp Sarı - Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bilişim sistemleri kullanılarak dolandırıcılık yapıldığı iddiasına yönelik…

2 gün önce
  • Siverek Belediyesi

Başkan Bucak koltuğunu öğrencilere devretti

Haber Merkezi - Siverek Belediye Başkanı Ali Murat Bucak, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk…

2 gün önce
  • Sağlık

Harran Üniversitesi Hastanesi’nde kardiyolojide simülasyonla invaziv eğitim düzenlendi

Haber: Yusuf Eyyüp Sarı – Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı tarafından girişimsel kardiyoloji…

2 gün önce
  • Eğitim

Siverekli Çocuklara 23 Nisan Armağanı

Haber: Şükrü Dolaş - Merkezi İstanbul’da bulunan “Hayata Dair” kadın grubu üyeleri, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde…

2 gün önce