
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası yaptığı basın açıklamasıyla ülke genelinde üç gün iş bırakacağını açıkladı. Camikebir mahallesindeki sendika binasında yönetim kurulu üyesi Dilek Gümüşlü, SES’in ülke genelinde aldığı kararla üç gün grev yapacaklarını söyledi.
Gümüşlü tarafından okunan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Binlerce Sağlık Çalışanını İşsiz Bırakabilir misiniz? Yeni bir Ödeme-Sözleşme Yönetmeliği yayımlandı. Yönetmeliğe göre binlerce aile hekimi, birinci basamak sağlık çalışanı işsiz kalabilir. Yüz binlerce yurttaş hekimsiz, hemşiresiz kalabilir. Neden? Olanları özetleyelim.
2014 Mayıs ayında Sağlık Bakanlığı bir müjde (!) verdi: “Bundan sonra aile hekimleri hastane acillerinde nöbet tutacak. Acillerde hekime ihtiyacımız var, aciller perişan” dedi.
Biz sorduk, acillerin perişan olmasının nedeni Sağlıkta Dönüşüm Programı olabilir mi? Aile hekimleri nöbet tutarsa acil servislerin perişan hali giderilebilir mi?
Tüm hekimler, basın, halkımız tartıştı. “Olmaz, koruyucu sağlık hizmetleri yok edilerek, acil sağlık hizmetleri düzeltilemez. Bir yanlış başka bir yanlışla düzeltilemez” dedik. Eylem yaptık, basın açıklamaları yaptık. Anlattık, anlattık, anlattık. Sağlık Bakanlığı Ocak 2015’te yeni bir cümle kurdu: Gece gündüz hafta sonu Aile Sağlığı Merkezleri açık kalacak. Hekimler, hemşireler nöbet tutacak.”
Nöbete kalan sağlık çalışanlarının can güvenliğinden endişe edildiğini belirten Gümüşlü, “Yine oturduk düşündük, tartıştık. Olabilir mi? Nöbete kalan arkadaşlarımızın can güvenliği sağlanabilir mi? Nöbet ertesi hekimini, hemşiresini bulamayan bebeklerin aşısını kim yapar, hastaların şeker, tansiyon takibini kim yapar, karışıklıklar olmaz mı? Biz, hekimler, hemşireler yeniden karar verdik. Kulağa hoş gelen her gün her dakika hemşire hekim bulabilme kolaylığı bu kadar hekim, hemşire ile yapılabilir mi? Bu uygulamada 24 saat hekim bulundurmanın karşılığı koruyucu sağlık hizmetlerinin keşmekeşe itilmesi mi? Hangi yol, yöntem hekim ve hasta için daha iyi? Bizler nöbete gitmedik; halkın da, biz sağlık çalışanlarının da bundan zarar göreceğimize karar verdik. Soruşturmalar başladı, ceza üstüne ceza yağdı. Sağlık çalışanları doğru yaptıklarından emin oldukları için geri adım atmadı. Biz doğruyu yapmaya devam edeceğiz, halkın sağlığını tehlikeye atmayacağız dedi. Geldik, 16 Nisan 2015’e… Sağlık Bakanlığı bir cümle daha kurdu: “Cezaları artırdım, artık sizi işten atacağım. Hem de soruşturma bitmeden, davalar sonuçlanmadan.”Ödeme–Sözleşme Yönetmeliği ceza yönetmeliğine dönüşmüş. Cezaların neye göre belirlendiğini açıklayamıyorlar, çünkü dünyanın hiçbir ülkesinde cezayla koruyucu sağlık hizmeti verilmiyor. Tam tersine koruyucu sağlık hizmeti veren çalışanlar teşvik ediliyor ki, onlar da daha çok halkını eğitsin, öğretsin. Hastaların kendi sağlıklarını nasıl koruyacaklarını öğretsin. Şimdi aklımıza şöyle bir soru geliyor, Bakanlık neden ısrar ediyor? Cevap; sağlıktan daha çok para kazanmak için. Baştan söylediğimiz gibi sebep Sağlıkta Dönüşüm Programı. Sağlıkta Dönüşüm Programı sağlıktan para kazanma programıdır. Cebinden para ödemeyenin nitelikli sağlık hizmeti alamadığı programdır. Sağlıktan para kazanma hırsı yok olmadan sorun çözülemez. Tüm sistem düzeltilmeden acil servislerin sorunu çözülemez. Tüm sistem düzeltilmeden birinci basamak koruyucu sağlık hizmetlerinin sorunu çözülemez. Sağlığa erişimin önünde ki parasal engeller kaldırılmadan sorun çözülemez. Bizler son kez ve güçlü olarak Sağlık Bakanlığını uyarmak istiyoruz” dedi.
Gümüşlü basın açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı: “Bu kadar hekimi ve hemşireyi işsiz, halkımızı hekimsiz bırakamazsınız. Bizleri dinlemeden, ceza yağdırarak, korkutarak sağlık sistemi kuramazsınız. Haklı olduğumuzu, halkın sağlık hakkını koruduğumuzu biliyoruz. Sizi son kez uyarmak için 20-21-22 Mayıs’ta G(ö)REVDEYİZ. Acil Taleplerimiz: Sağlık çalışanlarına cezalandırma tehditleriyle sopa gösteren ödeme-sözleşme yönetmeliği geri çekilmelidir. Sağlık hizmeti almanın önündeki tüm parasal engeller, katkı-katılım payları kaldırılmalıdır.”
İyilik ve kötülük, insanlığın varoluşuyla birlikte hep var olmuştur. Dileğimiz, kötülük kelimesinin insan yüreğinden bir…
Haber: Osman Serhat Dolaş – Şanlıurfa’da uyuşturucu madde imal ve ticareti yaptığı iddiasıyla gözaltına alınan…
Haber: Yusuf Eyyüp Sarı - Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bilişim sistemleri kullanılarak dolandırıcılık yapıldığı iddiasına yönelik…
Haber Merkezi - Siverek Belediye Başkanı Ali Murat Bucak, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk…
Haber: Yusuf Eyyüp Sarı – Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı tarafından girişimsel kardiyoloji…
Haber: Şükrü Dolaş - Merkezi İstanbul’da bulunan “Hayata Dair” kadın grubu üyeleri, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde…