
Sizlere o kutsal mesleğin anlamı ve o kutsallığının hakkını veren eli öpülesi, anne ve baba yarısı olan yüreği kocaman insanların meslek kutsallığını anlatmayacağım. Klasik fedakâr öğretmen hikâyelerinden söz etmeyeceğim.
Birçok insana göre o fedakâr öğretmenlerin hikâyeleri, yaprakları sararmış, kitaplar öğretmen veya öğrenci anı defterlerinde kaldı. Kime sorsan” Ah… Ah ..Nerede o babacan fedakar öğretmenler ?“ diyecekler.
Bu yazımda eskiye oranla sayıları az olsa da, yüreği öğrencilerinin başarısı için çarpan öğrencilerini öz çocuklarından ayırmayan, çocuklarına verecekleri zaman ve sevgiyi öğrencilerine vererek; onların topluma birer yararlı bireyler olması için yüreğini ortaya koyan öğretmenlerin çabalarını sizlerle paylaşıp bu koca yürekli insanların evladım dediği öğrencileri için yaptıklarını anlatmak istiyorum.
Birkaç gün önceydi; Öğretmen Şehit Metin Gençdal Ortaokulu müdürü sevgili kardeşim Mehmet Ali Karavar’ı ziyaret etmek bir çayını içmek amacıyla okula gittim. Okulun koridorlarından geçerken müdür yardımcısı yazılı odanın içinde on kız çocuğu misafir koltuklarının üzerinde sessiz bir şekil de önlerinde ki test kitapçığı üstünde çalışıyorlardı. Manzara o kadar hoşuma gitti ki fotoğraf makinemle yarınlarımın umudu olan Siverek’in gerçek sahibi olan kızlarımızın fotolarını çektim.
Okul Müdürü odasına gidip neden bu çocukların müdür yardımcısı odasında çalıştıklarını sorduğumda okul müdürünün anlatımları beni duygulandırdı.
TEOG, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (Sınavı) birinci basamağına sayılı günler kalmış. Okulda görevli 15 öğretmen gönüllü olarak hafta içi her gün çocukları sınavlara hazırlamak amacıyla; okulda gönüllü olarak mesai yapıyorlar. Yüreği kocaman bu öğretmenler öyle bir iki saat ders ücreti için bu işi yapmıyorlar, tersine bazı öğretmenler kendi ceplerinden öğrencilere test kitapçığı alıyor, içlerinden bir bayan öğretmen kendi sınıfında ki yoksul öğrencilerini elbisesini ve kırtasiye ihtiyacını karşılıyor..
Okul Müdürüne sakıncası yoksa bu gönüllü öğretmenlerin etüt sınıflarını gezmek istediğimi söyleyince. Okul müdürü beni o kocaman yürekleriyle oluşturdukları sınıflara götürdü. Sınıflarda derin bir sessizlik ve bir o kadarda ciddiyet vardı. Hani bazı kalemler yazar ya ölüm sessizliği, bu sınıflarda ki ciddiyet ve sessizlik güneşin ılık ışıklarıyla gelen doğal sessizliği yani yaşamın ilk sessizliğiydi.
O kocaman yürekli eli öpülesi öğretmenlerin dersini bozarım, korkusuyla bende olanca gücümle sessizce fotoğraflamak istiyorum bu fedakârlığın tablosunu.
Sınıflardan ayrılıp müdür odasına yönelirken okul müdürüne dönerek; ben bu yiğit insanların elini ayağını öpmek istiyorum. Bu insanlar gidip evlerinde çocuklarıyla eşleriyle ilgileneceklerine, ya da bir arkadaşıyla tavla, okey oynayacağına tüm zamanlarını, kendi çocuklarından ayırmadıkları öğrencilerine vermişler ben bunların kalem mürekkep kokan ellerinden öpmek isterim.
Müdür kardeşim bir başka öğretmen grubunun kendi imkânlarıyla yaptığı çalışmayı anlatınca bir kat aşağı inip o çalışmayı da görmek istedim. Öğretmenler kendi çabalarıyla hiçbir kurumdan destek almadan modern bir İngilizce sınıfının inşaatı içindeydiler.
Bu fedakarlıklar karşısında bir Siverekli olarak memleketimin çocuklarına hiçbir şey yapamamanın ezikliğiyle müdür odasına gidip gelen çayı içmeye başladım..
Beynimde öğretmen ve fedakârlık cümleleri dolaşırken müdüre sordum; Bu fedakâr insanları nasıl ödüllendiriyorsun?
Müdür kardeşim çekmecesinden bir çikolata kutsu çıkarıp “ her birine birer çikolata ikram ediyorum “ şeker hastası olmama rağmen, o fedakârlığın tadını almak için bana uzattığı çikolata kutusundan bir tane alıp yedim.
Bu yazıyı yazmamda ki amaç kimseyi övmek değil Sezar’ın hakkını Sezar’a vermektir. İlçe Kaymakamımız Sayın DR. Vural Karagül ile İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Ferit Karaoğlu’dan naçizane talebim bu kocaman yürekli bilim emekçilerinin sizde gidip bir çayını için…
İyilik ve kötülük, insanlığın varoluşuyla birlikte hep var olmuştur. Dileğimiz, kötülük kelimesinin insan yüreğinden bir…
Haber: Osman Serhat Dolaş – Şanlıurfa’da uyuşturucu madde imal ve ticareti yaptığı iddiasıyla gözaltına alınan…
Haber: Yusuf Eyyüp Sarı - Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bilişim sistemleri kullanılarak dolandırıcılık yapıldığı iddiasına yönelik…
Haber Merkezi - Siverek Belediye Başkanı Ali Murat Bucak, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk…
Haber: Yusuf Eyyüp Sarı – Şanlıurfa Harran Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Anabilim Dalı tarafından girişimsel kardiyoloji…
Haber: Şükrü Dolaş - Merkezi İstanbul’da bulunan “Hayata Dair” kadın grubu üyeleri, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde…
Yorumları görüntüle
Değerli Öğretmen rumuzlu kardeşim, söz konusu okulda her gün bu kurslar verilmektedir, sizin bahs ettiğiniz ise hafta sonları normal kurslar verilmektedir, bu fedakar arkadaşlar kendi öğrencilerine materyalleri kendileri temin ediyor, ayrıca bu okulun öğretmenleri kendi imkanları ile yine öğrencileri için modern bir ilginizce sınıfı oluşturdukları için haber konusu olmuşlardır. Eleştiriniz için teşekkür ediyorum, eğer böyle hafta içi öğrencilerine kurs veren fedakar Öğretmenlerimiz varsa haber konusu yaparız...
Şükrü abi böyle bir yazı araştırmacı ve gazeteci kimliginize yakışmadı, şu an bütün okullarda taşıma merkezlerin tümünde Yetiştirme kursları aktif bir şekilde yapılıyor. Öğretmenler böyle bir hizmet sunduklarinda ise karşılığında saat başı kurs ücreti ve hizmet yıllarına ilaveten hizmet puanı hanelerine yazılıyor. Yani kimse bir çikolata karşılığı böyle bir hizmet sunmuyor Bilginize