Sen/Ben/Ayna

Hey aynada ki sana diyorum. Hep hayal ettin de ne oldu,

Karşılıklı bir sohbet bile edemedik şimdiye kadar ki yenilgilerinle.

Yokuş yukarı çıkmayı severdin de dizlerin tutmaz oldu artık

Toplu ulaşım araçları da büyük kolaylık bak sen tarzı olmasa da

İhtiyarlara hürmet olmasa da indirimli artık şehir içi taşımacılık.

Ümidini kara taşlarla paylaştın bak onlarında yerini beton duvarlar aldı

Sakın dedim, denedim ki sadece, bilmiyorum, göremedim dedin bana,

Deneye deneye bir ömrü katakulli ettin yaldızları dökük yalanlara,

Her seferinde bir mazeret buldun yalnız savaşlarına.

 

Bir cepheden bir cepheye, bir yangından bir yangına koşar durursun

Başında ne miğferin, elinde ne köpüğü var denizlerin.

Kimseler; yerden kaldırdığın, ellerinden tuttun diye dönüp bakmazlar

Onlar bir an önce kaçarken heybetli fakirlikten.

Ellerin nasır, yüreğin buz tutması gerekirken git bir de aşka düş iyi mi?!

Sen yine ceplerin bomboş, elinde bir simit paylaşmaya insan aradın.

Ne oldu bitirdin hatalarını,  yıldın, nankördün, vefasızdın, hayırsızdın, hep kendine.

Yılların geçti, saçların ağardı, hala uslanmadın, gözün, boynunu büken çiçeklerde.

Akıllanmaz bir çocuktun yaş yetmişe geldiğinde de.

Yağmur mu olacaksın da sulayacaksın umutları, çağlayanlara dönsen

Üzerinden araba geçen, bina dikilen, petrol akıtılan, baraj kurulan, kan damıtılan

Koskoca dünyayı sen mi yeşerteceksin, bir tutam tohumu eksen ne olur ne olmaz.

Coğrafya atlaslarına bakarken görmedin mi her sınırda akmakta olanları.

 

Ne getirdin şimdiye kadar yarım ekmek peynir zeytin üstüne, Afrikalı bir çocuk gülümsemesi, Çin’den kedi miyavlaması, Ortadoğu’dan, Afganistan’dan adı unutulan kadınları, yağmur ormanlarından zehirli atıklarla ölen cıbıldak kabile adamlarını, balinaların fısıldadığı şarkıları.

Hala ellerin cebinde gözlerin kuşlarda gezersin, sofrayı kuran kaldırsın,

Gönülde yatan aslanlar uyansın dersin,

Sen hep fakir, hem de kendini bilmezsin. Şimdi bende bırakıp gidiyorum seni, Biraz daha egonu dinleseydin, yastık altında altın biriktirseydin. Heveslerinle öpseydin, bırakıp gitseydin, gücü olanlardan korksaydın, kula kulluk etmeyi bilseydin, senden bir halt olmaz çok bekledim. Benim şansıma da senin gibi sersem çocuk yürekli bir deli düştü napayım. Ölüyoruz işte bakalım ne zaman bulurlar senin habis cenazeni belediye…

Paylaş

Yakın zamanda eklenen haberler

  • Asayiş

Siverek’te huzur uygulaması

Haber: Yusuf Eyyüp Sarı – Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde asayişin sağlanması ve suçun önlenmesine yönelik “Huzur-63…

2 gün önce
  • Yaşam

Siverek’te uçurtma şenliği düzenlendi

Haber: Cuma Sarı - Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde öğrencilerin katılımıyla renkli görüntülere sahne olan uçurtma şenliği…

2 gün önce
  • Asayiş

Siverek’te 2 kilo 400 gram eroin ele geçirildi, 1 kişi gözaltına alındı

Haber: Cuma Sarı - Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde uyuşturucu madde imal ve ticaretine yönelik düzenlenen operasyonda…

3 gün önce
  • Asayiş

Halfeti Belediyesi’ne şafak operasyonunda 49 şüpheli gözaltına alındı!

Haber: Cuma Sarı - Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinde belediyeye yönelik düzenlenen şafak operasyonunda, aralarında eski belediye…

3 gün önce
  • Şükrü Dolaş
  • Yazarlar

Siverek’te güçlü basın için örgütleniyoruz!

Dünyanın birçok yerinde basın zor şartlar altında, adeta kör-topal bir durumda. Türkiye’de ise basın özgürlüğü,…

3 gün önce
  • Şükrü Dolaş
  • Yazarlar

Biz ne kadar suçluyuz?

İyilik ve kötülük, insanlığın varoluşuyla birlikte hep var olmuştur. Dileğimiz, kötülük kelimesinin insan yüreğinden bir…

4 gün önce