Bir zamanlar örgüt ve kitap yan yana geldiğinde ailelerin yüreklerinde büyük korkular yaşanırdı.
Siverekli ailelerin yaşadığı korkular yersiz değildi. Yan yana gelmek birde kitap okumak aydın olmak, sorgulamak bildiği güzel şeyleri insanlarla paylaşıp insanların mutluluğu için çalışmak başlı başına bir suçtu.
1980 askeri darbesinden sonra kitap okuyanlar, memleket sorunları için bir araya gelenler, bir bir işkence tezgâhlarından geçirildi, kimisi yıllarca hapishanelerde yattı, kimside mahpusluk ve işkencelere rağmen hayatta kalma şansına sahip değildi.
Bir nesil’in vahşice heder edildiği bir Türkiye fotoğrafında, o fotoğrafın en yakıcı karesi Siverek oldu.
Artık kitap okumak korkulu bir eyleme dönüştü. Okuma aşkını yitirmeyenler hırsızlık yapar gibi, toplumdan ve ailelerinden bile gizli okumaya çalıştılar.
Sıkıyönetimler, olağan üstü haller ve bu hallerde yaşanan gayri insani ve ahlakı haller korkutulmuş bir toplum oluşturdu.
Yeri gelmişken okumakla ilgili bir anımı sizlerle paylaşayım. Okul okumadığım için o dönemde üniversitede eğitim gören ağabeylerimin yardımıyla okuma yazmayı sökmüştüm. Ankara üniversitesinde okuyan bir dostun bana armağan ettiği Ahmed Arif’in” hasretinden prangalar eskittim” kitabını okuyordum.
Bir süre ailemden uzak kalıp tekrar eve geldiğimde Rahmetli annemden kitabımı istedim. Anam önce” yaktım” dedi. Kızdığımı görünce bana kitabın bulunduğu yeri gösterdi.
Askeri rejimin baskılarının verdiği korkuyla annem kitabı alıp yan komşumuzun avlusunda bulunan soğan ekili toprağa gömmüştü.
Dünyada belki kimsenin yapmadığını annem yapmış şiir sevgisiyle soğanların yeşermesine katkıda bulunmuştu.
Bizim dönemdeki okuyan, düşünen, sorgulayan, toplumunu aydınlık yarınlara taşımaya çalışan bir nesil devletin yanlış politikaları sonucunda heder edildi.
Askeri darbe ve sonrasındaki siyasal uzantılarının arzuladığı, gençlerimizin tamamı olmasa da büyük bir kesimi sadece kendisini düşünen” bana neci” okumayan, okuyamadığı için düşünemeyen, düşünemediği için sorgulayamayan, kendilerine dokunmayan yılanın büyümesi için zemin hazırlayan bir nesil yetişti.
Ülkede gelişen demokrasi mücadelesi, eğitim düzeyinin yükselmesi özellikle Siverekli üniversiteli gençlerin sayısının artmasıyla, şahsen benim arzuladığım, okuyan, sorgulayan, kendi toplumu için karınca kararınca çabalayan bir gençlik oluşumu beni mutlu etti.
Siverekli üniversite öğrencilerinin oluşturduğu Gençlik Platformu değerli üyeleri, çoğunluğu arkadaşım ve dostum olan Siverekli yazarları ilk kez Siverek’te bir araya getirecek. Siverekli Yazar Mehmed Uzun’un ansını yaşatmak genç nesillere Mehmed uzunu tanıtmak için gösterdikleri çabayı takdir ediyorum.
Gençlik Platformu düzenlediği bu güzel Etkinliğe Kemal Siyahhan, Rıfat Mertoğlu, İbrahim İnecik, Hicri İzgören, Mustafa Sancar, Sinan Karakaş gibi usta kalemler katılacak. Ayrıca konuk yazar olarak Mehmed Uzun anısına kitap yazmış
“Uzun Romanın” yazarı Ferzende Kaya’yı bir araya getirecek
24 Nisan’da Saat 13.00’da Eyüp Cenap Gülpınar Gençlik Merkezi’nde gençleri yazarlarla buluşturacak olan Platform, Mehmed Uzun’u unutturmamak adına bir panel düzenleyecek.
Panelin yöneticiliğini sevgili Dostum Siverekli bir yazar olan Hasan Baydilli yapacak. Etkinlikten sonra ise yazarlar bazı okulları ziyaret ederek öğrencilerle sohbet edecek.
Uzun yıllardan sonra Memleketimin değerli evlatlarının oluşturduğu Gençlik Platformu üyelerinin yaptıkları bu kültürel etkinlikten dolayı kendilerini kutluyorum.
Daha çağdaş ve yaşana bilir bir Siverek’in oluşumuna katkı sunacak olanlar okuyan, düşünen ve sorgulayan gençlerin olacağına inanıyorum.














