
İslam inancında her insanın alnına yazılmış bir kaderi vardır. Hatta din adamları, bu kaderin insan oğlunun ana rahmine düşmesiyle yazılmaya başladığını iddia ederler. Ben Allah’ın hiçbir kulunun düşmanı olduğuna inanmıyom. Eminim ki Hak, böyle acı ve gözyaşıyla dolu bir kader yazmaz.
Elbet bir kader var, fakat bazı açıkgözlüler ihmaller sonucu yaşanan ölümleri, cinayetleri, yine ihmaller sonucu yananı, boğulanı, yani ihmalden doğan her felaketin adını “kader” koymuşlar. Bu kader değil. Allah hiçbir kulunun düşmanı değil!…
Sorumluluktan kaçmanın, insanları uyutmanın adı kader olmuş. Bence olmamalı. Adalet yerini bulmalı. Herkes ettiği kadar cezasını bulmadıkça kader gömleği hep bize giydirilecek.
Siverek’ten mevsimlik tarım işçisi olarak Karaman’a giden ailenin içerisinde bulunduğu otomobilin su kanalına devrilmesi sonucu Kesmekaya (Badrik) Mahallesi nüfusuna kayıtlı aynı aileden 3 çocuk yaşamını yitirdi. Kazada anne, baba ve iki çocuk ise yaralandı.
Önceki gün içimiz bir kez daha yandı. Yıllardır ihmaller sonucu yitirdiğimiz canlarımıza yenileri eklendi. Çocuk yaşta üç yavrumuz, bana göre ihmaller sonucu; bazılarına göre ise kaderlerinde olduğu için yaşamını yitirdi.
Benim bildiğim, altmış yıldır bu acılara tanıklık ediyorum. Daha yedi yaşındayken tarım işçilerinin çocuklarının bir sandığa oturtulmuş vaziyette konulan cesetlerini gördüm. Komşumuz olan bir ailenin yedi yaşlarındaki kızları, pamuk işçiliği sırasında bir gölette boğulmuştu ve cesedi bir eşya gibi sandığa konulmuştu.
Aradan uzun yıllar geçti. Değişen hiçbir şey olmadı. Tarım işçilerinin hayatında ölümün adı kader olmuştu.
Önceki gün de böyle oldu. Gazetelerin sayfalarında, televizyon ekranlarında yine acı, gözyaşı ve hüzün yayıldı Siverek toprağına.
Haberde ihmallerden söz edilmiyor. Bozuk yollardan hiç söz edilmiyor. Ajanslara ve gazetelere yansıyan haberi bir kez daha sizlerle paylaşayım:
“Siverekli tarım işçilerinden kahreden haber: 3 çocuk hayatını kaybetti.
Siverek’ten mevsimlik tarım işçisi olarak Karaman’a giden ailenin içerisinde bulunduğu otomobilin su kanalına devrilmesi sonucu Kesmekaya (Badrik) Mahallesi nüfusuna kayıtlı aynı aileden 3 çocuk yaşamını yitirdi. Kazada anne, baba ve iki çocuk ise yaralandı.
Kazayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık, jandarma, AFAD ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yapılan incelemede araçta bulunan sürücü M.İ.’nin çocukları Mehmet Mustafa İ. (4), Ramazan İ. (12) ve Mehmet Sinan İ.’nin (5) olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.
Kazada sürücü M.İ., eşi ve iki çocuğu ise yaralandı. Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından ambulanslarla Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
Hayatını kaybeden üç çocuğun cenazeleri otopsi işlemleri için aynı hastanenin morguna götürülürken, çocukların Siverek’in Kesmekaya (Badrik) Mahallesi nüfusuna kayıtlı oldukları öğrenildi.
Edinilen bilgilere göre aile, Şanlıurfa’dan Karaman’a mevsimlik tarım işçisi olarak gitmişti. Tarladaki çalışmalarını tamamlayan ailenin çadırlarına dönerken kazanın meydana geldiği belirtildi. Yaşanan facia Siverek’te büyük üzüntüye neden oldu.”
Akşam saatlerinde bu üç can Siverek toprağına teslim edildi.
Bu kazanın olduğu küçük köprünün üzerinde yola dair hiçbir önlem yok. Yol demek için bin şahit ister; bildiğimiz stabilize yol. Köprücüğün iki yanında demir bariyerler yok. İşaret yok. Yok ha yok.
Ne var?
Ölüm var.
Haberde değerli ve muhterem yetkililerin hiçbir eksiği yokmuş gibi anlatılıyor. Hata da kusur da suç da ölenlerde.
Korkarım yolu kirlettikleri için onlara ceza bile yazılır.
Sadece bu olay değil. Her yıl yaklaşık 35 bin insan, bunların çoğu çocuk, tarım işçiliği için yola düşüyor. Sigortasız yola düştükleri gibi çadır kurdukları yerlerde yaklaşık üç veya dört ay çalışacak olmalarına rağmen yine sigortasızlar. Sosyal güvenlik sıfır!..
Ölümler olmasına rağmen hiçbir yetkili toprak ağalarına “Siz bunları nasıl sigortasız çalıştırıyorsunuz?” demiyor ya da diyemiyor. Kanunlar ve kurallar egemenlerden yana.
Bu sigortasız yolculuk ve işçilik Siverek’te de yapılıyor. Kural yok, denetim yok. Ağamın canı sağ olsun! Kader deriz geçeriz. Üç beş gün yas tutulur, sonra aynı tas aynı hamam.
Bu ülkede hukuk yok. Yasalar mülkiyeti olanların yasası.
Size sormak isterim; bu ölümlerde ihmali olanlara bir ceza verilseydi, bu kadar çok ölüm yaşanır mıydı?
Bu ihmaller zincirini yazmaya kalksam, buradan Karaman’a ölüm yolu olur.
Buradan Siverek Baro Temsilciliği başta olmak üzere, bu ülkenin cesur ve namuslu avukatlarına bir çağrımdır.
Karaman’daki bu ihmal ve ölüm karşısında sessiz kalmayın. Dosya hâlâ tazeyken, deliller karartılmadan bu işin peşine düşün. Düşün ki ihmalde bulunanlar bu halkın çocuklarının sahipsiz olmadığını anlasınlar.
Bilsinler ki ölümler ve gözyaşları kimsenin yanına kâr kalmıyor!..
Haber Merkezi - Siverek Belediyesi tarafından düzenlenen öğretmenler arası voleybol turnuvası, final karşılaşmalarının ardından sona…
Haber: Cuma Sarı - Osman Serhat Dolaş - Karaman'da dereye devrilen otomobilde hayatını kaybeden 3…
Haber Merkezi - Dicle Elektrik, Şanlıurfa’da kaliteli, kesintisiz ve sürdürülebilir enerji dağıtımı hedefiyle yatırım, bakım…
Haber Merkezi - Siverek Belediyesi tarafından düzenlenen öğretmenler arası voleybol turnuvasında yarı final karşılaşmaları tamamlandı.…
Haber Merkezi - Siverek Gazeteciler Cemiyeti, Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinde sürüklenen tekneye ilişkin haber çalışmasının ardından…
Haber Merkezi - Siverek Belediyesi ile Türkiye Satranç Federasyonu Şanlıurfa İl Temsilciliği iş birliğiyle düzenlenen…