Suriye’deki kardeş kavgasını ve burada yaşanan insanlık dramını uzun uzadıya anlatmaya gerek yok.
Sağır ve kör olmayan, her insan en az benim kadar Suriye’de savaşta yaşanan ölümleri ve insanlık suçuna varan zulümleri görüyor duyuyor.
Suriye’de yaşanan vahşetin sonucunda vatansız kalan, canlarından birer parçayı ya toprağına gömüp, ya da ateşin ortasında bırakıp, bilmedikleri topraklara göç etmek zorunda kalıp gelen insanları gördüğümüzde hepimiz bir ağızdan şunu demişiz:” Allah hiç kimseyi vatanından yurdundan etmesin çok şükür bizim durumumuz iyi, bizde onlar gibi olabilirdik?”
Evet, gerçekten Suriye’nin içine düştüğü yangın, bizim ülkemizde olabilirdi? Bizde onların şuan içinde bulunduğu duruma düşebilirdik! Allah korusun ki öyle bir durumda değiliz.
Çoğunuz televizyonlarda, izliyorsunuz, gazetelerde okuyorsunuz; son günlerde aramızda hayata tutunmaya çalışan Suriyeli kardeşlerimize karşı bilinçli bir saldırı yapılıyor. Dikkat ederseniz ilk tepkiler Kahramanmaraş’ta başlatıldı. Ortada hiçbir neden yokken, birkaç kendini bilmez, saf ve temiz vatandaşları çeşitli söylentilerle kandırarak sokaklara döktüler; ”Suriyelileri istemiyoruz…” Sesleri yükselmeye başladı. Merhamet sahibi sağduyulu vatandaşların sayesinde Kahramanmaraş’tan sonuç alamayan art niyetli şahıslar boş durmadı.
Maraş’tan sonra olaylar bu kez Gaziantep’te yaşanmaya başlandı. Suriyeli bir vatandaş tartıştığı ev sahibini bıçaklamıştı. Cinayetin ve insan öldürmenin hiçbir haklı nedeni yokken art niyetli gazetecilerinde olayı çarpıtması sonucu binlerce vatandaş sokaklara döküldü kendi ülkelerindeki ateşten kaçan tüm Suriyelileri bir kişinin ateşinde yakmak istediler.
Sonra anlaşıldı ki Suriyeli vatandaş kira bedeli için ev sahibini öldürmemiş, işin aslı namus meselesiymiş!..
İşin aslı ne olursa olsun; namus veya kira bedeli. Bir kişinin işlediği suçun cezasını bir ulusun tüm fertlerine kesmek hangi dini veya beşeri hukuka sığar? Hangi merhamet sahibi bu cinayeti bahane edip suçsuz ve masum insanları, bu insanlar ki vatanlarından yurtlarından kaçmış aç ve susuz hayata kalma mücadelesi verirken, sığındıkları yerden zorla göçe ettirir?
Ben insanım diyen hiçbir kişi, bir kişinin işlediği ferdi suçun cezasını bir topluma kesmez.
Suriyeli vatandaşlara yapılan bu ırkçı ve faşist saldırılar toplumda destek bulmayınca, şekli insan kafası hayvan olanlar yeni senaryolar sahneye koyarak, ciğeri yanmış bu insanların ciğerlerini tamamen yakmak için fırsat kolluyorlar.
Cinayet olayından sonra bu işi tezgahlayanlar; Gaziantep halkını Suriyelilere karşı kışkırtmak amacıyla; Suriyelilerin şehrin su şebekesini zehirledikleri yalanını yaymaya başladılar vatandaşlar bu yalana o kadar inanmış olacak ki kısa sürede hastanelere sözde zehirleme vakıaları gelmeye başladı.
Yapılan incelemelerde, alınan su numunelerinde suda hiçbir zehirleme belirtisinin olmadığı ortaya çıktı. Doğrusu şoven ve faşist zihniyetin Gaziantep’te hangi oyunu tezgâhlayacağını merak ediyorum. Sağduyulu vatandaşların bu oyuna gelmemeleri bunlara verilecek en büyük ders olacak.
Aynı zihniyetin mensupları; bu kez Hatay’ın Dört yol ilçesinde bir senaryo tezgahladılar. Konu bir Suriyelinin küçük çocuğa sarkıntılık etmesi. Sözü edilen cinsel istismarın olup olmadığını sorgulamayan bazı kişiler ilçede yaşayan Suriyeli vatandaşları kendi hayvani şoven duygularını tatmin etmek için topyekun cezalandırma yöntemini seçtiler, Suriyeli kardeşlerimize ait iş yerleri yağmalandı veya yakıldı, kendi ülkelerindeki ölüm korkusuyla kaçıp Ülkemize gelen Suriyeliler ölüm korkusuyla yaşadıkları alanlara sığınmak zorunda kaldılar.
Birçoğunuz Suriyeli kardeşlerimizin ne zorluklarla hayata tutunmaya çalıştıklarını görüyorsunuz. Bunları burada tekrarlamanın anlamı yok, şunu belirtmek isterim; Bu insanlara karşı bilinçli bir saldırganlık geliştirilmek isteniyor. Dikkat ederseniz Suriyeli istemiyoruz sözü ile olayların yaşandığı il sınırları bitişik. Birileri Suriyelilere karşı bilinçli olarak tezgâh kuruyor.
Ben insanım diyen, ben Müslümanım diyen herkesin bu şovenizm tezgahını bozması gerektiğine inanıyorum.
Suriyeliler kardeşimiz, birinin yanlışını hepsine mal etmek art niyetli olduğumuzun göstergesidir.
Yurdundan, yavrusundan uzak kalmış, hayatta kalmak için yarı aç, yarı tok evsiz barksız yaşamaya çalışan bu insanlar bizim insanımız unutmayalım, düzenlenmek istenen şovenizm tezgahını boşa çıkaralım…

Haber: Cuma Sarı - Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde otomobilin şarampole devrilip takla attığı kazada 2 kişi…
Haber: Cuma Sarı - Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde akraba aileler arasında çıkan kavgada 1 kişi yaralandı.…
Haber: Cuma Sarı - Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde hayvan otlatırken yakınına yıldırım isabet eden 16 yaşındaki…
Haber: Cuma Sarı - Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde, bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçundan hakkında 5…
Haber: Cuma Sarı - Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde durdurulan araçta yaklaşık 250 kilogram nakil ve menşei…
Haber: Cuma Sarı - Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinde bilişim sistemlerini kullanarak dolandırıcılık yaptıkları belirlenen 3 şüpheli…