
AK Parti iktidarı döneminde Türkiye genelinde yol ve sağlık alanında yapılan hizmetler her dönemde iktidarın ve bölge milletvekillerinin övündüğü hizmetlerdir.
Bölgemizin ekonomik ve sosyal yaşamına rahat bir nefes aldıran Nissibi köprüsünün hizmete girmesi herkes tarafından alkışlanacak bir hizmettir.
Köprünün hizmete girmesiyle Siverek Adıyaman arasında ulaşım akışı hızlandı. Nemrut turizm bölgesinin yanı sıra Menzil ziyaretine gitmek isteyen bölge insanları Siverek Kâhta (Feribot) yolunu tercih ettiği için bu yolda yoğunluk yaşanmaya başlandı. Tek şeritli karayolu ihtiyaca cevap vermediği için yolun genişletilerek çift yol yapılması için yolda çalışmalar başladı.
Buraya kadar her şey normal ve güzel. Normal olmayan yoldaki çalışma biçimi ve yöntemidir. Bunu ben söylemiyorum, karayollarında yıllardır teknik eleman olarak görev yapan kişilerde diyor. Yeni yapılan yolun şeridi tamamlanmadan mevcut olan eski yolun asfaltı kazılarak zorla yapılan ulaşım daha da zorlaşarak, bu yolda seyahat etmek zorunda kalan sürücüler deyim yerinde ise Azrail ile köşe kapmaca oynuyorlar.
Karayolunun ölüme davetiye çıkardığını Gazeteci arkadaşlarımız defalarca haber yapıp bu konuda yetkilileri uyarmaya çalıştı. Milliyetçi Hareket Partisi Siverek İlçe Başkanı Mustafa Fettahlı, var olan yolun bilinçli olarak kazılmasının ölümlere davetiye çıkaracağını, ölümlerin yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınması için yetkilileri göreve davet etmişti.
Onlarca sosyal medya hesabından yolun ölümcül fotoğrafları paylaşılmış yolda gerekli önlemlerin alınması yolun kazılmaması istenmişti.
Takip ettiğim kadarıyla ne gazeteciler, ne siyasetçiler nede bölgede yaşayan insanlar seslerini bir yere duyuramamıştır.
Kısacası yüzlerce insanın yaptığı “İnşallah kaza olmaz, İnşallah kimse ölmez!” duası ve temennisine rağmen yolda maddi hasarlı ve son olarak ta ölümlü kaza meydana geldi.
Kalınağaç (Daroğun) köyü ilkokulu öğrencilerini taşıyan servis dolmuşu yolun tozlu ve dumanlı olmasından dolayı şarampole yuvarlanması sonucu aracın sürücüsü maalesef yaşamını yitirirken 19 öğrencimiz de çeşitli yerlerinden yaralandılar. Bu kaza günler önce geliyorum diyordu ancak maalesef önlem alamadık, canımız yandı. Sadece ağladık.
Yeter diyoruz, yaşanmasın bu ölümler. Gerçekten yolda yapım ve çalışma hatası varsa bunların sorumlularından hesap sorulmalıdır. Verilen hizmeti eziyete çevirmeye kimsenin hakkı yok! .
Benim görüşüm yaşanan son kazayı yargıya taşımak gerekiyor. Karayolları genel müdürlüğü hakkında suç duyurusunda bulunmalıdır. Kalınağaç köylülerinin yüreği yandığı için bana telefon açıp “tepkilerini dile getirmek için yolu trafiğe kapatacaklarını söylediklerinde” kendilerine şunu söyledim: “Haklı bir konumdayken kendinizi haksız bir konumda bırakmayın, şikâyetiniz varsa hukuk mercilerine başvurun, eğer yol çalışmasında bir aksaklık, mühendislik hatası varsa hukuka başvurun. Hakkınızı adalet mekanizmalarında arayın..”
Yazılacak şok şey var. Fakat son kez şunu belirtmek istiyorum…
Lütfen bu ağıtlara sesiz kalmayın, başka ölüm ağıtları yakılmasın, analar ağlaması eşler dul, çocuklar yetim kalmasın.














