İnsanın anavatanı çocukluğudur. Çocukluğunu doya doya yaşamamış bir insanın mutlu olması çok zordur. Bir annenin ve bir babanın en önemli görevi, çocuklarının çocukluğunu doya doya yaşamalarına olanak oluşturmaktır.
Biz de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Siverek’teki çocukların durumlarını bir şiirle ele almak istedik.
Siverek’te Çocuk Olmak
Siverek’te çocuk olmak
Eve ekmek götürmektir.
Çarşıda, pazarda 4 tene
Mexdenos 1 TL demektir.
Siverek’te çocuk olmak
Boş tavla, boş tavla demektir.
Ağabey tartayım mı?
Sabahtan siftah yapmadım demektir.
Siverek’te çocuk olmak
Seyyar satıcı olmak demektir.
Siverek’te çocuk olmak
Cami önlerinde dilenmek demektir.
Siverek’te çocuk olmak
Babası İstanbul ’larda
Çalışmaya giden bir çocuğun
Babam nerede, babamı istiyorum demesidir.
Siverek’te çocuk olmak
Okula yarım yamalak gitmek,
Kış gününde okula
Terlikle gitmek demektir.
Siverek’te çocuk olmak
10 – 15 kardeşle pamuk tarlasında,
Soğan tarlasında, kısaca bütün tarlalarda
Gezip büyümek demektir.
Siverek’te çocuk olmak
İnternet kafe ve kahve
Köşelerinde büyümek ve
Sokak çocuğu gibi yaşamak demektir
Siverek’te çocuk olmak
Babası veya annesi kan davasından,
Töreden veya kör kurşundan ölen çocuğun
Öksüz veya yetim kalması demektir
Siverek’te çocuk olmak
Çocukluğunu yaşamadan büyümek demektir
Siverek’te çocuk olmak
Birilerinin bu zorlukları kolay yapması
Ümidiyle yaşamak demektir
Siverek’teki bütün çocukların
Geldi 23 Nisan, Neşeyle doluyor insan
Herkes sevinç dolu
Geldi 23 Nisan, diyebilmesi ümidiyle



eyvallah keke bekir
Mahmut, yüreğine sağlık dost.
teşekkürler melike. ben var olan bir durumu kelimelerle lanse etmeye çalıştım o kadar. yazılarımı okuyan ve takip eden herkese teşekkür ederim.
süper olmuş haklısın