
Sevdanın il vurgununu yediğim gün,
Toy bir delikanlıydım.
Yiğit her Kürt genci gibi;
Gururu bir kurşun yaptım
Sıktım yüreğimin orta yerine…
Barut kokusu, sigara kokusuna karıştı
Sonra koca bir karanlık..
Karanlığı aydınlatmak
Ondan kalan anıları yakmak adına
Bir kibrit kutusu yaktım.
Kibrit alevinde gülümsedi bana..
O yanmadı!.
Öncel ellerim yandı.
Sonra Yüreğim..
Yüreğim yangınında bir anam ağladı ..
Gözyaşlarımızı su yaptık..
Döktük yüreğimin yangının orta yerine
Daha çok zamanla yaktı, bedenimi.
Sonra o bildik lafı söyledi anam
“ zaman her şeyin ilacıdır oğlu”
Farkında değilim zamanların
Olmadı!…
Yürek yangını zamana yenilmedi
Daha bir tutuştu..
Şehir ve mekân dinlemedi.
Her daim, benimleydi yangınım
O çoktan terk etmişti beni.
Yangın daha kor yanarak terk etmedi beni..
“Her yolun bir bitişi var”.
Der..Kürt bilgeleri
Oysa; sevdaya giden yolun sonu yoktu..
Uykusuz geceler…
Anlamsız sabahlarla buluştu..
Anlamsızdı zaman ve mekân
Yangın giderek büyüyordu zaman geçtikçe.
Zaman zamanla koca bir yalana dönüştü.
Sevdanın yangını ve yürek acısı
Dinmek bilmedi!..
Zaman her şeyin ilacıdır diyen anam
Zamana yenik düşüp öldü!.
Birkaç aydı anacığımın ölüm acısı.
Şimdi arada sırada uğrarım mezarına anamın.
Ve şöyle seslenirim toprağına:
Çocukken beni şekerle kandırdığın gibi;
Zamanla kandırmaya çalıştı.
Hani: zamanla geçer demişti.
Geçmiyor canım annem geçmiyor.
Ben yanına gelmeden:
Başucunda toprağa düşmeden
Bu yürek yangını ve sevda acısı dinmeyecek!..
Keşke her acı: düşüp dizimi acıttığımda
Ve sen öpüp” bak öptüm birazdan geçer”
La Vallah geçmiyor canım Annam.
Kurban olduğum geçmiyor
Zaman yaktı yüreğimi
su söndürmüyor,ancak toprak söndüre..
Çağır beni yanına..
Belki o zaman söner yürek yangını…














