(Özel Haber – Cuma Sarı) Hür Dava Partisi (HÜDA-PAR) Genel Başkan Yardımcısı Vedat Turgut, 15 Temmuz Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişiminin ardından meydanlara çıkan halka destek amacıyla geldiği Siverek ilçesinde önemli açıklamalarda bulundu.
15 Temmuz tarihinde milletin büyük bir saldırıya maruz kaldığını belirten Turgut, “Bu darbe girişimi tarihi bir kez daha hatırlamamıza vesile oldu. 1920 tarihinde emperyalist devletler olan Amerika, İngiltere, İtalya ve Fransa, memleketimizi tarumar etmek için ülkemize saldırdılar. Urfa’ya, Antep’e, Maraş’a, İstanbul ve İzmir gibi her tarafa saldırdılar. O dönemde milletimiz Kürdüyle, Türküyle, Arap’ıyla, Çerkez’iyle Zaza’sıyla o saldırılara nasıl göğüs gerip can verip milletinin iradesini kurtardıysa, bugün de anı emperyalist devletler nasıl ki Irak’ta, Suriye’de fitne uyandırıp oraya girip bir daha çıkmadılarsa, darbe adı altında fitne ile Türkiye’ye girmek istediler. Lakin milletimiz Cumhuriyet’in kuruluşundaki o ruh ile meydanlara çıkıp tankların önüne geçip uçaklara engel olmak için canlarını defa ettiler. Biz bu darbe saldırısında 260 şehit verip 2 bine yakın yaralı verdik ama bu şehitlerimiz milyonların kurtulması için kendilerini feda etti. Biz o şehitlere minnettarız, bu ülke Suriye olmadıysa onların fedakârlığı sayesindedir” diye konuştu.
Darbe girişiminde FETÖ’nün yanı sıra NATO yanlısı generallerinde rol aldığına işaret eden Vedat Turgut, darbede çok sayıda komutan, akademisyen, mütefekkir, yazar ile muharririn yer aldığını ve yardımcı olduğunu söyledi.
-“Allah’ında bir hesabının olduğunu unuttular!”
Onların bir hesabının olduğunu söyleyen Turgut, Allah’ın da bir hesabının olduğunu ifade eden Genel Başkan Yardımcısı Turgut şöyle konuştu:
“Onlar kendilerince bir tuzak hazırladılar fakat Allah’ın tuzağının en hayırlı olduğunu bilmediler ve muvaffak olamadılar. İnsanlarımız bu tuzağa düşseydi ve bu darbe başarılı olsaydı 50 yıl geriye giderdik ama insanlarımızı bunu gördü ve tüm kesimler meydanlara çıktı. 1960, 1980 ve 28 Şubat post modern darbesinde çok zulüm gördüler ve neleri yaşayacaklarını biliyorlardı. O yüzden meydanlara çıkıp tanklara ve panzerlere saldırdılar. Milletimizin istikbali için kendilerini feda eden canlara minnettarız ve teşekkür ediyoruz.”
“Türkiye’de meclise ilk defa bomba yağdırıldı”
“Gerçekten bazıları bize “bunlar ne zalim çıktı?” dediklerinde “biz bunları zaten biliyorduk” diyoruz. İnsanların üzerine bomba yağdıranlar, meclisi de bombalar. Biz bunları 1990’lı yıllardan biliyoruz. O tarihlerde camilerde, Kuran kurslarında çocuklara ders veren ve o çocuklar PKK’ye yâda diğer örgütlere katılmasın diye, uyuşturucu bağımlısı olmasın diye binlerce gencimiz bu FETÖ polisleri, askerleri, savcıları ve hâkimleri tarafından gözaltına alınarak her türlü işkenceye maruz bırakıldılar. Her türlü işkenceyi reva görüp gençlerimizi hapsettiler. Sırf camilerde Kur’an dersi veriyor, Peygamberimizin hayatını anlatıyor diye gençleri gözaltına alanlar, milleti de bombalar, meclisi de bombalar. O yüzden biz bunları ne denli vahşi olduklarını biliyorduk. Fakat bunu devlet, hükumet ve birçok insan bilmiyordu. Hatta bazıları o dönemlerde “bunlar bu kadar vahşi olamazlar” dediklerin de de biz bunların ne olduklarını anlatıyorduk insanlara.”
-“İade-i itibarı bırakın, hapislerdeki gençlere özgürlüklerini verin”
Başbakan Yardımcısının FETÖ’den mağdur olanlara iade-i itibar yapılacak sözlerini hatırlatan Vedat Turgut, bugün FETÖ soruşturmasında cezaevine giren ve o dönemde zulüm gibi kararlar alan hâkim ve savcıların hapsettiği gençlerin bırakılmasını istedi. Turgut, “Hukuksuz bir şekilde onbinlerce insana ceza verdiler. 25 bin insan gözaltına alındı, 2 bin insan cezaevinde kaldı. Kimisi 5, kimisi 3 yıl cezaevinde kaldı. Bugün ise yaklaşık 500 insan daha da hapiste bulunuyor. Geçtiğimiz günlerde Başbakan Yardımcısı açıklamasında bu örgütten müteessir olanlara iade-i itibar yapacaklarını söyledi. Bizde diyoruz ki bırakın iade-i itibarı, bu örgütün zulmünden dolayı 25 yıldır cezaevinde olan insanları serbest bırakın. Sadece cezaevinde olanlar değil örgütün zulmünden dolayı işinden atılan doktorlar, imamlar ve mağdurları tespit edilip itibarları iade edilmeli” şeklinde konuştu.
Cezaevinde olan masum insanların daha fazla mağdur edilmesini istemediklerini vurgulayan Turgut, FETÖ mensuplarının onların yerine konulmasını istediklerini belirtti. Genel Başkan Yardımcısı Turgut, adaletin ancak o zaman tecelli edeceğini de sözlerine ekledi.
Türkiye’de yaşayan insanların ortak paydasının İslam olduğuna dikkati çeken Genel Başkan Yardımcısı, kötü niyetli insanların ve devletlerin bu ortak paydayı ortadan kaldırmak istediklerini söyledi.
-“90 yıllarda OHAL’den çok zararlar gördük”
“OHAL gerçekten ağır bir durumdur” diye konuşan Vedat Turgut, sözlerini şöyle sürdürdü: “1990’lı yıllarda büyük eziyetler ve hakaretler gördük. Mademki OHAL ilan edildi adalet ile hareket edilmeli. Suçlu ve suçsuz ayırt edilebilmeli. Evet, ortalığı ateş sardığında kuru ve yaş beraber yanar, bugünde görüyoruz ki binlerce insan gözaltına alınıyor. Bu darbenin gerçekleşmesi için elinden geleni yapanlar, insan kanı dökenler, fitneye sebep olanlar mutlaka cezalandırılmalı. Fakat masum insanlar ve bu darbeden haberi olmayanlar, mesela askerlerden er olanların hiçbir şeyden haberleri yok. Bunlar birbirinden ayırt edilmeli. Masumlar serbest bırakılmalı.”
Bu darbeye ve dökülen kanlara sebep olanların en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini belirten HÜDA-PAR Genel Başkan Yardımcısı Vedat Turgut sözlerini “OHAL masumları etkilememeli” diyerek bitirdi.





Yorumlar
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ilk paylaşan siz olun.
Yorumunuzu Yazın
Görüşlerinizi bizimle paylaşın.