
Kudüs üç büyük semavi dinin başkenti konumundadır. Kudüs hem Müslümanlar, hem Hristiyanlar hem de Museviler için önemli olmakla birlikte paylaşılamamaktadır. Öyle görünüyor ki büyük çoğunluğumuz, beni sadece Müslümanlar ilgilendirir Kudüs bizimdir, diyor. O zaman Kudüs’ün İslam dinindeki önemini öğrenelim.
İslam dininin son peygamberi Hazreti Muhammed’in İsra ve Miraç hadisesine ev sahipliği yapan Kudüs… Hazreti Muhammed’in Miraç’a yükseldiği yer olarak bilinen Kudüs, aynı zamanda Kabe’nin kıble seçilmesinden önce Müslümanların yıllarca yöneldikleri ‘ilk kıble’ olarak biliniyor… Haçlı Seferleri sonucunda Hristiyanların eline geçen Kudüs, Eyyubi Devleti kurucusu Selahaddin Eyyubi ile yeniden İslam topraklarına katıldı… Sonrasında, 1917’deki İngiliz işgaline kadar asırlarca Osmanlı yönetiminde kaldı…
Yıllardır aynı şeyi yapıyoruz ancak hiçbir kazanç elde edemiyoruz. Kudüs’te Müslümanlar öldürülür, basın açıklaması yaparız, Mescid-i Aksa ibadete kapatılır ama biz yine slogan atmaktan başka bir şey yapmayız. Hep merak etmişimdir basın açıklamasını düzenlemek ilk kimin aklına geldi. Artık kendimizi aşarak basın açıklamalarından öteye gitmeliyiz. Bu öteye gitmekten kastım ne tam olarak ben de bilmiyorum ama kendimden emin bir şekilde söyleyebilirim ki ‘Basın açıklamalarıyla Kudüs’ü kurtaramayacağız.’
Bu konuda birçok kişiyle görüştüm, birçok kişiyle tartıştım ama tabi ki görüştüğüm, fikir alışverişinde bulunduğum kişiler hep aynı şeyi söylediler. O meşhur cümle ise ‘Elimizden ne geliyorsa biz onu yapıyoruz.’ oldu. Hatta bazıları bir şeyler yapmayı o kadar çok istiyorlar ki kurdukları cümle ‘Kudüs’e gönderseler gidip savaşırım.’ oldu.
Yıllardır “Kahrolsun İsrail!” diyoruz, boykot kampanyaları yapıyoruz ama ne hikmetse bir türlü kahrolmadı İsrail. Hepimizin tek isteği havaya savurduğumuz sloganlarla İsrail’in kahrolması, yıkılması. Böyle bir şeyin boykot kampanyalarıyla, basın açıklamalarıyla veya slogan atmakla olmayacağını da hepimiz biliyoruz. Deyim yerindeyse göle maya çalıp Nasreddin Hoca misali “Ya tutarsa…” diyoruz.
Basın açıklamalarında yaşadığım bir olayı özetleyerek isim vermeden şöyle anlatayım; Kudüs için ortak basın açıklaması düzenleniyor, Kahrolsun İsrail sloganları atılıyor. Ardından basın açıklamasına katılan veya düzenleyen kişilerden bazıları ceplerinden Muratti, Marlbora ve Parlament gibi sigaraları çıkarıp içiyorlar. Daha 5-10 dakika öncesine kadar slogan atanlar şimdi İsrail marka sigaralarıyla keyif yapıyorlar. Burada inandırıcılık nerede, istek nerede?
Kudüs için bir şeyler yapmayı istiyorsak bunu kalben istemeli, hal ve hareketlerimizi bu isteğe göre şekillendirmeliyiz. Selahaddin Eyyubi’nin torunları artık basın açıklaması düzenlemekten öteye gitmeli…
Haber Merkezi - Harran Üniversitesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet…
Haber Merkezi - Siverek Belediyesi’nde uzun yıllar görev yapan, belediyecilik anlayışıyla birçok kişiye örnek olan…
Haber Merkezi - Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde geçtiğimiz günlerde yaşanan menfur olayda yaralanan öğrencilere anlamlı ziyaret.…
Haber: Cuma Sarı - Adalet Bakanı Akın Gürlek, gazetecilerin sorularını yanıtlarken Şanlıurfa'da bir belediyeye yönelik…
Haber Merkezi - Şanlıurfa'nın Siverek ve farklı ilçelerinde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 23 şüpheliden 15'i tutuklandı.…
Haber: Cuma Sarı - Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde silahlı saldırı nedeniyle ara verilen okulda, güvenlik önlemleri…