
Ülkemizin de üyesi olduğu Birleşmiş Milletlere üye 156 ülke tarafından 10-16 Mayıs Dünya Engelliler Haftası olarak kabul edilmiş olup söz konusu tarih aralığında ‘‘engellenenlerin’’ toplumsal yaşamda karşılaştığı fiziksel, sosyal, psikolojik vb. her türlü problemin çeşitli platformlarda tartışmaya açıldığı ve çözümler konusunda fikir teatisinin yapıldığı farkındalık yaratma haftasıdır.
Öncelikle bu tarihlerin doğru anlaşılması ve idrak edilmesi gerekir. Zira söz konusu tarihler kutlamaların gerçekleştirildiği eğlenme tarihleri değil aksine başta bütün vatandaşlarımız olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşların engellenen vatandaşlarımız ile ilgili çözüm önerilerini masaya yatırması gereken bir tarihtir.
Uygarlıkların gelişmişliğini salt iletişim, ulaşım ve teknoloji alanında yapılan çalışmalar ile değerlendirmenin eksik kalacağı, engellenen vatandaşlarımızın toplumsal izolasyona maruz kalmaları ve sahip oldukları insanlık onurunun ihlal edilme düzeyi uygarlıkların gelişimi ile ters orantılıdır.
Bu anlamda özellikle çağdaş toplumlarda fiziksel ve zihinsel olarak organ bütünlüğü olan birey ile organlarından herhangi birinin işlevini yitirmiş ve/ya kaybetmiş kişi arasında herhangi bir farkın söz konusu olmadığı gibi bu durumda olan bireylere pozitif ayrımcılık tanınarak bu bireyleri topluma kazandırmaya çalışılırken, gelişmemiş toplumlarda ise engelli vatandaşların toplum dışına itilmesi ve insan hakları ihlallerine maruz kalması sıkça gözlenen bir durumdur.
Ülkemizde yakın zamanda kaybettiğimiz Fatih Kaydı nam-ı diğer Mercedes Kadir bu konuda en güzel ve güncel örnek olarak verilebilir.
Mercedes Kadir yaşamının uzun bir dönemini araba olarak hissettiği üç metre boyunda sopası ile geçirmiştir. Kadir gerek trafikte olduğu dönemde bütün vatandaşlar tarafından araç kullanan kişi olarak kabul edilmiş, gerek aracını park ederken vatandaşlar tarafından park yeri ayarlanmış, gerekse de akaryakıt istasyonuna gittiğinde personel tarafından aracına yakıt doldurulacak şekilde muamele gösterilmiş, hiçbir şekilde dışlanmanın, aşağılanmanın insanlık onurunu zedelemenin olmadığı, hem devlet erkânı tarafından hem de vatandaşlar tarafından sahiplenilmiş olmanın en güzel örneğidir. Bu anlamda Malatya halkının kent müzesinde de bu değerine yer vermesi ayrıca takdire şayandır.
İlçemizin bu konudaki karnesine baktığımızda özellikle sayısal olarak bir değerlendirme yapacak olursak bakım hizmetini kendisi tek başına yapamayacak derecede olup ailesinin yanında evde bakım hizmeti sunulan yaklaşık 2 bin 300 vatandaşımızın olduğu, organlarından herhangi birinin ve/veya birkaçının fonksiyonunu yitirmesine rağmen kişisel ihtiyaçlarını karşılayacak durumda olan ise yaklaşık 6 bin vatandaşımızın bulunduğu bilinmektedir. İlçemizin nüfusuna oranladığımızda yaklaşık olarak nüfusumuzun %3 lük gibi muazam bir bölümünün engelli statüsünde olduğu, yaklaşık 40 bine yakın vatandaşın doğrudan veya dolaylı olarak etkilendiği ortaya çıkmaktadır.
Ülkemizde yapılan çalışmalara bakıldığında 2005-2007 yıllarına kadar engellilerin insanlık dışı muamelelere maruz kaldığı, insanlık onuruna yakışmayacak düzeyde bir yaşamlarının olduğu ve herhangi bir ihtiyaç ve taleplerinin yeterince karşılanmadığını, dışlanmışlığın, izolasyonun ve ayrımcılığın had safha da yaşandığını çocukluğumuzun sembolleri olan engelli vatandaşlarımızdan az da olsa hatırlıyoruz. Özellikle bu dönemlerde hem engelliler için hem de aileleri için çetin bir yaşam söz konusuydu. Ailelerin başta eğitim – ekonomik olmak üzere bilinç düzeylerinin düşük olması ve engelliliğin bir utanç vesilesi sayılması aileler ve engellenen vatandaşlarımız büyük zorluklarla karşı karşıya kalıyordu.
Ancak 2005 yılından sonra Evde Bakım hizmeti ile ilgili yapılan yasal düzenlemeler sonrasında azami düzeyde sahiplenme ve ihtiyaçlarının karşılanmasında iyileşmeler söz konusu oldu.
Yapılan yasal düzenlemeler her geçen gün gerek ulusal gerekse uluslararası düzeyde iyileşme yönünde ivme kazanırken söz konusu düzenlemelerin yerel düzeyde ve toplumsal olarak karşılığı maalesef aynı orantıda olmadı/ ve halen aynı düzeyde devam ediyor.
Yerel düzeyde yapılan üst yapı çalışmaları başta olmak üzere özellikle imar alanında yapılan çalışmalarda her ne kadar yasal olarak erişebilirlik ile ilgili maddeler söz konusu olsa da ilçemizde çok ender Kurum, Kuruluş, işletme veya yapının erişebilirlik standartlarına uygun olduğunu görüyoruz.
Aynı zamanda toplumsal duyarsızlığımızın ve yerel denetimlerden yoksunluğumuzun bir diğer tezahürü özellikle üst yapıda şehrin birçok noktasının sarı şeritten yoksun olması, sarı şeritin olduğu yerlerde ise vatandaşların araçlarını park etmeleri veya esnafın ürün koyması âmâ olan vatandaşlarımıza suni engeller çıkartmaktadır.
Yerel anlamda gelişmenin, engelli vatandaşları kabul etmenin ve sahiplenmenin diğer bir karşılığı da kentlerin imar ve inşasında engelli vatandaşların göz önünde bulundurularak inşa edilmesidir.
Ayrıca toplumsal olarakta engellilerimize karşı yeterli düzeyde duyarlılık sahibi değiliz, sanki bir engelli adayı değilmişiz gibi yaşamı bencilce sürdürüp empatiden yoksun bir hayat yaşıyoruz. Covid-19 salgının da aralıklarla evde kaldığımızda ne kadar zorlandığımızı, yasağın kalktığı günden sonra kendimizi sokaklara nasıl attığımızdan görüyoruz. Bizler belirlenmiş günlerde evde bu kadar zorlanırken yaşamının tamamını dört duvar arasına sıkıştırmış koca bedenlerden habersiz olarak ve umarsızca yaşamaya devam ediyoruz.
Toplumsal olarak duyarlılık göstermediğimiz ve empatiden yoksun olarak yaşamımızı devam ettiğimiz sürece gelişmişlik düzeyimiz sadece hayatımızı kolaylaştıran araçlardan ibaret olacaktır. Bizler belki dijital anlamda gelişeceğiz ancak medeniyetten yoksun olacağız.
“Her insanın en az bizler kadar yaşam hakkına sahip olduğunu unutmamak arzusuyla”
Haber Merkezi - Harran Üniversitesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet…
Haber Merkezi - Siverek Belediyesi’nde uzun yıllar görev yapan, belediyecilik anlayışıyla birçok kişiye örnek olan…
Haber Merkezi - Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde geçtiğimiz günlerde yaşanan menfur olayda yaralanan öğrencilere anlamlı ziyaret.…
Haber: Cuma Sarı - Adalet Bakanı Akın Gürlek, gazetecilerin sorularını yanıtlarken Şanlıurfa'da bir belediyeye yönelik…
Haber Merkezi - Şanlıurfa'nın Siverek ve farklı ilçelerinde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 23 şüpheliden 15'i tutuklandı.…
Haber: Cuma Sarı - Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde silahlı saldırı nedeniyle ara verilen okulda, güvenlik önlemleri…