Siverek Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) üyesi bir gurup sendika üyesi ilçenin Hürriyet caddesinde bulunan Lezgo Parkta bir araya gelerek basın açıklaması düzenledi.
14 Mart tıp bayramı dolayısıyla iş bırakma eylemi düzenlediklerini aktaran SES Siverek temsilcisi Besim Altın yaptığı basın açıklamasın tam metni şöyle: “Değerli halkımız, saygıdeğer sağlık ve tıp emekçisi çalışanları; Bir çocuğun yasının tutulmasına dahi izin vermemek insanlığın bittiği yerdir. Türkiye artık insanların iyice kutuplaştığı, birilerinin acısıyla “birilerinin” alay ettiği bir yerdir. “Ustalık” dönemini yaşayan iktidarın ülkemizi getirdiği yer burasıdır. Berkin’in gülen gözleri, güzel yüzü bütün anlamlı haliyle bize bakıyor. “Bir şeyler yapın” diyor, “Ben sadece ekmek alacaktım” diyor, “kafamı kırdılar” diyor, “ben daha çok yaşayacaktım” diyor. Onu hayatta tutamadık, içimiz sızlıyor. Bugün ‘Tıp Bayram’ıymış öyle mi? Tıp mı bıraktınız, sağlık mı bıraktınız? Hangi derdimizden söz edelim? Böylesi bir ortamda nasıl sağlık hakkından, hekimlikten, hemşirelikten, söz edelim? İnci dişleriyle bir çocuk, gözümüzün önünde kafasından vurulup, eriyip giderken ağız diş sağlığından nasıl söz edebiliriz ki? Yıllardır anlatmaya çalışıyoruz, sağlık her insan için doğuştan gelen bir haktır. Mesleğimizi özgürce yerine getirmek, ayrımsız herkese hak ettiği sağlık hizmetini, kendi haklarımızı da alarak vermek istiyoruz.14 Mart Tıp Bayramında, sağlıkta yaşadığımız problemleri kamuoyunun bilgisine sunmak ve çözüm önerilerimizi dile getirmek için burada bulunuyoruz. Bildiğiniz gibi hükümet “sağlıkta dönüşüm programı” adı altında her gün yeni kanunlar, yasalar, yönetmelikler çıkarmakta. Bu gün çıkarılan bu yasa ve yönetmeliklerin hem halk açısından, hem de sağlık hizmeti sunan bizler açısından nasıl kaosa döndüğünü sorgulayacağız ve taleplerimizi bir kez daha dile getireceğiz. Sağlıkta dönüşüm programı çerçevesinde getirilen performans sistemi ile hastalar ‘puan’a dönüştürülmüş ve performansa göre ücretlendirme sistemi getirilmiştir. Kışkırtılmış sağlık talebi nedeniyle toplum adeta hastalıklı kılınarak her gün hastaneler ‘hasta’ insanlarla doldurulmaktadır. Performans hekimler arası iç barışı bozmakta, hekimin nitelikli bir hizmet sunmasını engellemekte, tıbbi malpraktise neden olmaktadır. Popülist siyasi politikalarla Sağlık personeli toplum ile karşı karşıya getirilmeye çalışılmış, şiddet olayları hiç olmadığı kadar bu dönemde yaşanmıştır. Aile Sağlığı Merkezlerine nöbet sistemi getirilerek sistem amacından koparılmakta, aile Hekimleri ve personeline nerede ihtiyaç varsa orada çalıştırma dayatılarak özel bir çalışma alanı olmaktan çıkarılmaktadır. Oysa Aile Hekimliği 1. Basamak koruyucu sağlık hizmeti vermesi gereken bir kurumdur. Gebe İzlem, Bebek izlem, Aşı, Çocuk izlem, Loğusa izlem vb takipler ceza puanı ve maaş kesintilerine şantaj aracı olarak çoğu kez kullanılmaktadır. Aile hekimleri, hekimliklerinden ziyade, kira, fatura, sigorta, kağıt-kırtasiye, kalibrasyon, jeneratör, internet, temizlik, personel vb işlerle daha çok zaman harcamak zorunda bırakılmıştır.
Birinci basamakta denetimler bir mobing aracı olarak kullanılmış ve haksız ceza puanları verilmiş sözleşme feshine kadar gidilerek aile hekimlerinin iş güvencesi ortadan kaldırılmıştır. Koruyucu sağlık hizmeti veren 1 basamak sağlık hizmetleri de paralı hale getirilmiştir. Hemşirelerin meslek unvanları ellerinden alınarak “eleman” olarak tanımlanmaya başlanmış ve iş güvenceleri ortadan kaldırılmıştır. TSM personelleri joker olarak nerede bir eksiklik varsa oraya gönderilmektedir. Sağlık alanında taşeronlaştırma ve hizmet alımları ile öncelikle güvenlik, temizlik, yemek hizmetleri özelleştirilirken, şimdi kamu-özel ortaklığı ile devlet hastanelerinin özelleştirilmesi adımları atılmaktadır. Taşeron, sözleşmeli, döner sermayeden sözleşmeli, vekil, çakılı vb statülerde personel çalıştırılarak iş güvencesi ortadan kaldırılmış, angarya ve fazla çalıştırma artmıştır. Personel eksikliğinden kaynaklı zorunlu Geçici görevlendirmelerle iş yaptırılmaya çalışılmış ve bu hal bıktırıcı bir seviyeye ulaşmıştır.
Katkı katılım payları ile vatandaşın cebinden muayene ücreti, ilaç ücreti vb adı altında çıkan para katlanarak artmış, özel hastanelerde %200’e kadar ilave ücret alınmasının önü açılmıştır.
Bizler; Personel eksikliğinin giderilmesi, Angarya ve fazla çalışmaya karşı, Performans baskısına karşı, emekliliğe de yansıyacak temel ücret için, nitelikli sağlık hizmeti sunacak güvenli-şiddetten arınmış iş ortamı için, aile hekimlerin tedavi edici sağlık hizmetinin yerine koruyucu sağlık hizmetini daha nitelikli verebilmesi için Acil Servislerde nöbet tutma zorunluluğunun kaldırılması için;
Güvenceli iş için Nitelikli sağlık eğitimi için, tam gün düzenlemesi ile öğretim üyelerinin özele pazarlanmasının iptal edilmesi için, özel hastanelerde çalışan sağlık personelinin sendika ve odalara üyeliklerinin yapılabilmesinin koşullarını oluşturmak için, “ruhsatsız sağlık hizmeti sunma suçu” diye bir tanımlama getirilerek hastane dışında verilebilecek sağlık hizmetinin “suç” kapsamına alınmasının iptali için. Herkese Anadilinde (Arapça, Kürtçe, Türkçe, Lazca, Zazaca, Çerkezce gibi) ücretsiz ve ulaşılabilir sağlık ve sosyal hizmet verilebilmesi için. Bu amaçla biz de ilimizde iş bırakarak hükumete taleplerimizi iletiyoruz. Bu vesile ile herkesi sesini yükseltmeye ve bunun mücadelesini vermeye davet ediyoruz. Katılımlarınızdan dolayı teşekkür ederiz” dedi.
Basın açıklamasının ardından gurup olaysız bir şekilde dağıldı.














