
Değerli okurlar, şehrimizde elbette ki herşeyin yerli yerinde olduğunu söylememiz mümkün değil ancak biraz da kendimizi sorgulamamız gerektiğini düşünüyorum.
Siverek’te trafikte direksiyon başına geçen herkesin dilinde aynı cümle var: “Trafik kilit, düzen yok.” Sonra hemen şu soru geliyor: “Polis nerede?”
Ama biraz dürüst olalım… Sorun gerçekten sadece polis mi, yoksa biraz da biz miyiz?

Şehir merkezinde kısa bir tur atın; dörtlü yakıp yol ortasında bekleyenler, “iki dakikalık işim var” diye şeridi kapatanlar, yaya geçidinde frene basmayı gereksiz görenler… Herkesin acelesi var ama kimsenin kurallara sabrı yok. Trafik sıkışınca da hemen suçlu arıyoruz.
Şehir merkezinde kısa bir tur atın; dörtlü yakıp yol ortasında bekleyenler, “iki dakikalık işim var” diye şeridi kapatanlar, yaya geçidinde frene basmayı gereksiz görenler… Herkesin acelesi var ama kimsenin kurallara sabrı yok. Trafik sıkışınca da hemen suçlu arıyoruz.
Bizde dörtlü yakmak neredeyse “Ben buraya bırakıyorum” demek olmuş. Oysa dörtlü acil durum içindir. Yol ortasında duran bir araç sadece arkasını değil, bütün trafiği etkiler. Küçük bir hata, birkaç sokak ötede kuyruk oluyor.
Bir de yayalar var… Trafikte en korunmasız olan onlar ama yaya geçidinde durmak hâlâ çoğumuza “iyilik yapıyormuşuz” gibi geliyor. Oysa bu bir tercih değil, mecburiyet.
Trafik sıkışınca en kolay çözüm yolu olarak emniyeti suçluyor ve “Polis yok” diyoruz. Ama gerçek şu ki her sokağın başına polis dikmek maalesef mümkün değil. Polis elinden geleni yapar ama kurallara uymayı alışkanlık haline getirecek olan bizleriz.
Bugün trafikte sorun varsa çözümü sadece cezada değil biraz da davranışlarımızı değiştirmekte aramalıyız. Kurallara uyan arttıkça trafik de rahatlar.
Belki de önce kendimize sormamız lazım: “Ben trafikte ne kadar kurallara uyuyorum?”
Çünkü çoğu zaman sorun sistem değil, bizim alışkanlıklarımızdır. Trafik hepimizin ortak alanı ve düzeni sağlamak da hepimizin işi. Birbirimize saygılı olmak ümidiyle..













