“Vallahi hükümet kumarcıdır!”

Yazımın başlığını attıran söz, bahis oyunlarında yaşamının büyük bir bölümünü enkaz altında bırakan bir gence ait.

Bu gençlere; paranın her şey olduğu, temel insani değerlerin her geçen gün yerini bencilliğe, “bana ne”ciliğe, kısa yoldan köşe dönmeciliğe bıraktığı, kısacası insani olmayan her yolun mubah görüldüğü bir devire doğru ilerlediğimizi anlatmaya çalıştım.

Paranın bazı insanlar için ilah konumuna geldiğini, okuduğum Medeniyetler Çatışması kitabından bir örnek vererek anlattım. Yazar kitabında şöyle diyordu:

“Önce insanların tek tanrısı vardı. İnsanlar tek tanrılarına tapar ve ona ibadet ederlerdi. Sonra insanlar kendi elleriyle ikinci bir tanrı yarattılar; birinci tanrıyı unutup ikinciye tapar oldular. İnsanlar parayı tanrı yerine koydular.”

Sohpetimiz derinleştikçe konu madde bağımlılığına ve bahis oyunlarının insanların yaşamlarında nasıl depremler yarattığına geldi. Tanık olduğum olaylarla; yasal ve kaçak bahis yüzünden yıkılan yuvaları, insanların nasıl kendi elleriyle yaşamlarına son verdiklerini anlatmaya çalıştım.

Genç bana baktı. Sanki onu anlatıyormuşum gibi bozuldu, dudakları titremeye başladı.

“Ben…” dedi. Tekrar dudakları titredi.

Gözleri ağlamaklıydı. Yüzünde derin bir acının iziyle konuşmaya başladı:

“Benim ailemden kimse bahis oyunlarını bilmiyor. Babam, amcalarım şans oyunlarından anlamaz. Her şey kısa yoldan köşe dönme, daha çok kazanma düşüncesiyle başladı. Önce telefonumdan çeşitli bahis oyunları oynamaya başladım. Bir arkadaşın yardımıyla futbol, basketbol hatta gol sayısı üzerine oyunlar oynuyordum.

Kısaca anlatayım; eşim üç aylık gelinken altınlarını sattım. Bir yanım batıyordu, bir yanım da kaybettiklerimi tekrar yerine koyacağımı söylüyordu. Her gün biraz daha çaresizlik batağına saplanıyordum.

Borçlanmaya başladım. Ardından pembe yalanlar söyledim. Yalanların rengi karardıkça ailemde ve çevremde bana duyulan sevgi ve saygı gittikçe azaldı.

Borç yüzünden sohpet etmeye tenezzül etmediğim insanların kırıcı sözleri, bir kurşun kadar ağır geliyordu ama ipin ucunu kaçırmıştım. Bahis sitelerini ezbere biliyordum.

Haberlerde yazıyorsunuz; kaçak bahisten bilmem kaç kişi gözaltına alındı diye… Ya Allah aşkına, hükümetin izniyle, bir diğer deyimle hükümet insanları şans oyunlarına yönlendiriyor. Bu da demek oluyor ki bu oyunlara izin veren hükümetler de bahisçidir, kısaca kumarcıdır.”

Çenesi titremeye başladı. Gözleri mayıs yağmurlarına gebeydi. Yanaklarından bir iki damla yaş süzülürken yüzünü benden kaçırıyordu.

“Eşime, çocuğuma bakamıyordum. Kumar alışkanlığı tıpkı afyon alışkanlığı gibidir. Babamı borç batağına sürükledim. Babamın güzel ismi benimle gölgelenmişti.

En çok neye üzüldüm biliyor musun? Çocuğuma…

Çocuğum aklıma düştüğünde gözlerim doluyor. Eşim bana yıllarca dayandı. Kaç kez yemin ettim, kaç kez tövbemi bozdum bilmiyorum. Adeta yalan makinesine dönmüştüm.

Elime üç kuruş geçse nefesi bahis oyunlarında alıyordum. Her şeyin farkındaydım ama bırakamıyordum. Zamanla her şeyimi kaybettim. En önemlisi de insanların bana olan sevgisini ve inancını kaybettim.”

İçini bana döktü.

Söylediklerini düşündüm. “Hükümet kumarcıdır” sözü ağırdı ama üzerinde düşünülmesi gereken bir sözdü.

Gençlerimiz etik ilkelerden yoksun büyüyor. Gelişen teknolojiyi insanlığın hizmetine kullanmamız gerekirken, gençlerimiz onun kötü yanlarının esiri durumuna geliyor.

Siverek’te son yıllarda madde bağımlılığı ve bahis bağımlılığı çokça artmış durumda. Gençlerimize dayatılan kısa yoldan zengin olma fikri maalesef onları fikirsiz ve adeta robot hâline getirmiş.

Birileri gençlerimize musalat olmuş. Düşünmelerini, sorgulamalarını, yargılamalarını istemiyorlar. Bozuk düzenin çarkını onlara normal göstermeye çalışıyorlar.

Bu kötü alışkanlıklardan gençleri nasıl korumalıyız?

Bu konuda düşüncesi, önerisi olan dostlar bana yazarsa ben de paylaşırım. Başka gençlerin bu bataklığa girmemesi için çalışırım.

Buradan tüm STK temsilcilerine ve eğitimcilere çağrımdır: Nasıl koruyalım?

Benim görüşüm; paranın hiçbir zaman ilah olmadığına önce kendimizi, sonra gençlerimizi inandırarak işe başlanmalıdır.

Bu oyunların pençesine düşmüş tüm gençlere çağrımdır: Onurunuzu ve haysiyetinizi yitirmeden kötü alışkanlıklardan uzak duralım lütfen…

Yakın zamanda eklenen haberler

  • Siverek Belediyesi

Siverek Belediyesi’nce 19 Mayıs Gençlik Şöleni düzenlendi

Haber Merkezi - Siverek Belediyesi 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla kapsamlı…

15 saat önce
  • Yaşam

İstanbul’dan Siverek’e yardım eli uzandı

Haber: Şükrü Dolaş - Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde evi yanan ve engelli çocuğuyla birlikte zor durumda…

2 gün önce
  • Siverek Belediyesi

Siverek Belediyespor Halk Oyunları Ekibi Türkiye Finalinde

Haber Merkezi - Siverek Belediyespor Kulübü Halk Oyunları Topluluğu, Kulüpler Arası Halk Oyunları Bölge Yarışması’nda…

2 gün önce
  • Siverek Belediyesi
  • Spor

Siverek Belediyespor play-off finaline yükseldi

Haber Merkezi - Siverek Belediyespor, 3. Lig karşılaşmaları kapsamında Bölgesel Amatör Lig 2. Grup lideri…

2 gün önce
  • Siyaset

Stockholm’da “Barış Süreçlerinde Basının Hafızası” Paneli Sona Erdi

Haber: Şükrü Dolaş - Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC) tarafından geçtiğimiz yıl başlatılan paneller serisinin Avrupa…

3 gün önce
  • Yaşam

GGC’nin İsveç’teki “Barış Süreçlerinde Basının Hafızası” Paneli Başladı

Haber: Şükrü Dolaş - Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC) tarafından ilki geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen paneller serisinin…

4 gün önce