Şanlıurfa AK Parti Milletvekilli Mehmet Kasım Gülpınar Siverek ilçesine gelerek Belediye Başkanlığında basın açıklaması düzenledi.
Bilindiği gibi dün Siverek ilçesinde bir gurup çiftçi DEDAŞ’ın tarımsal alanda ki enerji politikalarını protesto etmek Şanlıurfa Diyarbakır karayolunu trafiğe kapatmak isterken polisin müdahalesiyle karşılaşmıştı. Protestocu gurup daha sonra şehir merkezine inerek belediye binasını taşlamış DEDAŞ binasını ateşe vermişti.
Gülpınar Siverek Belediye binasına gelerek Belediye Başkanı Avukat Resul Yılmaz ile birlikte basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına İlçe Başkanı İlhan Çelik ile meclis üyeleri katıldı.
Gülpınar yaptığı basın açıklamasında şunları kaydetti: “Bu gün mübarek berat kandili tüm vatandaşlarımızın ve Siverekli hemşehrilerimin berat kandillerini tebrik ediyorum. Makamımın dışında ilk kez bir makama oturuyorum bunun farklı yorumlanmamasını istiyorum. Bizim Siverek’te verdiğimiz mücadele uygarlık ve demokrasi mücadelesidir. Demokrasinin teminatı güçlü ve adil bir devlettir.
Bütün kurumlar kuvvetler ayrılığını prensibine göre, her kurum kendi görevini yapar. Hiç kimse bir başka kimsenin ne emri altındadır ne güdümü altındadır. Özellikle demokratik çerçevede oturmuş makamlar seçimler neticesinde oturmuş makamlar h,iç kimsenin güdümü altında değildir. Herkesin görev ve yetki sınırları bellidir. Burada vermek istediğimiz mesaj bizim için demokrasi vazgeçilmez bir prensiptir. Siverek bugüne kadar birçok sıkıntılar yaşadı. Bunu yaşı büyük olanlar daha iyi bilir. Bizde hasbelkader bu sıkıntıları yaşayan memleketin evlatlarıyız. Bizim temennimiz geçmişte yaşanan bu tür sıkıntıların bir daha Siverek’te yaşanmamasıdır.
Siverek’in hep huzur kenti olarak anılması ve yoluna devam etmesidir. Temel hedefimiz bölgede Siverek’i örnek şehir olarak gösterilmesidir. Huzur denilince akla ilk Siverek’in gelmesidir. Siyasetteki temel amacımız ve hedefimiz ne bir koltuğu doldurmak, ne bir koltuğu işkâl etmek nede ondan istifade edip o koltuğun sefasını sürmek, bizim derdimiz kesinlikle Siverek için ne yapabiliriz Kesinlikle bizim derdimiz Siverek için ne yapabiliriz bu koltuğa oturmuşsak bu huzura ne kadar katkı sağlayabiliriz. Koltuk rahatlık yeri değil. Bizim için temel anlayış artık bizi tanıyan biliyor, gerçek rahatlık bizim için mezardır. Bizim düsturumuz anlayışımız budur. Bu koltuklara oturduysanız bunun elbette ki bir bedeli olacak, bir gayreti olacak bir çabası olacak, ve bu koltukta hele hele bazı zihniyeti değiştirmek için mücadele ediyorsanız demokrasi gibi zor bir kavramı demokrasiye çokta inanmamış demokrasiyi çokta benimsememiş bir toplumda bu inancı yerleştirmeye çalışıyorsanız bu koltuklarda oturmak çok daha zor olur.
Biz baştan bunu kabullendik. Ben ve arkadaşlarım bütün ekibimiz belediye başkanımız encümenlerimiz ilçe teşkilatımız ve en alt kademeye kadar biz bu işlere girişirken temek hedefimiz amacımız budur ve arkadaşlarımıza da peşin peşin söyledik. Hiç kimse buradan rahatlık beklemesin. Zorluk çekeceğiz arkadaşlar. Biz zorluk çekmeye hazırız. Bundan da gocunmuyoruz. Yeter ki arzuladığımız hayalimizdeki Siverek’e hep birlikte kavuşalım. Çünkü Siverek bizim için her şeyden ötedir vazgeçilmezdir. Şimdi bu yolda yavaşta olsa ben emin adımlarla ilerlediğimize inanıyorum. İnşallah Allah nasip ederse ilerde muvaffak oluruz. Çünkü bu zorlu bir yol. Yavaş ilerlememizin sebebi de zorlu bir yol olması. Çok derin uçurumlar, keskin virajlar, çok çeşitli engebelerle karşılaşabileceğimiz bir yol.
Biz bunu zaten peşinen öngördük. Ama bizler inşallah Allah’ın izniyle ve vatandaşın bize verdiği yetkiyle ve vereceği destekle inşallah bu engeli aşmaya hazırız. Bunda hiç kimsenin endişesi olmasın. Dediğim gibi başta Siverek’in bir daha bu sıkıntıları yaşamaması için, huzurdan uzaklaşmaması için her türlü fedakârlığı ben ve arkadaşlarım bütün bir ekip olarak yapmaya hazırız. Şimdi gelelim esas konuya. Malumunuz bir müddettir bir elektrik meselesidir gidiyor. Şimdi her ne hikmetse benim garipsediğim bir durum var. Bugüne kadar hiç tanımadığım, hiç görüşmediğim, hiç beni bir kere dahi aramamış, bana bir kere dahi uğramamış. Ben şunu açık ve net bir şekilde iddia ediyorum arkadaşlar. Bugüne kadar benim gördüğüm gören varsa bilmiyorum.
Vatandaşa bu kadar telefonumu açarım, vatandaşla bu kadar sık sık yüz yüze gelen Siverek’te başka bir profil varsa buyursun söylesin. Buna rağmen en okuryazar olmayanımız bile, en hayattan kopuk insanımız bile, en mağdur insanımız bile bana çok rahat telefonla veya başka bir şekilde ulaşabilirken bu arkadaşlar ne hikmetse bir güne bir gün bu elektrik meselesi ile ilgili açıp ne benim fikrimi, ne benim görüşümü ne de ne yaptığımızı sormuş değiller. Şimdi bu malum şahıslar demokratik haklarını kullanarak şikâyet etme gayretinde olan vatandaşlarımızı da maalesef ki bu şikâyet etme hatta yer yer protesto, gösteri, açıklama bunlar tamamen demokratik haklardır. Fakat burada önemli olan provokasyonlardır.
Bu provokatörleri bu güne kadar ne gördüm ne tanıdım ne de kendileri bana ulaştı. Maalesef iyi niyetli vatandaşlarımızı provoke eden bu şahıslar masum insanların hakkına tecavüz etmeye yeltendiler. Bunu çokta büyütmemek lazım. Provokasyon yani fitne dediğimiz olay her an her toplumda yaşanabilecek bir şeydir.
Daha önce Siverek’te yaşanan sıkıntılara binaen bu işin bir daha tezahür etmemesi için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Şimdi burada amaç belli. Bunların nereden kaynaklandığı belli. Bakın Siverek’te biz diyoruz ki yeni bir dönem başladı. 30 Martta halk bir tercihte bulundu. Sandığa inanan demokrasiye inanan herkes bir kere bu karar saygı göstermek zorunda. Bugün belediye hepimizin belediyesidir. Bu belediye bütün partilere açıktır. Siverek Belediyesi demek hizmeti herkese götürecek demektir. Bunun hangi partiden olursa olsun Siverek Belediyesi bütün Siverek’in belediyesidir. Şunu özellikle söylemek istiyorum.
-LÜTFEN KİMSE KİMSENİN SABRINI ZORLAMASIN!
Lütfen kimse kimsenin sabrını zorlamasın. Kimse kimseyi test etmesin, denemesin ve kimse kimseye lütfen gözdağı vermeye çalışmasın. Bu tehdidin dilini gözdağını bizler bu toplumdan kaldıracağız inşallah. Bizim için amaç demokratik yollardan hukukun, adaletin olduğu bir yerde yaşayıp artık kimsenin kimseye gözdağı vermeden yaşadığı bir toplum. Çünkü Siverek’in temel sıkıntıları buradan kaynaklanıyor. Siverek’te artık demokrasi hukuk ve adalet bundan sonra hâkim olacak. Bununda tek uygulayıcısı devlettir. Yani artık bunun uygulayıcısı başka bir yerde aranmamalıdır. Bu iş hiçbir şahsın hiçbir kurumun hele hele hiçbir sivilin görevi değildir. Bazı sivil toplum örgütlerimiz “Siverek’in neyi eksik. Turizm konusunda geri kaldık. Biz Almanya’da şöyle, Fransa’da böyle” diyip bizi Almanya ile Fransa ile kıyaslarken ama zihniyetimizin nerede olduğunu maalesef göz önüne getirmiyorlar.
Zihniyetimiz acaba Almanya ile Fransa ile eşdeğer mi? Dünyayı iyi bilen bir kardeşiniz bir hemşeriniz olarak söylüyorum yoksa acaba Afrika ile mi eşdeğer? Ne demek devletten başka bir güç? Devlet burada yegâne güç olacak. Hukuk, adalet, demokrasi, güvenlik, ekonomi, ticaret bu tür şeylerin yegâne savunucusu, yürütücüsü, uygulayıcısı devlettir.
Şunu özellikle altını çizerek vurgulamak istiyorum. En adil sivil şahıslar bile olsa en adaletsiz devletten daha kötüdür. Devlet bize her zaman lazımdır. Gücü eline geçiren ister istemez başka bir şekilde hükmetmeye kalkar. Baştan söylediğimiz gibi kuvvetler ayrılığı prensibini gerekirse zorlaya zorlaya bazı kafalara yerleştireceğiz. Biz kuvvetler ayrılığı prensibini çok iyi biliyoruz. Herkesin görev ve yetkilerinin farkındayız. Farkında olmayanlara da öğreteceğiz. Bir vekilin sizi iyi temsil etmediğini düşüyorsanız bunun çaresi sandıktır. Bir sene sonra seçim var sizi iyi temsil etmediğine inanıyorsanız sandıkta değiştirirsiniz.
Başka türlü yollarla, yıkarak, kırarak bir şey elde etmeniz mümkün değil. Evet, meydana gelen olaylar belediye falan tamam önemli fakat daha da önemlisi dün arayan esnaflar oldu. Esnafın işyerini kapatmaya zorlamak, esnafa zarar vermek falan bunlar çok acı bir olaylardır. Biz türlü engellemelerle karşılaşıp bir organize sanayiyi buraya getirmeye çalışırken insanlara acaba rızklarına bir katkıda bulunabilir miyiz? 3 kişiye daha evine ekmek gönderebilir miyiz? Bir fayda sağlayabilir miyiz? Derken, zor bela geçinen bir esnafa, günü siftahsız kapatan bir esnafa dükkânını kapat demek bu bana çok ağır gelir. Bunlar başka yerde denenebilir, benim sesiz kalamayacağım tek konu budur. Kimse kimsenin rızkına engel olamaz. Dükkânını kapat demek kimsenin haddine değildir. Yine vurguluyorum, kimse bizim cesaretimizi bizim kararlılığımızı test etmeye kalkmasın. Biz Allah izin verdikçe bu koltukta oturmaya devam edeceğiz. Demokratik yollardan geldik, gidersek de demokratik yollardan gideriz” dedi.
Basın açıklamasında ilçe merkezinde esnafları dolaşarak vatandaşlarla sohbet etti. Gülpınar aynı gün ilçede bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan ile karşılaştı. Birlikte bir süre birlikte ilçe esnafını ziyaret etti.




Yorumlar
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ilk paylaşan siz olun.
Yorumunuzu Yazın
Görüşlerinizi bizimle paylaşın.