
Siz siz olun ‘yaza çok az kaldı’ diye endişeye kapılıp hızlı kilo verdiren, sağlıksız, şok ya da popüler diyetlere yönelmeyin!
Yaz mevsimine sayılı günler kala pek çoğumuzu ince ve fit görünme telaşı sardı. Kimileri bilinçli davranarak beslenme uzmanına danışırken, kimileri de arkadaş çevresinden ve internetten yaptıkları araştırmalarla şok diyetlere başvurabiliyor. Ancak uzmanlar uyarıyor! Zira şok diyetler ciddi rahatsızlıklara hatta ani vefatlara bile neden olabiliyor. Uzmanlar diyette tek bir kriter olmadığını, her diyetin kişinin metabolizmasına göre belirlenmesi gerektiğini belirtiyorlar. Buna karşın bazı noktalara özellikle dikkat edilmesi herkese fayda sağlayacaktır.
Yaz mevsimine girmeden beslenme programınız ve günlük alışkanlıklarınızda yapacağınız değişiklikler ile hem bahar yorgunluğunu üzerinizden atabileceksiniz hem de yaza formda girebileceksiniz.
– Doğru hedef belirleme
Fazla kilo problemi olanların ‘yaza çok az kaldı’ diye endişeye kapılıp hızlı kilo verdiren, sağlıksız, şok ya da popüler diyetlere yönelmemesi gerekiyor. Bu tür diyetlerden kesinlikle uzak durulmalı. Nasıl ki aldığınız fazla kilo sizin vücudunuzda bir anda oluşmadıysa, azalması için sabır ve emek vermeniz gerekecek.
Kilo vermek için yeterli ve dengeli beslenerek ayda 4 kilodan fazla hedef koymayınız. Bu şekilde hem ayda 1 beden kadar zayıflayabilir hem de kalıcı alışkanlıklar kazanmış olursunuz.
Eğer normal vücut ağırlığındaysanız hedefiniz kas gücünüzü ve akciğer kapasitenizi arttırıcı düzenli aktiviteler olmalıdır. Ayrıca sağlıklı beslenme ile formda bir görünümü kalıcı olarak elde edebilirsiniz.

– Dikkat çekici yaz meyveleri
Doğanın uyanışıyla dışarıda daha fazla vakit geçirmeye başladık. Fırsat buldukça soluğu dışarıda almak kimi zaman sağlıksız beslenmeyi de kaçınılmaz kılıyor. Fast-food türü yiyecekler, iştah açıcı kızartmalar ve tatlılar fazla kilo ile yağlanma sorunu olarak vücudumuza geri dönüyor.
Tüm çekiciliğiyle yerini alan çeşit çeşit yaz meyvelerini de ‘sağlığa faydalı’ denilerek ölçüye dikkat etmeden tüketilebiliyoruz. Bu konulara dikkat edip bilinçli davranarak, kızartmalardan, fast-food türü yiyeceklerden ve şekerli tatlılardan mutlaka uzak durmamız gerekir.
Kavun, çilek, karpuz, kiraz, erik, üzüm gibi meyveler güçlü antioksidan etkileri ile bağışıklık sistemini güçlendirebiliyor. Kanser ve kalp hastalıkları gibi kronik rahatsızlıklardan koruyucu etki gösteren yaz meyvelerinin tüketimine dikkat etmediğimizde, bu meyveler sağlığımıza zarar verici bir hale dönüşebiliyor.
Meyve tüketiminde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, şeker içeriklerinin yüksekliği nedeniyle diyabet, kan şekeri düşüklüğü, insülin direnci ve fazla kilo problemi yaşayan bireylerin porsiyon kontrolünü asla kaçırmamaları hususudur.
Özellikle kan şekerini yükseltme hızı yüksek olan kavun, karpuz, üzüm, incir ve dut gibi meyveler arasından tek seçim yapmak mutlaka faydalı olacaktır.
Meyveyi aç veya tok yemek kan şekerinizin düzensizliğine sebep olarak daha çok acıkmanıza yol açar. Bu nedenle meyveler, yemeklerden en az 2 saat sonra tüketilmelidir.
– Su
Doğdumuz andan itibaren en büyük ihtiyacımız su olmuştur. Yeni doğan bir bebeğin vücudunun % 85’i su iken; yaşla birlikte azalarak yetişkin bir erkek vücudunun %60’ını ve kadın vücudunun %50’sini su oluşturuyor. Bu nedenle terlemenin arttığı sıcak ve nemli yaz aylarında ilk tercih edeceğimiz içeceğin su olması çok önemli.
Günlük tüketilmesi gereken sıvı miktarının yaz ayları için en az 2 buçuk ila 3 litre olması gerekiyor.
Günlük yeterli sıvı alıp almadığınızı belirlemenin en pratik ve basit yolu idrar renginizi takip etmenizdir. Beyaz, açık sarı renkte idrar yapmak yeterli sıvı aldığınızı gösterirken; koyu renkli, kahverengi idrar ise sıvı kaybınızın tükettiğinizden daha fazla olduğunu göstermektedir. Bu durumda ilk 1 saat içerisinde ekstra 2 bardak daha su tüketmelisiniz.
Suyun yanı sıra evde hazırlanan taze sebze-meyve suyu karışımları, ev yapımı meyveli sütler, naneli ayran, doğal limonata ve mineralli suların tercih edilmesi uygun olacaktır. Özellikle asitli içecekler ve hazır meyve sularından mutlaka uzak durulmalı.
– Her zaman hareket!
Egzersiz ve sağlıklı beslenme anahtar ile kilit uyumu gibidir. İkisi birlikte olduğu zaman sizi obezite, kalp hastalıkları, diyabet, kanser ve eklem hastalıkları gibi pek çok önemli sağlık probleminden korur. Dünya Sağlık Örgütü önerilerine göre haftada en az 150 dakika orta şiddette veya 75 dakika şiddetli, düzenli fiziksel aktivitenin sağlığı iyileştirici etkisi vardır. Yaz aylarında deniz kenarında, ormanda veya tatilde tertemiz bir havada ister yürüyüş yapın isterseniz de yüzün ama mutlaka düzenli bir şekilde aktif olun.
– Detoks
Detoks amacıyla yapılan içecek tüketimleri, açlık diyetleri, tek bir besine dayalı diyetler veya kolon temizliği gibi bir takım uygulamalar tehlikeli sonuçlar doğurabiliyor.
Örneğin, sadece sebze ve meyve sularıyla beslenmek yetersiz protein, kalsiyum, çinko, selenyum ve B grubu vitaminleri alımıyla ilişkili olup bağışıklık sisteminin düşmesine ve kas kayıplarının artmasına neden olmaktadır.
Son olarak özellikle belirtmek isterim ki; “Sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için sağlıklı besin seçimi, vücut ağırlığını denetleme, hızlı kilo kazanımı ile kayıplarından kaçınma ve düzenli egzersiz yapma en iyi yoldur.”
Tüm okurlarımıza teşekkür ediyorum. Bir sonraki köşemizde buluşmak üzere..













