Yıllardır gazetecilik yapıyorum, her seçim öncesinde Türkiye genelinde bir algı operasyonu başlar.
Türkiye’nin güzel ve bir o kadar jeopolitik olarak önem taşıyan Siverek’te de maalesef her seçim ortamında algı operasyonları yapılır.
İster yerel, ister genel seçimlerde olsun algı operasyonları her seçim döneminde, her siyasi parti veya siyasetçi kendine göre yapmaya çalışır.
Halka göre seçimlere daha birkaç ay var, zamanı siyasetçiler açısından değerlendirdiğinde ise seçim çalışmaları şimdiden başlamış.
Eskiden gündemi halkın taleplerini değerlendiren gazeteciler belirlerdi. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan Parti Genel Başkanlık görevindeyken yaptığını bu dönemde de yapıyor gündemin belirlenmesine kendisi karar veriyor. Sizce Hakan Fidan’ın adaylığının gündeme gelmesi bir gündem belirlenmesiyle birlikte algı operasyonu değil mi?
Yazılarımı takip eden dostlarım bilir; Ben genelde siyasi yazı yazmam kim ne algısını geliştirip siyasete nereye gelmek istiyorsa beni alakadar etmez, benim ilgi alanım siyasetin hizmet ve insanı boyutudur. Türkiye ve Dünya siyaseti üzerine kalem oynatmak bana iki numara büyük gelir.
Benim dünya merkezim ve cennetim Siverek’tir. Bu yazıyı kaleme almamdaki amaç yine Siverekli çocukların durumuyla ilgilidir.
Önceki gün uyku tutmadı, gün aydınlanmadan yani karanlıkta çıktım sokağa. Ağaçhan parkına vardığımda yaşları 14–16 arasında bulunan birkaç genç nereden bulmuşlarsa belediye çöpçülerinin temizlik için kullandığı süpürgeleri ateşe verip ısınıyorlardı. Bir köşeye çekilip onları izliyordum, gördüğüm manzara bana Büyükşehirlerdeki manzarayı hatırlatıyordu. Çocukların hali gözlerimi yaşarttı, biri oğluma o kadar benziyordu ki bir ara düşündüm bir baba olarak en ölümcül acı olsa gerek, çocuğunu bu halde görmek!..
Defalarca yazdık çizdik, bu çocuklar hepimizin. Ey algı operasyonu yapanlar, Ankara’da koltuk sevdasına düşenler, koltuk sevdası için kalp kırıp iftira atmayı marifet bilenler. Sözüm ona hizmet için küçük koltuklarını bırakıp daha büyük koltuklar için milyonları harcayanlar. Siz hangi hizmetten söz ediyorsunuz. Çocuklarımız elden gidiyor madde bağımlılığı yaygınlaşıyor, bırakın algı malgı operasyonlarını, madde bağımlılığı yangını evleri sarmış, bu gün komşunun çocuğu, yarın benim, senin çocuğun düşer bu ateşe..
Hangi algı operasyonunu yaparsanız yapın siz bu memleketi eviniz görmedikçe, memleketimin çocuklarına en az çocuklarınız kadar değer vermedikçe, siz anca kendi yükselme egolarınızı tatmin edersiniz. Allah ve insan için hiç bir şey yapamazsınız..
Seçimler yaklaştıkça algı operasyonuyla birlikte vatan millet Sakarya, kardeşlik deyimleri havada uçuşacak.. El insaf kardeşiniz madde bağımlılığı ateşinde her gün eriyor.. Kardeşiniz eğitimini sürdüremiyor. Kardeşiniz kışın ortasında ayakkabısı delik okula gidiyor, onlarca kardeşinizin evinde yoksulluk ateşi yürekleri yakıyor.. Ya diyorum ki; yangın var, bu yangın giderek büyüyor, siz algı operasyonlarınızı bir yana bırakın, maddi ve manevi gücünüzle, elinizde bir bardak suyla gelin bu yangını söndürelim..
Yazım biraz sert oldu, gece evinde başını yastığına koyup rahat uyuyan hiçbir idareciye, siyasetçiye sözüm yok. Bu memleketin eğitimi için zamanını harcayan, ağaç yaşken eğilir atasözüyle hareket edip daha bilinçli bir neslin yetişmesi için çabalayan, çocukları kötü alışkanlıklardan korumak için kucak açanlar, emeklilik ikramiyesiyle bir yer satın alıp yıllarca biriktirdiği kitaplarını Siverekli çocukların eğitimine adayan maddi ve manevi imkanlarını hiç tanımadığı Siverekli çocuklar için harcayan Ramazan Özgültekin üstadıma lafım yok.
Lafım yangına seyirci kalanlaradır. Bu kente ve insanlığa hizmet edenler sadece şunu diyorum: ALGI OPERASYONLARINI BIRAKIN EVİNİZDEKİ YANGINA BAKIN.
Unutmayın Siverek geniş avlulu evimizdir!.
Yangın sönmese er geç hepimiz yanarız!..




Yorumlar
Bu haber hakkındaki düşüncelerinizi ilk paylaşan siz olun.
Yorumunuzu Yazın
Görüşlerinizi bizimle paylaşın.