
Siverek 250 bin nüfusu ve birçok ilden büyük coğrafyasıyla göz dolduran bir memleket olduğu kadar sakin şehir yaşamıyla dikkat çeken, tarihsel dokuları çok eskilere dayanan birçok medeniyete ev sahipliği yapan kadim bir kenttir.
Siverek 1926 yılında ilçe yapıldıktan sonra tabir-i caizse anası ağlatıldı. Benim görüşüme göre Büyükşehir yapılarak anasıyla birlikte babası da ağlatıldığına inanıyorum, bu güne kadar bende ki izlenim bu. İnşallah Siverek’e layıkıyla hizmet yapılır bende yanıldığım için hepinizden özür dilerim.
Büyük başın büyük derdi olur derler, Siverek’inde kendi büyülüğü ölçüsünde sorunları vardır.
Diğer aksayan hizmetleri bir yana bırakırsak en büyük eksiğimiz sosyal ve kültürel alanlardaki yetersizliğimizdir.
Ne kadar büyükte olsa bir Viranşehir kadar hizmetten payımıza düşeni alamıyoruz. Her zaman yazıyorum bir kez daha yazayım insana yatırım yapmayan hiçbir yönetim ben hizmet yaptım diyemez, Bu güne kadar kültür merkezimizin olmayışı bir eksiklik. Yıllardır bir türlü hizmete giremeyen Organize Sanayi Bölgemiz adeta yoksulluğumuzun fotoğrafıdır.
Yeri gelmişken hatırlatmakta yarar görüyorum: bir hafta önce; Milletvekilimiz Sayın Mehmet Kasım Gülpınar, girişimci bayanlar için düzenlenen sertifika töreninde şunları kaydetmişti: “Yol, su elektrik sorunundan daha önemlisi Organize Sanayi Bölgesinin bir an önce hizmete girmesi kadınlarımıza, erkeklerimize iş, aş imkânının sunulmasıdır. Bu güne kadar niye yapılmadı? Sorusunu sormayarak geçmişe değil geleceğe bakarak Organize Sanayi Bölgesi Kurma çalışmalarını sürdürüyoruz ben bunun yakın takipçisiyim”
Sayın milletvekilinin sözleri umut verici olduğu kadar, hizmet için geçmişe takılmanın kimseye faydasının olmayacağı manasında mesaj niteliğindeydi.
İlçemizde yeteri derecede sosyal ve kültürel sportif alanlarımız yoktur.
Bu yaz özellikle Üniversitelerin tatil döneminde gençlerimiz bir masanın etrafında toplanıp sohbet edecekleri, bir oyun oynayıp hoşça vakit geçirecekleri bir park olmadığı için yazın kavurucu sıcağında kapalı alanlarda kalmak zorunda kaldılar.
İnsanlarımız hafta sonlarını, tatil günlerini değerlendirerek, çoluk çocuk piknik yapacak mesire alanlarımız yok.
Öğrencilerimiz ve okumaya, araştırmaya meraklı insanlarımızın yararlanacağı Siverek’e yakıştı diyebileceğimiz geniş bir halk kütüphanemiz olmadığı için halk kütüphanesi Kızılay binasında kiracı konumda.
Yaşamımızın en anlamlı yanını oluşturup, gece gündüz uğurlarına emek harcadığımız çocuklarımız için, yeteri derecede spor alanlarımız, olmadığı gibi her yaz afişlerle uyarılıyor gençlerimiz” kanala değil, havuza” hangi havuza, mevcut bir tek havuz bu sezon yaz bitimine doğru faaliyete girmesine rağmen sayı bir olduğu için yetersiz. En az her semtte bir yüzme havuzu ve spor kompleksinin yapılması gerekmez mi?
Bilinçli yarınların temelinde bilinçli ve kültürlü annelerin emeği var diyoruz. Sorarım sizlere Siverekli kadınların sosyal ve kültürel anlamda hizmet verecek, tam donanımlı kaç kadın kültür merkezimiz var. Sizce yazık değil mi kadınlarımıza siyasette belirleyici bir rol oynayan Siverekli kadınlar siyasette ve yaşamda ne kadar hak tanıyoruz.
Dün gece memur bir kardeşimle Siverek’in sorunlarını tartışıyoruz. Tayin dönemine yakın Siverek öğretmen evinde yer bulmadığından yakınıp yaklaşık üç bin öğretmenin görev yaptığı Siverek’te öğretmen evinin kente yakıştırıp yakıştırmadığımı sorunca tereddütsüz yakışmıyor. Deyince, arkadaş hiddetle sorgulamaya başladı” Neden yazmıyorsunuz, yazın ya belki güzel bir öğretmen evi yapılır. Birecik’ten neyimiz eksik?” Duyarlılığımız diyecektim. Vaaz geçtim onunda hesabını benden sorardı.
Arkadaş haklı Siverek birçok alanda hak ettiği yerde değil…
Milletvekilimizin dediği gibi, geçmişin hesabını yapmadan geleceğe dönük ne yapabiliriz diye düşünüp Siverek sevdasını hizmet sevdasına dönüştürmenin tek yolu duyarlılıktır…
Hiçbir siyasi düşüncenin takıntısında kalmadan, hiçbir politik çıkar gözetmeksizin Siverek evimiz, daha güzel nasıl olur diye düşünüp sahiplenmeliyiz.














