
Haber: Cuma Sarı – Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde sağlık alanında önemli bir gelişme yaşanırken varis hastaları cerrahi operasyona gerek kalmadan tedavi ediliyor.
Siverek Devlet Hastanesi, varis hastalarının tedavisinde cerrahi müdahaleye gerek kalmadan uygulanan modern yöntemlerle dikkat çekiyor.
Hastanede görevli Radyoloji Uzmanı Dr. Sinan Ünal, varis tedavisinde kullanılan bu yeni yöntemin hem hasta konforunu artırdığını hem de tedavi başarısını yükselttiğini belirtti.
Ünal, Siverek Son Haber muhabirine yaptığı açıklamada varisin toplumda oldukça yaygın görülen bir damar hastalığı olduğunu ifade ederek, “Varis, bacaklarda ağrı, şişlik, kaşıntı ve kozmetik rahatsızlıklarla kendini gösteren bir hastalık. Eskiden bu tür rahatsızlıklar genellikle cerrahi operasyonlarla tedavi edilirdi. Ancak artık hastanemizde uyguladığımız modern radyolojik yöntemlerle ameliyatsız ve konforlu bir şekilde tedavi edilebiliyor.” dedi.
Yeni yöntem sayesinde hastaların anesteziye ihtiyaç duymadan, kısa sürede tedavi edilebildiğini belirten Dr. Ünal, işlem sonrasında hastaların aynı gün taburcu olabildiğini vurguladı.

Ünal, “Uyguladığımız yöntemlerde ultrason eşliğinde damar içine girerek sorunlu bölgeye müdahale ediyoruz. Bu yöntemle hastalar, günlük hayatlarına kısa sürede dönebiliyor. Varis hastalarına uyguladığımız endovasküler tedavi yöntemiyle, hem ağrısız hem de hızlı bir tedavi sağlıyoruz. Bu da hastaların günlük yaşamlarına kısa sürede dönmesini mümkün kılıyor. Birkaç günlük ağır iş yapmama gibi durumlar haricinde hasta tamamen normal hayatında yürümesine koşmasına tedavi olmamış gibi devam edebiliyor. Bütün bunlar hasta açısından hem zaman, hem de mali kayıp yaşamalarının da önüne geçiyor.” diye konuştu.
Ünal, bacaklarda şişlik, ağrı, kaşıntı, renk değişikliği ve gece krampları gibi belirtiler yaşayan vatandaşların bir uzmana başvurmalarının önemine dikkat çekti.
Radyoloji Uzmanı Dr. Zafer Kaan Yaman da meme kanseri ve tiroit hastalıklarına değinerek rutin kontrollerin aksatılmaması gerektiğini söyledi.
Klinikte tarama ultrasonları yaptıklarını dile getiren Yaman, “Radyoloji kliniğimizde biz normal olarak meme ve tiroit üzerinde özellikle tarama ultrasonları yapıyoruz. Özellikle meme ultrasonu konusunda ve özellikle 40 yaş üstü kadınlarda meme kanseri yoğunluğunun sık olduğu ve özellikle son yıllarda giderek arttığını biliyoruz. Dolayısıyla buna yönelik tarama ultrasonları ve herhangi bir kitle tespit ettiğimiz hastalarda da bu hastaların hastanemizde biyopsi yani parça alma işlemini gerçekleştirip patolojide de kesin sonucunu tespit ediyoruz. Özellikle 40 yaş üstü kadınlar için herhangi bir şikayeti olmasa da veya özellikle geçmeyen ağrı, şekil bozukluğu gibi, kızarıklık gibi şikayetler olan hastalarda yılda bir en azından tarama ultrasonu ve mammografi yapılmasını öneriyoruz. Meme biyopsisini de yine kendimiz radyoloji kliniğinde uyguluyoruz. Biyopsiyi yaparken de öncelikle yapacağımız bölgeyi lokal olarak uyuşturucu bir madde ile uyuşturuyoruz. Hastalar genellikle sadece bu işlem sırasında ufak bir ağrı çekiyor. Daha sonrasında yapılan parça alma işlemlerinde herhangi bir ağrı, acı hissetmiyorlar. Daha sonra da ufak bir pansuman sonrasında, 2 gün kalacak pansuman sonrasında hastalarımızı ayaktan uğurluyoruz. Onun dışında tiroid yine boğazda yutkunma zorluğu, ele gelen sertlik, şişlik durumlarında da yine tarama ultrasonlarını ve nodülleri olan özellikle kötü olma ihtimali daha yüksek olan hastalarda da yine ince bir iğne ile biyops alma işlemini gerçekleştiriyoruz. Bunların sonuçlarını takip ediyoruz. Burada ise daha sadece küçük bir iğne kullanarak yaptığımız için hastalar minimum ağrı ile yine ayaktan uğurluyoruz. En azından zaman kaybı, mali kayıpların önüne geçilmiş oluyor bu vesileyle. Özellikle tiroid biyopsilerinde herhangi bir dış merkeze gidilmesine gerek kalmaksızın tüm gerekli malzemeleri hastanemizden tedarik ederek hastalarımızın biyopsi işlemlerini gerçekleştirip yine patoloji sonuçlarını başka bir dış merkeze gitmesine gerek kalmadan biz yönetip sonuçlandırıyoruz. Biz bu tedavilerle hem hastaları zaman kaybına önlemiş oluyoruz hem kendilerini mali bir külfetten kurtarmış oluyoruz.” ifadelerini kullandı.













