
Günlerdir meydanları, sokakları dolduran vatandaşlar bir daha darbe teşebbüsü olmasın diye beklemelerinin yüzlerce nedeni var. Bu nedenlerden en önemlisi bana göre ekmek ve özgürlüktür.
Darbeler önce insanların özgürlüğünü ardından emeğini çaldığı gibi korku imparatorluğu yaratılarak insan psikolojisini bozan bir virüs olduğunu günümüz gençleri pek bilmez ama yaşı 50’nin üzerinde olanlar, bu virüsün nasıl sinsice insanı yok ettiğini iyi bilirler.
15 Temmuz darbe hareketini başarısız kılan tek güç halktır. Halkı harekete geçiren ise cesur siyasetçilerdir.
İletişim araçlarının geliştiği bir dönemde darbelerden medet umanları şahsen anlamakta zorlanıyorum. Daha önce insanların darbe dönemlerinde yaşadıkları işkenceleri, ölümleri, ayrılıkları anlatan binlerce insanlık dışı hikâyeyle büyüyen gençlerimizin babalarının, ağabeylerinin çektiği çileleri kendilerinin de bu acıları yaşamaması adına kendi gelecekleri adına, hiçbir darbeye geçit vermeyeceğini bilinmesi gerekirdi.
Darbecilerin ve darbe heveslilerinin bilmesi gereken bir başka gerçek; Bu halk artık 1980 darbesini kabul eden kuzu halk değil. Bugün ki gençler geçmişte yaşanan acıyı çekmek istemiyor. Türk, Kürt. Arap kısacası Tüm Türkiyeli gençler ölümüne direnişe geçerek yaşanacak acıları tank paletlerinin önüne geçerek önledi.
15 Temmuz darbe teşebbüsünün ardından ben bir öneride bulunmuştum” geçmiş darbe döneminde yaşanan insanlık dışı uygulamalara maruz kalanların meydanlara çıkıp acılarını anlatarak darbelerin ne kadar kötü olduğuna tanıklık yapmalarını önermiştim.
Sağ olsun darbe nöbetlerini yöneten Siverekli idareciler bu önerimizi dikkate alarak darbeler döneminde mağdur olan insanlar gelip o çileli yılları alanda toplanan yüzlerce Siverekliye anlattılar.
Darbelerin ne kadar kötü bir yönetim olduğunu anlatmak amacıyla bizde amatörce bir şeyler karalayıp darbelerin vahşi zalim yanının fotoğrafını çizmeye çalışıyoruz.
Tek partili sivil diktatörlük döneminde Diyarbakır’da yaşanmış bir hikâyeyi Yazar Cezmi Ersöz “Ka nane ki bı Tırki” şöyle özetlemiş.” Tek parti dönemi… 40’lı yıllar… Kürtçenin konuşulduğu şehirlerde belediye ve valilik hoparlöründen şu anons duyulur: ”Vatandaş, Türkçe konuş!.. Daha fazla konuş!.. Kürtçe konuşanlar cezalandırılacaktır!..”
Tek kelime Türkçe bilmeyen bir Kürt köylüsü etraftan duyar bu anonsun anlamını… Ama karnı acıkmıştır. Ekmek almak için bir fırına girer. Fırıncıdan nasıl ekmek isteyecektir. Düşünür, taşınır ve Kürtçe şöyle der: “Ka nanê ki bi Tırkî…” Anlamı şudur: Bana Türkçe bir ekmek ver!…
Bana Türkçe bir ekmek ver…
Darbeler döneminde binlerce yaşanmış acı hikâye vardır bunlardan biride 1980 askeri darbesinden sonra Dünyanın en kötü ceza evleri arasında yer alan Diyarbakır cezaevinde yaşanmış bir hikâye.
“Yıllardır Diyarbakır Cezaevi’nde yatan oğlunu ziyaret edemeyen ve onun hasretiyle yanıp tutuşan bir anne, sonunda dayanamıyor, her ne pahasına olursa olsun, oğlunu ziyaret etmeye karar veriyor. ‘Neden ziyaret edemiyor’a gelince…
Çünkü bu anne hiç Türkçe bilmiyordur ve o cezaevinde Kürtçe konuşmak yasaktır. Kütçe konuşanlar hakarete uğruyor, gözaltına alınıyor. Anne, diğer oğlundan Türkçe birkaç kelime öğrenir, ezberler bu kelimeleri ve cezaevine, oğlu Kamber Ateş’i ziyarete gider… Oğlu, tel örgülerinin ardında görünür. Anne, yılların hasretiyle ve ağlamaktan yorgun düşmüş gözleriyle sarılır oğluna ve şöyle der:
“Kamber Ateş, nasılsın?”
Oğlu, “Sağ ol, anne, iyiyim!” der ve susar…
Yaklaşık 1 saat süren ziyarette annesi “Kamber ateş nasılsın” diye yüzlerce kez sorar, oğlu da “Sağol anne, iyiyim” cevabını verir her seferinde… Yüzlerce kez, farklı tonlarda, farklı tınılarda, farklı renklerde sorar anne: “Kamber Ateş, nasılsın?”…
Kamber koğuşa, arkadaşlarının yanına döndüğünde sorarlar: Ne konuştunuz annenle?
“Aslında hiçbir şey, ama çok şey”…
Suçsuz yere daha çocuk yaşta ailesinden, sevdiklerinden koparılıp alınan, gençliği, sağlığı geleceği çalınan yüzlerce insanın yaşadığı acıların yaşanmaması, insanların gözleriyle konuşmak zorunda bırakılmaması adına bir daha darbelere asla geçit verilmemelidir, adı ne olursa olsun ne tek parti diktatörlüğü, ne de tank paleti zulmü…
Haber: Cuma Sarı - Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde etkili olan sağanak ve dolu yağışı, yaşamı olumsuz…
Haber Merkezi - Bölgesel Amatör Lig'de mücadele eden Siverek Belediyespor, play-off finalinde karşılaşacağı Yaz Sigorta…
Haber: Şükrü Dolaş - Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yaşayan doğuştan engelli Samet Kızoğlu’na, Engelliler Haftası kapsamında…
Haber: Cuma Sarı - Şanlıurfa'nın Siverek ilçesi merkezli 6 ilde düzenlenen operasyonda, sağlam kişilere sahte…
Haber: Osman Serhat Dolaş - Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde, Gençlik Haftası etkinlikleri kapsamında Eyyüp Cenap Gülpınar…
Haber: Habibe Karaçalı - Siverek Gazeteciler Cemiyeti üyeleri, Yusuf Sami Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi…